Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Hekimoglu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
17 Ağu 2005
Mesajlar
1,861
Aldığı Beğeniler
191
Konum
Amerika
s-kapak.jpg


Her Turk takimin ornek almasi gereken bir Takim oldugunu dusunuyorum. Yakalamis oldugu Basarilara gunumuzde Fenerbahce Cumhuriyetininde ornek almasi gerekir kanaatindeyim.

Şu anda tesis, stat, ekonomi, taraftar, kadro ve vizyon olarak Türk futbolunun bir numarası olan, kendini 'cumhuriyet' olarak tanımlayan F.Bahçe, bir türlü başarılı olamadığı Avrupa kupaları için hep tecrübesizliği kalkan olarak kullanıyor. Oysa İspanya Ligi'ndeki mazisi sadece ve sadece 7 yıl olan 45 bin nüfuslu kasaba takımı Villarreal, ilk kez katıldığı Şampiyonlar Ligi'nde yarı finale yükseldi. F.Bahçe ise bugüne kadar 4 kez katıldığı Devler Ligi'nde gruptan hiç çıkamadı. Geçen sezon La Ligada 3. olarak Şampiyonlar Ligine katılan Villarreal; Everton, Manchester United, Glasgow Rangers ve İnter gibi rakipleri eleyerek yarı finale yükseldi. Herkesi kendine hayran bırakan İspanyol ekibi, 2003-04te Trabzonspor ve G.Sarayı eleyerek UEFA Kupasında da yarı final oynamıştı.

Şampiyonlar Liginde yarı final vizesi alan takımlar, Benficayı eleyen Barcelona, Lyonu safdışı bırakan Milan, Juventusu geçen Arsenal ve İnterin hevesini kursağında bırakan Villarreal oldu. Bunlar arasında en dikkat çekeni, pek tabii ki La Ligadaki mazisi sadece ve sadece 7 yıl olan Villarealin başarısıydı. Hemen belirtelim; bu başarı, ulusal ligde değil, Şampiyonlar Liginde. Şu anda imkan ve vizyon olarak Türkiyenin en iyi takımı olan F.Bahçe, hedef olarak ulusal ligi belirleyip Avrupada başarı için uzun yıllar tecrübe kazanmayı beklerken; Villarreal, kısa zamanda büyük başarıların gelebileceğini ispatladı. İsterseniz, Villarreal ile F.Bahçeyi karşılaştırıp kendimize dersler çıkaralım.

F.Bahçe, 16 yıl önce kuruldu:
F.Bahçe 1907de, Villarreal 1923te kuruldu. F.Bahçenin 16 lig ve 4 kupa şampiyonluğuna karşılık Villarrealin lig ve kupa şampiyonluğu yok. F.Bahçe, 4 kez katıldığı Şampiyonlar Liginde gruptan hiç çıkamazken; Villarreal, daha ilk yılında yarı finale yükseldi, final için önünde Arsenal engeli kaldı.

Renkleri ve lakapları benziyor:
İki takımın da renklerinden biri sarı. F.Bahçenin 2. rengi lacivert, Villarrealinki ise mavi. F.Bahçe, lakap olarak Sarı Kanaryayı, Villarreal de Sarı Denizaltını kullanıyor.

Biri cumhuriyet, biri kasaba:
Kendini Cumhuriyet olarak tanımlayan F.Bahçe, İstanbul gibi dev bir metropolün takımı. Villarreal ise sadece 45 bin kişilik bir kasaba takımı. F.Bahçe, 30 milyon taraftara sahipken; bu rakam Villarreal için hayalin de ötesinde. Ancak sıra takıma desteğe geldiğinde madalyon yüz değiştiriyor. 45 bin kişilik şehir, El Madrigal Stadını sürekli doldururken; F.Bahçeliler sadece Avrupa maçlarında ve derbilerde Şükrü Saraçoğluna ilgi gösteriyor. Villarrealin maçlarında şehrin yarısı statta olurken, kentte hayat duruyor, işyerleri kapanıyor.

Villarrealde yabancı çok:
F.Bahçede Alex, Anelka, Aurelio, Luciano, Nobre ve Appiah gibi yabancıların yanında Tuncay, Rüştü, Ümit Özat, Önder ve Serkan gibi yerli yıldızlar var. Villarrealin yıldızları ise Riquelme, Forlan ve Sorin gibi yabancılar. İki takım arasındaki en büyük fark, yabancı sayısında. F.Bahçenin 6 yabancısına karşılık, Villarrealin 13 yabancısı bulunuyor.

