Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Katre-i Matem

Men câle nâle.
 
Üyelik Tarihi
2 Eki 2009
Mesajlar
4,267
Aldığı Beğeniler
49
Konum
İstanbul
Takım
Fenerbahçe
Türk

Bugün uçuk benzinle yırtık cepkeninle bir vatan kurbanı teslimiyetiyle girdiğin devlet kapısından asker ocağından yarın yeni libasınla kızıl fesinle bir amir kurumıyle çıkarsın!O zaman bugünkü zayıf yarın kavi bir kahraman olur; bastığı yerleri titretirsin!..Atın dizginini kavrayıp kılıcını çektiğin tüfeğini omzuna vurup süngünü taktığın vakit bugünkü köylü yarın korkunç bir asker olur; asileri sindirirsin!..Tarlanı çapalar davarını güderken hakaret görürsen bugünkü koyun yarın yırtıcı bir aslan kesilir; yuvanı bozanları ezersin!..Seni böyle bir an içinde değişmiş görenler sanırlar ki bu sağlam vücut yalnız asker libası giymek bu sert pençeler yalnız silah kullanmak bu kalın ses yalnız siper almak için yaratılmıştır.

Senin o tabur halinde bir pulat kütlesi katılığında yürürken takındığın tavır o salabet o vakarı görüp de sana güvenmemek seni sevmemek kabil değildir.

Sen gürbüz ninenin gür ve temiz sütünü daha emerken azamet-i nefs sebat ve tahammül itaat ve tahakküm gibi amir olmak için yaratılmış bir cinsin faziletine malik olmuşsun.Bu hakimiyet esaslarını başka milletler mekteplerde medreselerde anlarlar.Sana bu meziyetler ninenin iri bakışı babanın kükreyen sesi Kur'an'ın esrarengiz ahengi öğretmiştir.

Yırtık poturunla da vakursun; mahkum olsan da hakimsin; temellükten ziyade tecerrübe meyyalsin fikrinde azmin gibi sabitsin; sertsin sertliğinde kabalıktan bayağılıktan ziyade amiriyet kuvveti necabet laübaliliği vardır.Hiddetle yıldırım gibi gürlediğin halde rikkatle bir bulut gibi ağlarsın safiyette bir melek ısrarda bir devsin...Onun için dünyada eşi bulunmaz bir millet olmuşsun.Düşündüğün zaman bir arslan temkini ile ağır ve sakin duruşundan kızdığın vakitki azim ve şiddetin anlaşılmaz.Uzun kirpiklerin altında utangaç ve durgun düşünen iri gözlerin bir kez açılmasın; kalın bakışların bir kere çatılmasın; o zaman varlığın benliğin köpürür; taşar; o zaman ceberutun haşmetin parlar yükselir.O zaman cebbar olursun.Bu acayip sırr-ı hilkatini bilmeyenler yanılırlar.

Büyükler karşı saygın bizzat sayılmayı sevdiğinden; muti olman muta olmak istemendendir.

İnce işlere alışmaya vaktin olmasa bile zor bazuya bağlı işlerden lezzet alırsın.Kara topraktan ak ekmeğini çıkarırsın.

Fikrinde muannit muhabbete muannit muharebede muannitsin.Yeniliğe çabuk alışamazsın fakat bir defa alışırsan bırakmazsın.Safsın; seni çekemeyenler böbürlenmekle değil eskeri sana yaltaklanmakla seni ızrar ederler.Ayakların kolların bir boğa gibi ağır ağır kımıldanırken tavrında tükenmeyen bir tahammül yılmayan bir azim aşikar olur.O engin denize benzersin ki yavaş yavaş coşar ve coşunca da pek hırçın olursun.

Maddi mefaate ehemmiyet vermezsin.Para denilen maden parçasına itibar etmezisn.Suçun budur.Müsrifliği asalet icabı sayarsın.

Vakarın benliğine galebe eder.Cananını canına tercih edersin.Ekseri başkaları için yaşar; başkaları için çalışır; başkaları uğruna ölürsün.Başkaları seni beğendiği halde sen kendini sevmezsin.Ne zaman köyünde önüne bir önlük koyup makine başına geçecek ne vakit eline pergel alıp masaya yaslanacaksın?Ne zaman dükkanının tezgahında sermayenin faizini hesap edeceksin?..Senden bunu bekliyorlar sana bu kusuru buluyorlar...Fakat vakit kalıyor mu?Keseni doldurmak için değil karnını doyurmak için kullandığın sapanın demirini tarlanın ortasında bırakıp tüfeğin çeliğine sarılıyorsun...O serhadden bu hududa koşuyorsun...Bulgaristan'da ölüyor Yunansitan'da ölüyor Acemistan'da ölüyor Sırbistan'da ölüyor; yalnız yurdunda köyünde ölemiyorsun.Sevgilin Ayşeciği doya doya öpemiyor yavrun Mehmedciği seve seve büyütemiyorsun...

Bir ulu çınarsın ki kırılır eğilmezsin; ölür inlemezsin...Kanınla çorak kumlukları sularken ekmeğini alnının terine batırır yer yine düşman karşısına yaralarınla beraber her yerde bir istihkam gibi çıkarsın...Sen zalim heybetinle bir mazlumsun; ninenin atanın bucağında bir garip; ananın babanın kucağında bir yetimsin!..

Dul analarla dolu şu Anadolu bir üvey nine kadar sana cefakardır...Sen Şarkın kınına giremeyen bir kılıcısın; döğüle döğüle tavlanır vurula vurula kırılırsın.Yine her bir parçandan bir kıvılcım her kıvılcımdan bir şimşek çıkar ey Türk!...''

Ahmet Hikmet Müftüoğlu Çağlayanlar ''Üzümcü'' hikayesinden
 
Üst Alt