Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Sevgi_Cicegi

ResuL SewDaLisi..
 
Üyelik Tarihi
25 Kas 2008
Mesajlar
199
Aldığı Beğeniler
8
Konum
Asr-ı Saadet
Takım
Galatasaray
layezalkgz5.jpg



Sevgilerin, aşkın türlü yansımalarını, farklı fazlarını ancak Fâtiha ile açabiliriz. Ne idraksizin şirke, ne nefsin küfre mecali kalmaz. Allah kendi güzelliğini Efendimizin gönlünde seyretmiş, Efendimiz kulluğu ve yokluğu (fenâ) ile övünmüştür. Gerçek bu kadar nettir. Bu fazları karıştırmak; hayatında sevgiyi bilmeyen nasipsiz ve kaba adamın konuya el atmasından doğmaktadır.
Allah güzelliğinin bir cereyan gibi an güzelliği sırrında yansıdığı an, bu akıma kim düşerse düşsün kendini aşk makamında bulur.
Eğer Allah, kendi güzelliğini kalb – i Muhammedî’de seyrderken; bir kul bu mekândan çıkan aşk ışıklarına rastlarsa mâşuk makamına düşmüş olur. Her ikisi de; ilâhî güzelliğin seyr coşkusudur. Ve kul dâima kuldur; âşık da mâşuk da gönüldeki sırdır. Böylesine zor bir konunun Fâtiha’nın inceliği içinde en açık bir biçimde verilişi şöyledir:
Fâtiha’da, yedi âyetin yedisi de Allah kelâmı olduğu halde; ilk üç âyet aşk makamından, ondan sonraki üç âyet mâşuk makamından yansımıştır. Son âyet yine emr – i ilâhînin ilk makamından verilmiştir. İşte bu incelikleri bilen; dört, beş ve altıncı âyetler “kul niyazıdır” derse küfür olur. Allah güzelliğinin gönül ekranından, mâşuk makamında dile gelmiş olması ve tek mâlikin kendisi olduğu sırrı bu incelik içinde bildirilmiştir.
Allah bizim gönlümüzden bize kulluğu tarif ederek söylemektedir; “Yalnız sana kulluk eder, yalnız senden istiane dileriz” dedirtmektedir.
Âyetin bu tarzda doğuş hikmeti, Efendimizin, elestte bulunduğu mâşuk makamıdır. Tekrar hatırlatmak istiyorum: Elest meclisinde Allah, varlıkların her zerresinden seslenince; bütün varlıklar paniğe kapıldı. Kendi iç ve özlerinde olanın da Allah olduğu gerçeğini yorumlama imkânı bulamadılar. Yalnız Efendimiz, bunu bir tecelli sırrı olduğunu sezerek mâşuk fazından Allah’a hitap etti, “Evet Rabbimizsin” dedi.
İşte aşk makamı ilk üç âyette tamamlanıyor: Cenab –ı Hakk’ın kendi güzelliğini, bütün ayrıntılarında ilân etmesi ve de sonsuz hamd emretmesi bu sırrı işarettir. Zâten, kendi güzelliğine muhatap olabilen, Efendimizin gönlü olduğu için; aşk ceryanını da Muhammed kelimesinin san’atı olan Hamd’la başlatıyor. Üçüncü âyet, aşk fazından seslenişi kapatırken “Ben her şeyin mutlak mâlikiyim” emriyle dördüncü âyet sırrında şaşırmamamızı bildiriyor.
Çeşitli fazlarda ilâhî tecellînin yansıması, onun aşk ve güzelliği açısından değişmez gerçeğin kendisine âit olduğu keyfiyetidir.
Allah, hamd nîyazında, yalnız inançla iktifa etmeyi yeterli görmemiş, kendisini hissetmemizi, duymamızı, cereyanını gönlümüze bağlamamızı istemiştir. “Sonsuz mekânlarda, benim sevda cereyanımla, âlemlere yansıdığım zaman ( Âlem – ı Kübra Sırrı ) sakın kendinizi aramayın. O anda, siz benim esrarımı anlayan tek varlık Muhammedim gibi, O’nun İyyâke na’büdü ve iyyâke nestaîn çizgisinde olacaksınız.”
Allah böylece kendi sevdasının sonsuz câzibesine kaptırdığı kulunu Efendimiz san’atı içerisinde görmek istemektedir. Çünkü böyle bir anda tüm varlıklar panik halindedir. Atomlar, galaksiler yine Kur’an’ın emriyle bu câzibeye dayanamayarak dağılırlar. Mekânlar ve mekân ötesi varlıklar, varlıklarını ayakta tutamaz, kül zerresi gibi solarlar. Yalnız Efendimiz, “Yalnız sana kulluk ederiz” sırrı içerisinde mâşukluk makamına geçiverir.

DR. HALUK NURBAKİ
 

Sevgi_Cicegi

ResuL SewDaLisi..
 