Başkanlar stat yapmayı seviyor:
1997de Villarrealin hisselerini alarak başkanlık koltuğuna oturan Fernando Roig, ilk iş olarak 3500 kapasiteli El Madrigal Stadını yıkıp 23 bin 500 kapasiteli yeni stadı inşa etti. Bu noktada Roig ile Aziz Yıldırım arasında büyük benzerlik var. Roig, o yıllarda sadece 4 adet duşu bulunan tesisleri modern bir yapıya kavuştururken; Yıldırım da F.Bahçeye Samandıra Tesislerini kazandırdı. Aralarındaki en büyük fark ise... Roig, hiçbir zaman oyuncu transfer etmiyor. Transferi teknik adam yapıyor. F.Bahçede ise transferi yönetim, dolayısıyla Aziz Yıldırım yapıyor. Roig, başarı için ucuz ve genç yetenekleri tercih ederken; Yıldırım, pahalı ve kariyerli isimleri tercih ediyor. Roig, 70 dönümlük alana Futbol Akademisi inşa edip yeni yıldızlar keşfederken; Aziz Yıldırım başarı için altyapıdan ziyade dış transferi düşünüyor. İki başkan da aynı yıl göreve gelirken, Yıldırım, Avrupada başarı için 2007yi gösterdi. Roig ise bu başarıyı çok erken yakaladı.

F.Bahçe pahalı, Villarreal ucuz seviyor:
Villarreal, ucuz ve takıma uyum sorunu yaşamayacak isimleri tercih ediyor. İspanya kültürüne en iyi uyumu Güney Amerikalılar gösteriyor. Yabancı oyuncular Arjantin, Uruguay, Bolivya ve Brezilya ağırlıklı oluyor. AB ülkelerinden sadece Hollanda ve İtalyadan alınan birer oyuncu var. Bir de eski takımlarına yıldız olarak gelmiş ancak beklediğini bulamamış isimler transfer ediliyor. Riquelme ve Forlan gibi... F.Bahçe ise Alex, Anelka ve Appiah gibi pahalı ve yıldız isimlere yöneliyor. Villarreal, sadece hücumla sonuca gitme yerine defansı da güçlü tutarken; F.Bahçe, sadece hücum ederek başarılı olacağını umuyor.

Daum şikayetçi, Pellegrini çözümcü:
F.Bahçe, adını Avrupada duyurmuş Daumu tercih ederken; Villarreal, Güney Amerika ekolünden oyuncu transfer ettiği için teknik adam olarak da Şilili Manuel Pellegriniyi seçti. Pellegrini, takımın iskeletini oluşturan 11 yabancı ile aynı bölgeden geliyor. Daum, maça göre sistem belirlerken; Pellegrini, taviz vermediği 4-4-2yi tercih ediyor. İki teknik adamın ortak özelliği, yıldız oyuncuya geniş hareket alanı veriyor. Villarrealde Riquelme, F.Bahçede Alex... Gençlere kolay kolay şans vermeyen Daum, sürekli olarak yedek kulübesinde sıkıntı yaşadığını söylerken; Pellegrini, sakatlanan oyuncusunun yerine başka mevkide oynayan birini monte ederek sorunu çözüyor.

Villarreal, Trabzon ve G.Sarayı eleyip UEFAda da yarı final oynamıştı

10 Mart 1923te kurulmasına rağmen La Ligadaki mazisi sadece ve sadece 7 yıl olan Villarrealin 83 yıllık geçmişinde 2. ve 3. lig şampiyonlukları dışında İspanyada hiçbir başarısı yok. Real Madrid, Barcelona, Valencia ve Deportivo gibi dünya devlerinin bulunduğu La Ligada sıradan bir takım görüntüsü çiziyor. 1930-31de bölgesel amatör kümede mücadele etmeye başlayan Villarrealin 3. lig macerası 1955te, 2. lig serüveni ise 1987de başladı. 1998de tarihinin en büyük başarısını yakalayıp La Ligaya yükseldi. Ancak bu sevinç 1 yıl sürdü. 2000 yılında tekrar La Ligaya çıkıp ligi 7. sırada tamamlayan Villarreal, ondan sonra başarı grafiğini sürekli artırdı.

2. ligde mücadele ederken kulübün hisselerini satın alan Fernando Roig, hedeflerinin La Liga olduğunu açıkladığında, taraftar buna inanmakta zorlandı. Maçlarını 3500 kişilik eski bir statta oynayan Villarreal için La Liga uzak bir ihtimaldi. Roig, ilk iş olarak yeni bir stat yaptırdı. 45 bin kişilik bir kasabaya yapılan 23 bin 500 kişilik bu stat, taraftarı maçlara çekmeyi sağladı. La Ligaya çıktıktan sonra İntertoto Kupasıyla başlayan Avrupa serüveni, UEFA Kupasında 2003-04te (Trabzonspor ve G.Sarayı elemişti) yarı final, 2004-05te de çeyrek final oynayarak devam etmişti.

