Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Gökkuşağı1

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Eyl 2010
Mesajlar
199
Aldığı Beğeniler
3
Takım
Galatasaray
Duvarların yosunlu,evlerin kusurlu,yolların kaygan,suların tortulu...Çatlaklarından sızan sular bir gün yıkacak seni.

Dağların yorgun,denizlerin bitkin,Yolların kirlenmiş ...İnsanların yaşadığı her kavga,her ayrılık,her zulüm,her fırtına...Fırtınalarına fırtınalar katıyor....

Zamansız yaşadığım ayrılıklar,zamansız ıslandığım yağmurlar,zamansız yediğim fırtınalar..
Yollarında kaybettim kendimi...yollarında kaybettim kalbimi...Ne zaman bir pay almak istesem senden kötü kokun üzerime siniyor.Bir su gibi akıp gitti ömrüm ışıklarının altında....Her gülümsemen sahte,yitik...Kayboluyorum sana her uzandığımda....

Gün ışıklarının zayıflığı kalbime değiyor..Yaratıldığından beri her gün ne gömlekler diktin..kimini gelen,kimini giden giydi...Fanisin dünya fani...Nerde sevdiklerim hani?


Sokaklarını,evlerini yangınlar;fırtınalar sarmış gül bahçelerini,çer çöp olmuş ekinlerin.

Yollarında kaybettim kendimi...!
Her seferinde ömrümün sonuna dek uzayan,ama karışan yollar...yollar var ama kaygan,gülüşler var ama sahte,her şeyin yapma,her şeyin çakma...

Her omzuna yaslandığımızda tesellimiz olursun sandık.Sevgililerin duygusuz ve fani,hangi omza yaslandım da eğledi beni...Oyaladın,kandırdın işte oyuncaklarınla içimdeki çocuğu...Fanisin dünya fani ,geçip giden ömrüm hani?

Arkanda gizlenmiş hüzünler,ey dünya!Sahte sevgilerinle boyadın gözümüzü.


Her kopan fırtınandan zarar görüyorum,her tutunmaya çalıştığımda düşüyorum,her gün biraz daha bulutlanıyor gözlerim,her gün yeni bir fırtınanı yaşıyorum..

Sularına yatak serdik...karanlıklarına düştük,yolumuzu kaybettik. Sarmalandık ağlarına,gaflet bataklarına...yakaladın bizleri,altın kafese kanan kuş misali...

Zemherin yaktı filizlerimizi...soldurdun güllerimizi , aldın efendimizi.... Vurdumduymaz bir şekilde yaşamak aslında sevdiklerimizi,sevenlerimizi,peygamberimizi üzgün,yoksun bırakmak değil mi...Onlardan başkalarını sevdikçe küçülüyoruz,faniliği sevdikçe fanileşiyoruz. bitiyoruz.ama biz insanoğlu senden yana her elde etiğimizi kâr sanıyoruz.Ey dünya!Fanisin fani,nerde bakiliğin hani?

Biz bizi bizden seveni çok üzdük.....çukurları yol sandık.kovduk kalbimizden Rabbimizin sevgisini...çağırdık nefreti,çağırdık iki yüzlülüğü,çağırdık kıskançlığı..senin sahteliğin uğrunda.

Üzüntümüz hep senden yana,isteklerimiz hep senin için..Sular gibi çağladık senin için,gürül gürül ağladık hep -yine- senin için.Söylediğimiz türküler,ağıtlar hep senden yana oldu. Senden biraz pay aldığımızda her şeyimiz var zannettik.

Dağıldık,toparlanamıyoruz...Uyuduk, uyanamıyoruz.

Gençlerimizi candan sevdin, yaşlılarımıza tekme attın.Kapılar çarpıyor yüreğimize,yine de uslanmıyoruz.Ve hep yanımızda olduğun halde yine de yalnızlıklar içindeyiz,kıvranıyor ruhumuz,kıvranıyor kalbimiz..

Ölümün sıcak nefesi yüzlere dokununcaya kadar,en iyi dostsun sen....

Boyandık renklerine...uyuduk ninnilerinle...dünyaya açıldı ama o oranda maneviyata kapandı gözlerimiz....ne kadar kazansak da seni hep gözümüz arkada,hep gözümüz daha daha yüksekte.
Her anımızı doldurduk,sadece peşinden koşmakla...