Üyelik Tarihi
25 Kas 2008
Mesajlar
199
Aldığı Beğeniler
8
Konum
Asr-ı Saadet
Takım
Galatasaray
Aşk, ALLAH’ın insanoğluna bahşettiği en gizli lütuflarından biridir.
Aşk, Rahmet-i Sonsuz’un, insanoğluna gelip ulaşan en gizli lütuflarından biridir. Aşk, bir nüve, bir çekirdek olarak hemen her fertte bulunur. Şartların elverdiği ölçüde de o çekirdek ve tohum, ağaçlar gibi dal-budak salar; çiçekler gibi uyanır ve meyveler gibi, başlangıç ve sonu bir araya getirerek, tekamül halkasını tamamlar.

Aşk, bir duygu olarak göz, gönül ve kulak menfezlerinden insanın iç alemlerine akar; vuslata dek de, bir baraj gibi şişer, bir çığ gibi büyür ve bir alev gibi insanın her yanını sarar. Aşk, vuslatla noktalanınca, her şey durgunlaşmaya yüz tutar, ateş söner, baraj boşalır, çığ da dağılır gider...

Doğuştan bir mana ve bir nüve olarak, hemen her ruhun önemli bir yanını teşkil eden aşk, gerçek ton ve rengini hakiki aşka inkılab etmekte bulur; bulunca da ebedilik kazanır ve gider vuslat eşiğinde mücerret bir lezzetle inkilab eder.

İnsanoğlunda, hak tecellilerine açık olan zirve, gönüldür. Gönüllerin bu tecellilere, dolayısıyla da ALLAH (Celle Celaluhu) sevgisine mazhar olmalarının en açık emaresi ise, o sinelerde Yüce Yaratıcı’ya duyulan aşk ve iştiyaktır.

İnsan-ı Kamil ufkuna ulaşma yollarının en keskin, en kestirme ve en sıhhatli olanı aşk yoludur. Aşka, iştiyaka açık olmayan yollarla, o ufka ulaşmak oldukça zordur. Denebilir ki hakikata ulaşmada, “acz u fakr, şevk ü şükür” yolundan başka aşka denk ikinci bir yol yoktur.


AŞK
Aşk gönüllerde ateş, ruhlarımızda ışık,
Hicranla yanar aşık, ümitlerinde bahar.
Sinesinde gam, hüzün; ufku vuslata açık,
Gezer çölden çöle avare her zaman zar zar...

Feryadı sırrının sesi, sırrı kıpkızıl kor,
Dolaşır, dolaştığı gibi ahu peşinde...
Mest u mahmurdur dudağında bir kızıl fağfur,
Her gece bir visal yaşar Canan’la düşünde.

Hayaletler gibi sarar ruhunu kuşkular,
Simasında fecir sevinci, akşam tasası;
Yer yer meçhullere talih bir kapı aralar,
Firdevs’ten rengi ve Firdevs’ten suyu, havası.

Bazen kırılır yeisle, onulmaz kırığı,
Bazen ufku ışık, rayiha, renkle tüllenir;
Bazen ta ötelerde duyulur hıçkırığı,
Yapraklar gibi sararır, mumlar gibi erir.

Hep hazan yaşasa da hiç solmaz çiçekleri,
Dilinde her zaman hasret ü hicran bestesi;
Kederi çoktur ama, köpürür sevinçleri,
Hep aşk heyecanıyla tınlar çelikten sesi.

Gözlerinin içinde bir uhrevi enginlik,
Süzer çevresini, hemen herkese gülümser.
Duygularında sonsuzluk gibi bir zenginlik,
Kah çaylar gibi coşar, kah yeller gibi eser.

Ey aşık, artık anladım meğer sen her şeymişsin,
Hem öldüren bir zehir, hem dirilten bir iksir;
ALLAH’a götüren yollarda altından sesin,
Diriliş üflemekte ölü ruhlara bir bir...


Fethullah Gülen
 

dilsitan

Ya HaY
 
Üyelik Tarihi
24 Ağu 2009
Mesajlar
14,031
Aldığı Beğeniler
9,655
Takım
Galatasaray
RAbbim razi olsn kardesim..:gul:
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Emeginize saglik kardesim cok güzel paylasimdi tesekkürler
Cenab-i Hak razi olsun
Selam ve Dualarimla.......
 

Sevgi_Cicegi

ResuL SewDaLisi..
 
Üyelik Tarihi
25 Kas 2008
Mesajlar
199
Aldığı Beğeniler
8
Konum
Asr-ı Saadet
Takım
Galatasaray
Emeginize saglik kardesim cok güzel paylasimdi tesekkürler
Cenab-i Hak razi olsun
Selam ve Dualarimla.......

Ecmain olsun inşlh.Bir Fatiha Suresinin ne hikmetlere işaret, ettigi Yazarın kaleme alması beni çok etkiledi siz degerli dostlarla paylaşmak istedim.Uzun zamandır uzaktım sizlerden bayagı özlemişim burayı tüm kardeşlere yürekten Eyvallah...:gul:
 
Üst Alt