Villarrealin futbol arenasında yer bulmasında Arjantinliler önemli bir yer tutuyor. Takımın ilk Güney Amerikalısı 1998de transfer edilen Arjantinli Walter Gaitandı. Arjantinli sayısı, bugün toplamda 13e ulaştı. Bu sezon ise 6 Arjantinli Villarreal için ter döküyor. Geçen yıl La Ligayı 3. sırada bitirerek tarihi bir başarıya imza atan Villarrealin bu çıkışında 3 ismin özel bir yeri var. Şilili teknik patron Manuel Pellegrini, Arjantinli Riquelme ve Uruguaylı Diego Forlan. Arjantinde River Plate ve San Lorenzoyu başarıyla çalıştıran Pellegrini, aynı grafiğini Villarrealde de devam ettirdi. Barcelonada hayal kırıklığı yaşayan Riquelme ortasahanın şefliğini alırken, Manchester Unitedda yedeklikten kurtulamayan Forlan da gol kralı olup Avrupada Altın Ayakkabının sahibi oldu.

Mütevazı bütçesiyle yoluna devam eden Villarreal, İspanya Liginde futbolcusuna parasını gününde ödeyen birkaç takımdan biri. Başarı grafiğinin her yıl artması, yönetimin büyük projelere girmesini sağladı. Kulübe ait 70 dönümlük portakal bahçesine Futbol Akademisi inşa edildi. Mazisi kısa olan Villarreal, Avrupa futbolunun bir fenomeni artık.
 

Gölge

Dost İstersen Allah Yeter
 
Üyelik Tarihi
1 Kas 2005
Mesajlar
4,662
Aldığı Beğeniler
29
Konum
İstanbul - Eyüpsultan
Takım
Galatasaray
Her Turk takimin ornek almasi gereken bir Takim oldugunu dusunuyorum. Yakalamis oldugu Basarilara gunumuzde Fenerbahce Cumhuriyetininde ornek almasi gerekir kanaatindeyim.

Tek Cumhuriyet var o da Türkiye Cumhuriyeti kardeşim bunlara Cumhuriyet kurma hakkını kim hangi güç verdi :D Sonra Fenerbahçe hep hayal eder özellikle de Aziz Yıldırım onun söylediklerine kalsaydı şimdi Fener önce uefa kupasını alıyordu sonra da şampiyonlar liginde final oynuyordu ...Devlet su işleri bırak bu işleri hadi kızım çabuk kestir fişleri :D :D :D
 

@Cihan**

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
26 Ağu 2005
Mesajlar
3,994
Aldığı Beğeniler
9
Konum
Sinop&Egypt
Takım
Beşiktaş
bende severek maclarini izledigim bir takim ..
gercekten ornek alinacak bi takim ..

kadrosunada bakildiginda o kadarda unlu futbolculari yok ..

ama fener in masaallahi var ..:)


bu sene bari rezil etmeseler ..
bisiler yapsalar...:)
 

Onur

Geliştirici
 
Üyelik Tarihi
1 Eki 2005
Mesajlar
7,572
Aldığı Beğeniler
4,846
Konum
Karaman
Takım
Galatasaray
yok ya ne yapacak fener fener dedigin ne ki :D:D:D
 

Gölge

Dost İstersen Allah Yeter
 
Üyelik Tarihi
1 Kas 2005
Mesajlar
4,662
Aldığı Beğeniler
29
Konum
İstanbul - Eyüpsultan
Takım
Galatasaray
ORiJiNAL YAZARI : @Cihan**
bende severek maclarini izledigim bir takim ..
gercekten ornek alinacak bi takim ..

kadrosunada bakildiginda o kadarda unlu futbolculari yok ..

ama fener in masaALLAHi var ..:)


bu sene bari rezil etmeseler ..
bisiler yapsalar...:)

Yok bea Cihan kardeşim ben Galatasaray'lıyım ama Avrupa'da Fenerbahçe'yi her zaman desteklerim sorun takımda değil bence Daum'un gitmesi lazım yoksa tekrar dan sondan birinci olarak döneriz ülkemize rezil olmuş bir şekilde :D :D :D
 

YaMusaB

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
1,716
Aldığı Beğeniler
5
Fenerbahçe gerçekten rezil takım 8)
 
Üst Alt