Kapattık kapıları içimizdeki cennetlere..Öylesine kirlendik ki! Kirlendi ellerimiz,kirlendi hayallerimiz,kirlendi elbiselerimiz...

Soluksuz kaldık yollarında koşmaktan.
Zaman ırmağında tepetaklak yuvarlanırken ölümsüzlük ağacına uzandı mı elimiz.Dikebildik mi tohumu,yeşertebildik mi fidanı.Tövbe toprağıyla ekip,zikir suyuyla sulayıp muhabbetle ısıtabildik mi gonca gülleri?

Kaç kere aynı topraklarını çiğnedik geçtik izler bıraka bıraka...Kaç kere senden tokat yedik.
Eski yaralar,yeni sancılar içindeyiz.

Kayboluşa yakın şimdi ömrümüz.Işıklar soluyor bir bir...o kadar kaybolduk ki artık bilemiyoruz neleri yitirdiğimizi,neyi aradığımızı...Kime dokunsak herkes hep bir sancı içinde.Madem ki senden bu kadar memnunuz.Peki neden,hep sancılar içindeyiz?

Geriye dönüp baktığımızda yitirdiğimiz her şey bize seni anlatır,Rabbimizden uzak geçen her saniye her dakika....bir ömrün nasıl yitip gittiğini hatırlatır.Her yediğimiz tokat bize Rabbimizden yana geçirmediğimiz ömrü hatırlatır.

Dünyayı sevdiğimiz kadar yalnızlaşıyoruz,peşinden koştuğumuz kadar garibanlaşıyoruz aslında. Dünyayı kazandığımız kadar yitiriyoruz ahireti,yitiriyoruz cenneti...

Dünyalık sevgilere ağlamakla kirlenmiş,unutulmuş/Unutmuşuz ömrümüzdeki ışıkları yakmayı,dünyaya bir kez de Rabbimizin gözüyle b/akmayı...unutmuşuz,hatırlamadığımız kadar.
Ne kadar çabalasak da ömrümüzden uzağa gidemeyiz.ne kadar çok seversek sevelim Rabbimizden ötesini sevemeyiz.

Utanıyoruz hiç yürüyemediğimiz yollardan,utanıyoruz hiç göremediğimiz mevsimlerden,bahardan..
Utanıyoruz gün ışığından.

Fanisin dünya fani..!Nerde sana yüz vermeyenler,hani?

Gökkuşağı
 

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
Zaman ırmağında tepetaklak yuvarlanırken ölümsüzlük ağacına uzandı mı elimiz.Dikebildik mi tohumu,yeşertebildik mi fidanı.Tövbe toprağıyla ekip,zikir suyuyla sulayıp muhabbetle ısıtabildik mi gonca gülleri?

ALLAh cc gec olmadan şuurlanmayı cümlemize nasip eylesin yü regine sağlık.cok güzedi.ALLAh nur eylesin sizi
 

LAZOĞLU

LAZOĞLU
 
Üyelik Tarihi
11 Eki 2010
Mesajlar
1,134
Aldığı Beğeniler
14
Konum
KARADENİZİN FIRTINALI YERİNDEN
Takım
Trabzonspor
NAMAZLA İLGİLİ(cuma,cenaze,bayram,yolcu,kaza)

--------------------------------------------------------------------------------

Cuma Namazı

Cuma namazı dördü ilk sünnet ikisi farz ve dördü de son sünnet olmak üzere on rek'attır.Cuma günleri öğle vaktinde kılınır ve o günün öğle namazının yerine geçer. Cuma namazının farzı cemaatle kılınır. Tek başına kılınmaz.


Cuma Namazı Kimlere Farzdır

Cuma namazının bir kimseye farz olması için müslüman akıllı ve erginlik çağına gelmiş olmaktan başka altı şartın daha bulunması gerekir.


Cuma Namazının Farz Olmasının Şartları

1) Erkek olmak (Kadınlara farz değildir.)
2) Hür ve serbest olmak.
3) Mukîm olmak. (Yani misafir olmamak)
4) Sağlıklı olmak. (Cuma namazına gidemeycek şekilde hasta olmamak)
5) Kör olmamak.
6) Ayakları sağlam olmak
Bu şartlar kendisinde olmayan kişiye cuma namazı farz değildir. Ancak bu durumda olan bir kimse câmiye gidip cumayı kılarsa o günün öğle namazının yerine geçer.
Cuma namazının sahih olması için de altı şart lâzımdır.


