Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
İnsan yağmur gibi olmalı bence, herkesi ıslatabilmeli. .
Rahmeti kuşanıp herkese her şeye merhamet etmeli..
İnsan sözünü yağmur gibi yumuşakça indirmeli kulaklara;
Kırıp dökmemeli, damla damla söylemeli, ince ince sevmeli...
Şefkatli olup kimseyi küçümsememeli, hor görmemeli, kimsenin dalını kırmamalı..
Duaya duranı var; bedduaya duranı...
Yumruk olanı var; baş okşayanı...
Her işe koşanı var; her işten kaçanı...
"Hep bana!" diyeni var; al sana diyeni...
Elleriniz hangi ellerden?
Hayırlı bir kişinin eli olmaktır her elin istediği; ama...
sahibi "el" olup gidince... eller ne yapsın!
Kırlgan bir çocuğum ben
Yüreğim cam kırığı
Bütün duygulardan önce
Öğrendim ayrılığı
Saldırgan diyorlar bana
Oysa kırılganım ben
Gözyaşlarım mücevher
Saklıyorum herkesten
Ürküyorlar gözümdeki ateşten
Ürküyorlar dilimdeki zehirden
Ürküyorlar o dur durak bilmeyen
gözükara cesaretimden
Diyorlar: Bir yanı sarp bir uçurum,
Bir yanı çılgın dağ doruğu.
Oysa böyle yapmasam ben
Nasıl korurum içimdeki çocuğu?
Bir yanım çılgın nar ağacı
Bir yanım buz sarayı.
Eylül...
Yani sonbahar yani hazan ve hüzün...
neden bilmem pek severim eylülü
Ve ayrılık eylülün diğer adı...
Ki yaprak dalından toz topraktan ayrılır
yaz gider sıcak gider eylül alır götürür ne varsa...
Ki oda kalıcı değil kurulduğu taht'da
Ve yağmur çisil çisil inerken yeryüzüne
her yer toprak kokar içime huzur dolar
Eylül...
Namı diğer hazan ,hüzün,hasret ve ayrılık
Bazen ne acı gelir yaşamak yaşanılan acılar zorluklar çok acıtır ya bizi
insanlar en çokda sevdiklerimiz değer verdiklerimiz...
yakarırız neden diye sorarız buğulu gözlerle haketmemişizdir çünkü
biz samimiyetle sevmişiz değer vermişizdir
samimiyetsizlikleri gördüğümüzde içimizi kanatırlar...
Bazen yazarak dökeriz içimizi ki kağıda dokunan kalem,
kibritten daha çok yangın çıkarır onlar bilmezler
yanlız kalmak isteriz kimseyle konuşmamak belki
kırılan kalbimizi bir başkası daha kırmasın diye
mesafe koyarız korkarız yeniden sevmeye
Oysa acıdır insanı olgunlaştıran acıdır yandıran pişiren...
yanmazsan nasıl anlayacaksın ki
ancak yanarak pişeceksin ve
pişersen olursun ancak...
İçimde kötü bir duygu var bu günlerde...
Ne yapsam aklım almıyor ve yahut ne yaptığımı bilmiyorum...
Vakit öldürmeye çalışıyorum hayatta...
Ölüme inat yaşamak için...
Fakat bir yandanda aklımda intihar ve ölüm düşünceleri,
çelişkiler çok, çatışma çok, sanki küçük bir savaş var...
Savaş gazisi kalbim, yaşamayı sevdi ve banada sevdirmeye çalışıyor.
Onu unutamazsın belki ama ölmek çare değil,
unutmaya çalışarak yaşamak en güzeli ve
zaman her şeyin ilacı diyor...
Ve dilime bir nağme takılıyor yine...
Sana kızgın, yaşamaya küskünüm...
Dedim ya baştan aklım karmakarışık, ne yaptığımı bilmez haldeyim...
Birkaç saniye sonra belki düzelirim...
Fakat bir ben değil tüm insanlar umutsuz aynı benim gibi karamsar ve düşünceli. Zamanı yine geçirdik kendimizce,
yine akşam olmuş bizden habersizce...
Hava karardı artık, herkes kendi derdiyle şimdi, gözlerim uykuya yenilmemeye çalışıyor, gözkapaklarım bir açılıp bir kapanıyor...
Yoruldum...
Çok yorgunum...
Bir anda içim geçmiş, bir sesle uyanıyorum
tv'de bir haber doğada akıl almaz olaylar olmuş...
Demekki artık Dünyada da ölüm hükümdar olmuş...
Ve sol yanım sızlıyor, sağ yanım hüzünde...
Ölüm sevimli gelmeye başladı artık benimde gözümde...
Mutluluk ordan ağlıyor...
Kalbim hızlı hızlı çarpıyor bir yandan
sanki bana ölüme inat yaşamaya devam diyor... Ve...
Sol yanım sızlıyor, sağ yanım hüzünde...