Yenildim!
Ben köleydim eylül! arzın sırtlarında,
Artık susacağım lakin;
Mavi bir düş kurmalıyım önce,
Kaf dağı ruhumu almalı
İstila etmeli aklımı...
Eski bir umutla geldim içimde
Bütün şarkılar yalan söylüyor burada
Yine de geldim,
Bir tek yağmurdan yok şikayetim..
Bu öfke benim değil eylül!
Solgun bir gün nasıl başlarsa
Puslu şehirde,
Öyle anlatmalıyım belki de
Yüreğime ağrı salan bu köhne azabı..
Birazdan başlar gece
Tüter içimde dinmez hüzünler
Gel avuçlarına dökeyim göz yaşlarımı
Anlatayım yaralarımı neyle sardığımı
Şimdi aşktır daveran damarlarımda
Şimdi kırılır zincirleri kölelerin
Dinle! geçmeden güzelliğin,
Nasıl savrulur insan aşksız kentlere,
Öğren! nasıl bulutlanır gözleri insanlığın...
Kalbim ah kalbim viran kalbim!
Hırpani bir akşam
Düştüğüm kuyu
Ay ışığıyla dolar mı kalbim!?
Şimdi gözyaşlarımı katarak sözlerime
Dinle yüreğimden bu şarkıyı
Söyle güneşler neden ölüyor?
Neden artıyor kalabalıklar?
Eylül! Ağular ekilmiş gözlerime...
Yüreğin burkabilir ama dinle!
Hazırım kalbini onarmaya
Eylül öyle eksik ki hayat!
Yüklenir sınırbilmez hüzünler
Yüklenir kalbin kapılarına.
Demlenince zaman
Büyür azar azar intihar’
Gecenin gözleri siner yalnızca
Tedirgin yürüyüşler sonrasında
Sen gelirsin zaman sürgünü yüreğime
Bilmezsin ki sen ,uzuyor karanlık,
Kırılınca kalem kırılıyor harflerim de
Bilmezsin, bilemezsin...
Sabahları kınadır rengi suların
Seni düşlemeye yetmez zaman
Önüm ardım cinnet
Kargaşa dört tarafıma örmüş duvarını
Bir gece ,söz kesilir
Sen gelirsin düşlerime eylül
Tutarak hüznün avuçlarını
Salınırsın düş bahçemde
Ey kalbim sanırım her şeyden çok
Masumluğun kirlenir ilk yağmurda...
Haydi saçları hep ırak çocuk!
Haydi dolan masallarda!
Bak işte ağardı tanyeri
Kuşları koşturan sevince koş
Bırak bağımsız bu türkünün bayrağını
Dikeyim yaşamaktan yorulmuş
O eylül gözlerine...
Eylül sen de gel!
Ellerinden tutarım
Aydınlanır belki kalbim
Sessiz ve kelimesiz gel
Kimseler bilmesin yaşadığını
Kutsal bir emanet gibi
Sığdırayım seni yürek ülkeme..
Sular uyansın kan uykularından
Şarkımız yükselsin gökyüzüne
Çember peşinde koşan çocukluğumla
Biz de girelim o çocuk masallarına...
Mustafa KAYA
Ben köleydim eylül! arzın sırtlarında,
Artık susacağım lakin;
Mavi bir düş kurmalıyım önce,
Kaf dağı ruhumu almalı
İstila etmeli aklımı...
Eski bir umutla geldim içimde
Bütün şarkılar yalan söylüyor burada
Yine de geldim,
Bir tek yağmurdan yok şikayetim..
Bu öfke benim değil eylül!
Solgun bir gün nasıl başlarsa
Puslu şehirde,
Öyle anlatmalıyım belki de
Yüreğime ağrı salan bu köhne azabı..
Birazdan başlar gece
Tüter içimde dinmez hüzünler
Gel avuçlarına dökeyim göz yaşlarımı
Anlatayım yaralarımı neyle sardığımı
Şimdi aşktır daveran damarlarımda
Şimdi kırılır zincirleri kölelerin
Dinle! geçmeden güzelliğin,
Nasıl savrulur insan aşksız kentlere,
Öğren! nasıl bulutlanır gözleri insanlığın...
Kalbim ah kalbim viran kalbim!
Hırpani bir akşam
Düştüğüm kuyu
Ay ışığıyla dolar mı kalbim!?
Şimdi gözyaşlarımı katarak sözlerime
Dinle yüreğimden bu şarkıyı
Söyle güneşler neden ölüyor?
Neden artıyor kalabalıklar?
Eylül! Ağular ekilmiş gözlerime...
Yüreğin burkabilir ama dinle!
Hazırım kalbini onarmaya
Eylül öyle eksik ki hayat!
Yüklenir sınırbilmez hüzünler
Yüklenir kalbin kapılarına.
Demlenince zaman
Büyür azar azar intihar’
Gecenin gözleri siner yalnızca
Tedirgin yürüyüşler sonrasında
Sen gelirsin zaman sürgünü yüreğime
Bilmezsin ki sen ,uzuyor karanlık,
Kırılınca kalem kırılıyor harflerim de
Bilmezsin, bilemezsin...
Sabahları kınadır rengi suların
Seni düşlemeye yetmez zaman
Önüm ardım cinnet
Kargaşa dört tarafıma örmüş duvarını
Bir gece ,söz kesilir
Sen gelirsin düşlerime eylül
Tutarak hüznün avuçlarını
Salınırsın düş bahçemde
Ey kalbim sanırım her şeyden çok
Masumluğun kirlenir ilk yağmurda...
Haydi saçları hep ırak çocuk!
Haydi dolan masallarda!
Bak işte ağardı tanyeri
Kuşları koşturan sevince koş
Bırak bağımsız bu türkünün bayrağını
Dikeyim yaşamaktan yorulmuş
O eylül gözlerine...
Eylül sen de gel!
Ellerinden tutarım
Aydınlanır belki kalbim
Sessiz ve kelimesiz gel
Kimseler bilmesin yaşadığını
Kutsal bir emanet gibi
Sığdırayım seni yürek ülkeme..
Sular uyansın kan uykularından
Şarkımız yükselsin gökyüzüne
Çember peşinde koşan çocukluğumla
Biz de girelim o çocuk masallarına...
Mustafa KAYA