Cuma Namazının Sahih Olmasının Şartları

1) Cumanın öğle vaktinde kılınması.
2) Namazdan önce hutbe okunması.
3) Cuma kılınan yerin herkese açık olması
4) İmamdan başka en az üç erkek cemaat bulunması.
5) Cuma namazını kıldıranın devletin (yetkili makamın) görevlendirdiği veya izin verdiği bir kişi olması.
6) Cuma kılınacak yerin şehir veya şehir hükmünde olması.


Cuma Namazı Nasıl Kılınır

Cuma günü öğle vakti ezan okunduktan sonra önce dört rek'at olan ilk sünneti kılınır. Bunun niyeti şöyledir: "Niyet ettim Allah rızası için bugünkü cuma namazının ilk sünnetini kılmaya."
Cumanın ilk sünnetinin kılınışı aynen öğle namazının dört rek'at sünneti gibidir. Sünnet kılındıktan sonra câminin içinde bir ezan daha okunur ve imam minbere çıkarak hutbe okur. Hutbe bitince ikamet getirilir ve cumanın iki rek'at farzı cemaatle kılınır. İmamın arkasındaki cemaat şöyle niyet eder: "Niyet ettim Allah rızası için bugünkü cuma namazının farzını kılmaya uydum imama."
Farzdan sonra cumanın dört rek'at son sünneti kılınır. Bunun kılınışı da cumanın ilk sünneti gibidir. Niyeti şöyledir: "Niyet ettim Allah rızası için cumanın son sünnetini kılmaya."
Cuma namazı böylece tamamlanmış olur.
Bundan sonra dileyen dört rek'at "Zuhri Âhir=son öğle" ile iki rek'at da vakit sünneti kılar.
Son öğle namazına: "Niyet ettim Allah rızası için vaktine yetişip henüz kılamadığım son öğle namazını kılmaya" diye niyet edilir. Bu son öğle namazı öğlenin dört rek'at farzı gibi kılınmakla beraber sünnetlerde olduğu gibi dört rek'atın hepsinde fatihadan sonra sûre okunması daha iyidir.
İki rek'at vakit sünnetine de şöyle niyet edilir: "Niyet ettim Allah rızası için vaktin sünnetini kılmaya." Bu namaz da sabah namazının sünneti gibi kılınır





Cenaze Namazi

Cenaze namazı vefat eden din kardeşlerimiz hakkında dua olmak üzere bir farz-ı kifayedir. Cenaze namazının kılınması için araran şartlar şunlardır:
1- Ölenin müslüman olması. Müslüman olduğu bilinmeyen bu hususta hali gizli olan kimsenin cenaze namazı kılınmaz. Ölenin müslüman olduğuna şahid ve delil lazımdır. Bu delil de onun hayatta iken İslam'a tabi olduğu ve İslam'ın icaplarını yerine getirdiği başkaları tarafından görülen bilinen kişi olmasıdır. Binaenaleyh biz cenaze namazını kılacağımız kimseyi ibadet ederken saflarımız arasında görmeliyiz.
2- Ölünün yıkanarak temiz kefene sarılmış olması
3- Ölünün imam ve cemaatın önünde olması
4- Ölünün tamamının veya bedeninin çoğununun mevcut olması. Eğer bedeninin çoğu gitmiş veya başsız olarak yarısı varsa namazı kılınmaz yıkanmaz. Bir beze sarılarak gömülür.
Cenaze namazı dört tekbir ve kıyamla eda edilir. Bu namazda secde ve rüku yoktur.


Cenaze namazanin kilinişi

İmam ölünün göğsü hizasında durur. Cemaat da arkasında saf tutar. Cemaata ölünün erkek veya kadın olduğu duyurulur ona göre niyet edilir. Yani "Allah için namaza meyyit için duaya er kişi (veya hatun kişi) niyetine uydum hazır olan imama" diye kalben niyet edip tekbir alınır. İlk tekbiri alırken eller kulağın hizasına kaldırılır bağlanır. Sübhaneke "ve celle senâüke" ile okunur. Bundan sonra eller kaldırılmadan ikinci bir tekbir alınır. Bu tekbirleri imam aşikar cemaat ise gizli alır. "Allahümme salli ve Allahümme barik...." okunur. Bundan sonra üçüncü tekbir alınır. Cenaze duası okunur. Cenaze duasını bilmeyenler burada "Allahümme innâ nestaiynüke..."yi yani kunut duasını veya dua niyeti ile Fatiha-i şerifeyi okurlar. Daha sonra dördüncü tekbir alınır; selam verilir.





