Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
EY OĞLUM!..


Câfer-i Sâdık hazretlerinin, oğlu Musa Kâzıma nasîhatı:

Ey oğlum, kendi rızkına râzı ol! Kendi rızkına râzı olan, kimseye muhtaç olmaz.

Gözü başkasının malında olan, fakir olarak ölür.

Allahü Teâlânın taksim ettiği rızka râzı olmayan, o'nu kaza ve kaderinde, dilediğini yaratmakta töhmet altında tutmuştur.

Kendi kusurlarını küçük gören, başkasınınkilerini büyütmüş olur.

Her zaman kendi kusurlarını büyük gör. Başkasının gizli bir şeyini açığa vuranın, evindeki gizli şeyler herkesçe bilinir.

Kardeşi için kuyu kazan, o kuyuya kendisi düşer. Ahmaklar arasında bulunan horlanır, âlimler arasında bulunan hürmet görür.

Ey oğlum, insanlara kızmaktan çok sakın, yoksa sana da kızarlar. Boş iş ve söze karışmaktan sakın, sonra aşağılanırsın.

Ey oğlum, lehinde veya aleyhinde de olsa, hakkı, doğruyu söyle! Böyle yaparsan herkes seninle istişâre eder, danışır, fikrini alır.


Ey oğlum, arkadaşlık yaptığın, ziyâretine gittiğin kimse, iyi ahlâk sahibi olsun, kötü ahlâkı olanlarla arkadaşlık etme, onlarla görüşme! Çünkü onlar, suyu olmayan çöl, dalları yeşermeyen ağaç, ot bitmeyen topraktırlar

Ey oğlum, Allahü Teâlânın kitabını okuyucu, iyilikleri emredici, kötülüğü nehyedici, sana gelmeyene sen gidici, seninle konuşmayanla konuşucu ol! İsteyene ver. Gıybetten, koğuculuktan sakın. Çünkü söz taşımak, insanların kalbinde düşmanlığı arttırır. İnsanların ayıplarını görme, insanların ayıplarını gören, onların hedefi olur.
 

HACI BORAN

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Eyl 2005
Mesajlar
2,198
Aldığı Beğeniler
6
masallah ne güzel nasihatlar bizlerde insallah bu nasihatları yaparız...
 

HACI BORAN

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Eyl 2005
Mesajlar
2,198
Aldığı Beğeniler
6
masallah ne güzel nasihatlar bizlerde insallah bu nasihatları yaparız...
 

Zühre

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
665
Aldığı Beğeniler
1
Kendi kusurlarını küçük gören, başkasınınkilerini büyütmüş olur.
Her zaman kendi kusurlarını büyük gör
Ey oğlum, insanlara kızmaktan çok sakın, yoksa sana da kızarlar. Boş iş ve söze karışmaktan sakın, sonra aşağılanırsın.
Ey oğlum, lehinde veya aleyhinde de olsa, hakkı, doğruyu söyle! Böyle yaparsan herkes seninle istişâre eder, danışır, fikrini alır.
Ey oğlum, arkadaşlık yaptığın, ziyâretine gittiğin kimse, iyi ahlâk sahibi olsun, kötü ahlâkı olanlarla arkadaşlık etme, onlarla görüşme! Çünkü onlar, suyu olmayan çöl, dalları yeşermeyen ağaç, ot bitmeyen topraktırlar

Ey oğlum, ALLAHü Teâlânın kitabını okuyucu, iyilikleri emredici, kötülüğü nehyedici, sana gelmeyene sen gidici, seninle konuşmayanla konuşucu ol! İsteyene ver. Gıybetten, koğuculuktan sakın. Çünkü söz taşımak, insanların kalbinde düşmanlığı arttırır. İnsanların ayıplarını görme, insanların ayıplarını gören, onların hedefi olur.


kulağa küpe nasihatler. Allah razi olsun Zehra Ablam.
 

FurkanCan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Mar 2006
Mesajlar
1,775
Aldığı Beğeniler
6
Şemaili: Güzel yüzlü, tatlı sözlü, başı büyükçe, bedeni sanki nur saçıyordu. Yüzünün renginde beyaz ve kırmızı karışmış olup, tatlı bir çehresi vardı. Kuvvetli ve orta boylu idi. Saçı kumrala yakındı. Hz. Ali (Radiyallahu Anh)' nin torunu olup ona çok benzerdi. Ehli Beytten ve meşhur velilerdendir. İslam alimlerinin en büyüklerinden olup Seyyid ve oniki imamın altıncısıdır.

Nesebi: Hicri 83 (702) yılında Medine' de doğdu. Babası Muhammet el-Bekir, Annesi ise Hz.Ebu Bekir'in (Radıyallahu Anh) torunları Kasım bin Muhammedin kızı Ümmü Fervedir.

