...hayata ve hayata dair bir dip not...
Nice kıyametler yaşıyoruz yaşarken...
İçimizde son bulan.,yüreğimizde ölen her şey kıyametimiz…!
Ne yangınlara nice alev zamanlara gebe yaşam.,
Bir varmış bir yokmuş masal satırları olur bazen zaman…
Şükrettiğimiz sabrettiğimiz direndiğimiz.,
anlayıp anlaşıldığımız kadar varız
ve
yaşanır yaşatılırız aslında…!
Hayatın ve zamanın müsfettesinin olmayışında ;
Hayat hep müsfettelerden temize geçme savaşında..
Yaptığımız hatalar.,
kendimize yaşattıklarımız
ve
bize yaşatılan olumsuzluklar…
Hayat bazen bir damla suda fırtınalar.,
bazen çoşkulu çağlayanlar
bazende sütliman…
Kitaplarda birçok hayatlar okurken
Kendimizi okumayı atlarız çoğu zaman…
Ve bir çoğumuz göçer gider
hayatın gerçek anlamına kavuşamadan…
Mazinin esaretinde.,geleceğin kaygısında
Aslında ömür sermayemizdeki sahip olduğumuz bu günün
Hakkını veremeden.,değerini bilemeden tükeniriz…
Peki biz bu hayatın anlamının neresindeyiz.???
Kendisinin,hayatın ve olayların gidişatının farkında olmalı insan.
Farkı farketmeli, fark ettiğini de farkettirmeli bazen...
Bir damlacık sudan nasıl yaratıldığını farketmeli….
Anne karnına sığarken.,dünyaya neden sığmadığını.,
Ve en sonunda bir metrekarelik yere nasıl sığmak zorunda kalacağını farketmeli…
Şu çok görünen dünyanın.,ahirete nasiple anne karnı gibi olduğunu farketmeli.
Henüz bebekken "dünya benim" dercesine avuçlarının sımsıkı kapalı olduğunu.,
Ölürken de aynı avuçlarının
"herşeyi bırakıp gidiyorum işte!"dercesine apaçık kaldığını
ve kefenin cebinin olmadığını farketmeli………
Azrailin her an sürpriz yapabileceğini.,
Nasıl yaşarsa öyle öleceğini farketmeli insan…
Hayvanların yolda.,kaldırımda.,çöplükte
Ama kendisinin mükellef bir sofrada yemek yediğini fark etmeli….
Eşref-i mahlûkat (yaratılmışların en güzeli) olduğunu farketmeli
ve ona göre yaşama iradesi göstermeli…………
Gülün hemen dibindeki dikeni.,
dikenin hemen yanıbaşındaki gülü farkedebilmeli.,
Sevdiğini söylemeyi ertelememeli.,seviyorum diyebilmeli…
‘’Yüreğim seni çok sevdi’’ demenin gücünü fark etmeli…
Annesinden doğarken tertemiz teslim aldığı beden giydirilen hayatı.,
Bir bataklık gibi teslim etmenin ‘’Emanete ihanet sayılacağını’’ farketmeli….
Şikayet etmekten şükretmeye vakit bulamadığı zamanların çokluğunu fark etmeli…
Ömür dediğin 3 gündür.
Dün geldi geçti., yarın meçhuldür,
O halde ömür dediğin 1 gündür
O DA BUGÜNDÜR........
HATTA YAŞADIĞIN ANDIR YAŞAM……!!!
BUNLARI
FARKETMELİ...SABRETMELİ…ŞÜKRETMELİ…
Nice kıyametler yaşıyoruz yaşarken...
İçimizde son bulan.,yüreğimizde ölen her şey kıyametimiz…!
Ne yangınlara nice alev zamanlara gebe yaşam.,
Bir varmış bir yokmuş masal satırları olur bazen zaman…
Şükrettiğimiz sabrettiğimiz direndiğimiz.,
anlayıp anlaşıldığımız kadar varız
ve
yaşanır yaşatılırız aslında…!
Hayatın ve zamanın müsfettesinin olmayışında ;
Hayat hep müsfettelerden temize geçme savaşında..
Yaptığımız hatalar.,
kendimize yaşattıklarımız
ve
bize yaşatılan olumsuzluklar…
Hayat bazen bir damla suda fırtınalar.,
bazen çoşkulu çağlayanlar
bazende sütliman…
Kitaplarda birçok hayatlar okurken
Kendimizi okumayı atlarız çoğu zaman…
Ve bir çoğumuz göçer gider
hayatın gerçek anlamına kavuşamadan…
Mazinin esaretinde.,geleceğin kaygısında
Aslında ömür sermayemizdeki sahip olduğumuz bu günün
Hakkını veremeden.,değerini bilemeden tükeniriz…
Peki biz bu hayatın anlamının neresindeyiz.???
Kendisinin,hayatın ve olayların gidişatının farkında olmalı insan.
Farkı farketmeli, fark ettiğini de farkettirmeli bazen...
Bir damlacık sudan nasıl yaratıldığını farketmeli….
Anne karnına sığarken.,dünyaya neden sığmadığını.,
Ve en sonunda bir metrekarelik yere nasıl sığmak zorunda kalacağını farketmeli…
Şu çok görünen dünyanın.,ahirete nasiple anne karnı gibi olduğunu farketmeli.
Henüz bebekken "dünya benim" dercesine avuçlarının sımsıkı kapalı olduğunu.,
Ölürken de aynı avuçlarının
"herşeyi bırakıp gidiyorum işte!"dercesine apaçık kaldığını
ve kefenin cebinin olmadığını farketmeli………
Azrailin her an sürpriz yapabileceğini.,
Nasıl yaşarsa öyle öleceğini farketmeli insan…
Hayvanların yolda.,kaldırımda.,çöplükte
Ama kendisinin mükellef bir sofrada yemek yediğini fark etmeli….
Eşref-i mahlûkat (yaratılmışların en güzeli) olduğunu farketmeli
ve ona göre yaşama iradesi göstermeli…………
Gülün hemen dibindeki dikeni.,
dikenin hemen yanıbaşındaki gülü farkedebilmeli.,
Sevdiğini söylemeyi ertelememeli.,seviyorum diyebilmeli…
‘’Yüreğim seni çok sevdi’’ demenin gücünü fark etmeli…
Annesinden doğarken tertemiz teslim aldığı beden giydirilen hayatı.,
Bir bataklık gibi teslim etmenin ‘’Emanete ihanet sayılacağını’’ farketmeli….
Şikayet etmekten şükretmeye vakit bulamadığı zamanların çokluğunu fark etmeli…
Ömür dediğin 3 gündür.
Dün geldi geçti., yarın meçhuldür,
O halde ömür dediğin 1 gündür
O DA BUGÜNDÜR........
HATTA YAŞADIĞIN ANDIR YAŞAM……!!!
BUNLARI
FARKETMELİ...SABRETMELİ…ŞÜKRETMELİ…