Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

siyah-yildizlar

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
16 Eyl 2005
Mesajlar
206
Aldığı Beğeniler
0
Büyü ümüz diyor ki:"Ahmet Turan Alkan şu anda Türkçeyi en iyi kullanan yazardır Türkiyede" me er ne isabetli söylemiş...

Ahmet Turan hocam yüre inize,kaleminize ve idrak ve şuurunuza sa lık...


"Vah canııım!

Şakşuka şarkısıyla şöhret olan Tarık Mengüç, bir yılda 200e yakın programa katılarak rekor kırdı; bak, bak, bak, birini bile seyretmemişim. Hayatı ıskalamak diye buna derler. Bu böyle gitmez artık, daha çok magazin seyretmeliyim; gazetelerin abur-cubur ilâvelerini de, üzerinde üzüm, peynir, ekmek yemek için bir okumadan bir kenara ayırmak yerine ilk okunacaklar arasına almalıyım en iyisi; hatta daha âlâsı, ilaveleri okuyup ö le sofrasını bizatihi gazetelerin üzerinde kurmak.


Buyrun; Hülya, Kayayı tek celsede boşadı. Eskiden böylelerine hükümet gibi kadın derlerdi. Kamuoyu bu meselede Hülyayı tutuyor; hele boşanma ertesinde gazetecilere yaptı ı o ferah-fahur açıklamalarla çok prim yaptı.

Âsâbını teskin etmek için hangi egzersizi tercih ediyor acaba?! Çaktırmadan ben de çok takdir ettim. Helâl olsun, kadın yıllardan beri kendi adına dergi yayınlıyor hâlâ batmadı.

Gazeteler Ata Türkün öldü ünü yazdılar. Adı Ata, soyadı Türkmüş. Annesi Kaynana Semra hanım, Üzgün de ilim, ben asker kızıyım. Bunca şehit varken benim de şehit vermem gerekiyordu demiş. Şu haber üzerine bir yorum yapayım diyorum, aklıma bir şey gelmiyor. Mesle in ustaları der ki, bilgi yoksa yorum da yapılmaz. Atayı tanımıyorum, annesinin yüzünü hatırlar gibiyim, vaktiyle Türkiyenin güzel insanlarını kırıp geçiren o caanım televizyon kavgalarını seyretmemişim. Şimdi kalkıp yalancı şöhretin acı bedeli muhtevalı bir analiz yapmak mümkün ama ne de eri var?

Halkımdan uzak düşmüşüm; nabzım onlarla atmamış yıllarca. Yarından tezi yok bir iki magazin dergisine abone olmam lâzım.

Gamze Hanımın başına gelenler sanki Marsta olup bitmiş gibi alâkasız kaldı ımı fark ettim. Tamam ilgileneyim ama yine işin neresinden tutaca ımı bilemiyorum. İlgilenen arkadaşların görüşlerini inceledim, yarısı o lan tarafı, yarısı kız tarafı, kabahatlinin kim oldu u hususunda ortada netlik yok. Sadece ortalı a vah canıım demekle yetiniyorum; isteyen üzerine alınsın.

Botoks kadınlara yakışmıyormuş mesela; niyçün niyçün derseniz, Nükhet Duru yaptırmış, şimdi pişmanmış. Yahu botoks nedir diye etrafımda soraca ım kimse yok. İnternet sa olsun, ö rendik. Yalnız bu mevzuyu inceledi im magazin sayfasında Nükhetin bir resmi var, yanında 32 puntoyla nal gibi, 70 yaşında yazıyor. Tamam o kadar cahil de iliz, Nükhet karşıdan bakılınca siz bilemediniz 30 gösteriyor ama aynı kuşaktan sayılırız, yani altmışa merdiven dayamışlar kuşa ından. Keh keh keh...

Haa, me erse başlık Sophia Lorene aitmiş; sayfa sekreterinin Nükhete gıcı ı var anlaşılan; eski numaradır, biliriz.

Başka neler var bakalım magazin sayfalarında; a, Ben kafalardaki konforu bozuyorum demiş Ahmet Hakan. Böyle mühim bir beyanatın 4. sayfa ete inden verilmesi vahim bir editörlük skandalı bence. Haberin içindeki lilâ renkli kutuda ise (lilâ, açık eflâtun demekmiş, hızlı ö reniyorum) Deniz Akkaya solculu un anlamını bile bilmez demiş. Hani Deniz Akkaya hanımı biraz tanısam haklıdır, haksızdır diyece im ama yok işte. Diyeceksiniz ki, Peki Ahmet Hakanı tanıyor musun sanki?