Böylece Cafer-i Sadık'ın (Kaddesallahusırruhu) soyu baba tarafından Hz.Ali (Radıyallahu Anh) ' ye anne tarafından da Hz.Ebu Bekire ulaşmaktadır. Künyesi ise büyük oğlu İsmail'e, nisbetle Ebu İsmail ise de onun kendisinden önce vefat etmesi sebebi ile daha çok Ebu Abdullah bazen de Ebu Musa diye anılmıştır. Lakaplarının en meşhuru ise Sadık'tır. Hz. Caferin (Kaddesalla-husırruhu) takva , fikir, his ve ahlaktaki sebatı ona "Sadık" lakabını verdirmiştir.

Eshab-ı Kiramı görmekle şereflenen tabiin devrinin ve evliyanın büyüklerinden olup Silsile-i Nakşibendiye Alimlerinin (meşayihinin) dördün cüsüdür.

İlmi, zühdü ve takvası yüksekti. Hakikat ehli idi. Tabiin ve ondan sonrakiler arasından yedi meşhur fakihden biri idi. Şeriat ,tarikat marifet ve hakikat mertebeleri içinde Kamil idi. Bütün din ilimlerinde olduğu gibi, zamanın bütün fen ilimlerinde de söz sahibi idi. Yetiştirdiği talebeler, Cebir ve Kimya ilimlerinde çeşitli keşifler yapmışlar,bu ilimlerin temel sistematiğini kurmuşlardır. Fizik ve kimya ilimlerinin konusunu teşkil eden maddeye vukufiyeti ve ona tasarrufu müsbet ilim kanunlarına muvafık hareketi bilgisi o kadar çoktu ki, bu hususlarda zamanında yaşayan herkesin akıl ve ilim hocası idi. Kimyanın babası sayılan Cabirde Cafer-i Sadıkın talebesidir.

En meşhur talebesi ise Hanefi Mezhebinin İmam-ı, İmam-ı Azam'dır. İmam-ı Azam Ebu Hanife, Caferi Sadıkın derslerine ve sohbetlerine iki sene devam ederek ,o gizli ve aşikar mari-fet kaynağından ilim ve velilik yolunda çok istifade etmiştir
 

FurkanCan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Mar 2006
Mesajlar
1,775
Aldığı Beğeniler
6
Çok mütevazi idi kimseyi incitmezdi. Her mümini kendisinden daha kıymetli bilirdi. Bir gün kölelerini çağırdı ve dedi ki; "Geliniz sizinle sözleşelim. Kıyamet günü içinizden hanginiz kurtulursa onun diğerlerine şefaatçı olması hususunda birbirimize söz verelim" deyince Onlar: Ey evladı Resul, sizin bizim şefaatımıza ne ihtiyacınız olur ki, Dedeniz Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bütün insanları ve cinlerin şefaatçısıdır, dediler. Dedi ki: Ben bu amellerimle, işlerimle yarın kıyamet gününde ceddimin yüzüne bakmaya utanırım buyurdu.

O (Kuddısesırruhu) bu ilmiyle, bu faziletiyle, kemaliyle, takvası ile halis ameli ile böyle diyor ve tevazu ile hareket ediyordu.

Tasavvuf ilimlerinde yüksek marifetlere kavuşmuş taliplere mürşidlik ve rehberlik yapmış olan Cafer-i Sadık (Kuddısesırruhu) Kelam ilminde sapık itikat, inanç sahibi olan Ehl-i Bidat e ve felsefecilere karşı sağlam deliller ile cevaplar vermiştir. Hadis ilminde ise sika güvenilir bir ravi olup kendisinden pek çok Hadis-i Şerif rivayet edilmiştir.
Fıkıh ilmindeki üstünlüğünü ise İmam-ı Azam şöyle dile getirmiştir. "Ondan daha fakih, fıkıh ilmini bilen kimse görmedim" buyurdu.

Her ilimde üstad, her marifette mahirdi.
Cafer-i Sadık (Kuddısesırruhu) duası kabul olanlardandır. Mevladan bir şey istese sözü bitmeden istediği verilirdi.
Bir gün yalnız yolda gidiyordu. Kendisini sevenlerden biri de ardına takıldı. Bir ara Cafer-i Sadık (Kuddısesırruhu), Ya Rabbi elbisem yoktur bana elbise ihsan eyle diye dua edince, biri geldi bir paket içinde elbiseyi hediye etti. Ardından takip eden zat evine kadar geldi, Hz. İmam-ı; Efendim siz dua ettiğinizde bende amin dedim (yani elbise ihtiyacı için edilen duaya bende amin dedim. Bu söz Cafer-i Sadık'ın (Kuddısesırruhu) hoşuna gitti ve elbiselerini ona verdi
 
Üst Alt