Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

turangida

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Haz 2010
Mesajlar
5,705
Aldığı Beğeniler
14,607
Takım
Galatasaray
"Fasl-ı Muhabbet"

'Secâ' sormuş… "İnsan, yaratıcısını sevmek üzere var edilmiş. Seninle konuşmalarımdan bunu çıkardım. Fakat güzel eserler koymuş önümüze, güzelce süslemiş onları. İnsan da ister istemez seviyor. Sadece yaratıcıyı sevmek dururken yaratılmış varlıkları da sevmekle hata mı ediyoruz acaba?"

'Bilge' cevap vermiş… "Allah, tüm varlıkları kendine ayna ve basamak ve vesile ve kapı yapmış, öyle yaratmış dünyayı.
Onun eşsiz cemâline bir güzelle varıyoruz, sınırsız rahmetine bir şefkatle dokunuyoruz.
Bülbül sesi, gül kokusu, elma tadı, bebek tebessümü ve daha nice güzellikler hep ondan geliyor ve onu anlatıyor.
Her fani eserde bakiye giden bir yol var, bulmak ve yürümek isteyene.
Kâinattaki her cazibe ondan. Sevgiler ve sevilenler çok görünüyorsa da sevilen tek.
Her muhabbet onun şulesi. Sayısız ayna var, lakin onlara yansıyan güzel bir.
Bazen ayna o sonsuz cemale perde olur. Zira ona lahuti hüsnün şavkı vurmuştur.
Aynalarda onu aramak, onu görmek, onu sevmek esasken, bazen aynanın kendisine kapılır insan.
Fakat her ayna bir gün muhakkak kırılır. Kalbi de kırar o zaman. 'Her şey helak olup gidicidir, ona bakan yüzü müstesna' diyor ayet.
Bu yüzden olsa gerek, şarkılardan, türkülerden, şiirlerden acı dolu feryatlar damlıyor hayata. Firkat, hasret, hüzün kor ateş olup yakıyor hassas yürekleri.
Kalbin bâtını hakiki sevgilinindir. Zahir ise bâtın adına sevilir, sevilmeli.
Fani aynalara 'esma' adına bakmadan hakiki güzeli tanıyamıyor insan, tanımayınca sevemiyor. Marifet olmayınca muhabbet de olamıyor.
Hikmet yeri olan bu alemde vesilesiz visal, muhal. Lakin her vesile aynı zamanda bir 'fitne' ayetin tabiriyle, yani imtihan vesilesi. Bir paradoks var ara yerde.
İnsanın trajedisi de burada başlıyor işte. Dünya güzellikler meşheri, sergisi. Seyredecek fakat takılıp kalmayacaksın.
Her eser fiile, her fiil isme, her isim sıfata, her sıfat şâna ve her şân zata bir miraç, bir merdiven, yükselmek isteyene.
Esere bakıp ustasını hatırlayarak, eline verilen ilahi kitabın manasını tefekkür ederek, en kamil rehberin sünnetini yol edinerek vasıl olabilirsin hakiki mahbuba.
İşte budur hidayet! İstikrarla yürürsen, bu yol seni dünyada huzura ve saadete, ahirette ebedi cennete ve rüyete götürür.

Ömer Sevinçgül
'Seni Seven Biri Var'
 
Üst Alt