Bayram Namazları

Müslümanların yılda iki dinî bayramı vardır

1) Ramazan Bayramı
2) Kurban Bayramı

Cuma namazı farz olan kimselere bayram namazlarını kılmak vacibdir. Bayram namazı iki rek'attır. Cemaatla kılınır. Bayram namazlarında ezan okumak ikamet getirmek yoktur. Bayram hutbesi sünnettir ve namazdan sonra okunur. Cuma hutbesi ise farzdır namazdan önce okunur.
Diğer namazlardan farklı olarak bayram namazlarının birinci rek'atında üç ikinci rek'atında da üç kere olmak üzere fazladan altı tekbir alınır. Bunlara "Zevaid tekbirleri" denir.


Bayram Namazlarının Kılınışı

Ramazan Bayramı Namazı

Birinci rek'at:
1) Cemaat düzgün sıralar hâlinde imamın arkasında yer alır ve "Niyet ettim Allah rızası için Ramazan Bayramı namazını kılmaya uydum imama" diye niyet eder.
2) İmam "Allahü Ekber" deyip ellerini yukarıya kaldırınca cemaat de imamın peşinden "Allahü Ekber" diyerek ellerini yukarıya kaldırıp göbeği altına bağlar.
3) Hem imam hem de cemaat gizlice "Sübhâneke"yi okur. Bundan sonra üç kere tekbir alınır. Tekbirlerin alınışı şöyledir:
Birinci Tekbir: İmam yüksek sesle cemaat da onun peşinden gizlice "Allahü Ekber" diyerek (iftitah tekbirinde olduğu gibi) ellerini yukarıya kaldırıp sonra aşağıya salıverirler. Burada kısa bir süre durulur.
İkinci Tekbir: İkinci defa "Allahü Ekber" denilerek eller yukarıya kadırılıp yine aşağıya salıverilir ve burada da birincide olduğu kadar durulur.
Üçüncü Tekbir: Sonra yine "Allahü Ekber" denilerek eller yukarıya kaldırılır ve aşağıya salıverilmeden bağlanır.
4) Bundan sonra imam gizlice "Eûzü-Besmele" açıktan fatiha ve bir sûre okur. (Cemaat bir şey okumaz imamı dinler.)
5) Rükû ve secdeler yapılarak ayağa (İkinci rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.

İkinci Rek'at:
6) İmam gizlice Besmele açıktan da fatiha ve bir sûre okur. Sûre bitince imam yüksek sesle cemaat da içinden (birinci rek'atta olduğu gibi) üç kere daha tekbir alır üçüncü tekbirden sonra eller bağlanmadan dördüncü tekbir ile rükûa varılır sonra da secdeler yapılarak oturulur.
7) Oturuşta imam ve cemaat "Ettehiyyatü Allâhümme salli Allâhümme bârik ve Rabbenâ âtina..." duasını okuyarak önce sağa sonra sola selâm verip namazı bitirirler. Namazdan sonra hutbe okunur.


Kurban Bayramı Namazı

1) "Niyet ettim Allah rızası için kurban bayramı namazını kılmaya uydum imama" diye niyet edilir.
Niyetten sonrası aynen Ramazan bayramı namazı gibi kılınır. Namaz bitince hutbe okunur.


Teşrik Tekbirleri

Kurban bayramı'nda arefe günü sabah namazından sonra başlayıp 4. günü ikindi namazının sonunda bitmek üzere her farz namazın sonrasında bir defa tekbir getirilir. Bu vaciptir. Bu getirilen tekbirlere teşrik tekbiri denir.
"Allahu ekber Allahu ekber lailahe illallahu vallahu ekber Allahu ekber velillahil hamd."




Kaza - Teravih - Yolcu Namazları


Kaza Namazi

Bir namazı vaktinde kılmaya "Eda" vakti çıktıktan sora kılmaya da "Kaza" denir. Namazı bile bile özürsüz olarak vaktinden sonraya bırakmak büyük günahtır. Namaz kaza edilmekle yerine getirilmiş olur. Ancak vaktinden sonraya bırakıldığı için Cenab-ı Haktan af dilemek lâzımdır.
Beş vakit namazın farzları ile vitir namazı kaza edilir vakit çıktıktan sonra sünnetler kaza edilmez. Yalnız sabah namazını vaktinde kılamayan kimse aynı gün büyük kuşluk vaktine kadar farz ile birlikte sünneti de kaza eder. Kaza namazı kılmak için belirli bir vakit yoktur. Gündüz ve gece her zaman kılınır. Yalnız üç mekruh vakitte yani güneş doğarken güneş tam tepe noktasında iken ve güneş batarken kılınmaz.
Geçmiş namazları kaza ederken hangi günün hangi vaktinin namazı olduğunu bilemezse: "Niyet ettim Allah rızası için kazaya kalan son sabah namazının farzını kılmaya" diye niyet eder diğer namazlar için de kazaya kalan son öğle son ikindi son akşam son yatsı son vitir namazı diye niyet eder.


Teravih Namazi

Yalnız Ramazan'da her gün yatsı namazından sonra kılınır. Ramazan'da teravih kılmak sünnettir. Teravihten sonra vitir namazı kılınır. Teravih namazı 20 rekattir. Yalnız veya cemaatle kılınabilir. 2 rekatte bir veya 4 rekatte bir selam verilerek kılınabilir. 2 rekatte bir selam vererek kılmak daha faziletlidir.
Teravih naması 2 rekatta bir selam verilerek kılındığında aynen sabah namazının sünneti gibi kılınır. 4 rekatta bir selam verilerek kılındığında ikindi namazının sünneti gibi kılınır.


Yolcu Namazi

Onbeş günden az oturmak niyetiyle yaya veya orta yürüyüşte onsekiz saatlik (90 kilometrelik) veya daha uzak yolculuğa çıkanlar dinde "YOLCU" sayılır.
90 kilometrelik bu yolculuğu trenle uçakla vapurla yapanlar da yolcu sayılırlar.
Dinimiz yolcular için bazı kolaylıklar göstermiştir. Şöyle ki:
a) Yolcular 4 rekatlı farz namazları iki rekat olarak kılar.
b) Vakitte darlık varsa sünnetler kılınmayabilir.
c) Ramazanda dilerlerse ramazan oruçlarını tutmayıp bir başka zamana bırakabilirler.
d) Ayaklarına giydikleri "Mest"e 3 gün süre ile (72 saat) meshedebilirler.
Dinimizde güçlük yoktur. Yüce Allah'a ibadeti gücümüz yettiğince yaparız. Yolculara hastalara ve
 

engin.

... Bir_Katre ...
 
Üyelik Tarihi
18 May 2008
Mesajlar
2,384
Aldığı Beğeniler
67
Konum
İstanbul
Takım
Fenerbahçe
Dünyayı sevdiğimiz kadar yalnızlaşıyoruz,peşinden koştuğumuz kadar garibanlaşıyoruz aslında. Dünyayı kazandığımız kadar yitiriyoruz ahireti,yitiriyoruz cenneti...

Dünyalık sevgilere ağlamakla kirlenmiş,unutulmuş/Unutmuşuz ömrümüzdeki ışıkları yakmayı,dünyaya bir kez de Rabbimizin gözüyle b/akmayı...unutmuşuz,hatırlamadığımız kadar.
Ne kadar çabalasak da ömrümüzden uzağa gidemeyiz.ne kadar çok seversek sevelim Rabbimizden ötesini sevemeyiz.


Ellerinize sağlık. ALLAH razı olsun.
 

loreS

"ALLAH dE KaLBiM"
 
Üyelik Tarihi
18 Ağu 2010
Mesajlar
4,445
Aldığı Beğeniler
51
Konum
09
Takım
Galatasaray
Rahman razı olsun inşaallah..eline emeğine sağlık:gul:
 

Gülistan

İMAM HATİP'Lİ
 
Üyelik Tarihi
30 Kas 2010
Mesajlar
1,066
Aldığı Beğeniler
25
Takım
Diğer
SelamÜn aleykÜm.paylaŞim İÇİn teŞekkÜrler.Alllah'a emanet olunuz.
 
Üst Alt