Bu iş hoşuma gitmeye başladı; bizim gazetenin magazin ilavesi olmaması ne fena! Bir ara Yeni Şafak refikimiz istisnâdan olmak üzere böyle bir sayfa yaptı, fena da durmadı hani. Sayfayı internette kibrit kutusu büyüklü ündeki jpeg resminden gördüm, pek bir şey anlaşılmıyordu ama olsun; yeniliklere açık olmak lâzım. Halkımız benimsiyor bu gibi şeyleri, tutuyor, takib ediyor, ilgileniyor, konuşuyor, bazı trendleri izlemek kaçırmamak gerek azizim...

Not: Metinden de anlaşılaca ı üzere yazarınız birkaç hafta, yıllık kafa tatili ihtiyacı içindedir. Bu süre zarfında toparlanarak mûtadı üzre sıkıcı memleket meseleleri üzerinde durmaya devam edecektir nasipse. /ATA
 

Hasbi

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
5 Eyl 2005
Mesajlar
317
Aldığı Beğeniler
1
Paylaşım için Allah(c.c.) razı olsun.

Son zamanlarda 10 dakikalık şöhret üreten Magazin tipi programlara ve ek sayfalara ithafen....

Gelin kaynana tipi programlar ın yayınlandı ı dönemlerde bu programların yasaklanması için ça rı yapmıştım islamicportal.de sitesindeyken..

artık şer odaklarının her türlü özgürlüklere sahip olmasının ve hayırlı işlere imza atacak kişilerede yasak konmasının önüne geçilmeli....


Fehmi Korunun Bu yazısını okumanızı tavsiye ederim...

Haksızlık ve adaletsizlik

"Bir zaman gelecek, herkes 15 dakikalı ına şöhret olacak" diyen Andy Warhol do ru söylemiş söylemesine, ama o 15 dakikadan sonra hallerinin nice olaca ına dair de bir şeyler söyleseydi iyi olurdu. Elinden tutarak ekrana çıkaran, televizyon televizyon dolaştırıp şöhretine katkıda bulunan annesi, "Şehit verdim" diyor o lu için... 15 dakikalık şöhretlerimizin en şöhretlisi olan o ul, gencecik yaşında hayatını bir otel odasında aşırı dozdan kaybediverdi.

Televizyonda tanıştırılıp evlendirilmek istenen gençler ve anneleriyle geçirdi imiz akşamlar fazla uzakta olmadı ı için konuyu biliyorsunuz. O evden evlilik çıkmadı, "Evlendiler" diye ilân edilenlerin evlili i de 15 dakika hızıyla bitti. Ancak, o ev pek çok 'şöhret' üretti. Anne şöhret oldu, gelin ve damat adaylarından da şöhrete kavuşanlar çıktı. Ço u o şöhretini paraya çevirecek işler yaparak hayatlarını idame ettiriyorlar.

Zurnanın "Zırt" dedi i bir yer varsa, o da şurası: Popüler olmak, yani halkın tanıdı ı biri haline dönüşmek tadı çıkarılmaya de er bir gelişme, buna hiç kuşku yok; ancak o şöhretin nereden geldi inin açıklanabilmesi şartıyla... Gelin-kaynana programlarından 'şöhret' olanlar bu tanınmışlıklarını kendilerine nasıl izah etmişlerdir acaba? O izah ile o 'şöhretli' gencin otel odasında ölü bulunması arasında do rudan bir ilişki kurulabilir mi?

Sadece televizyon ekranına çıkmak ve orada bir süre görünmek 'şöhret' olmak için yetiyor. Ekrana çıkarılmışlık bir 'de er' pek çok kişi için. Kitap okumak, bilimsel araştırmalar yapmak, ya da herhangi bir üretici faaliyet içerisinde bulunmak, insanlı a katkı, yarına kalacak bir eser, bir güzelli e nefes vermek, onu alıp biraz daha güzelleştirmek... Bunlarsız da 'şöhreti' yakalamak mümkün; hatta günümüzün medya ortamında bu daha da fazla mümkün...

Burada bir medya eleştirisi yapacak de ilim; çünkü medyamız bizim aynamız aslında. Gelin-kaynana programlarının ekranları işgal etti i dönemlerde, ya da benzeri programların gösterildi i akşamlar acaba ne izliyorsunuz televizyonlarınızda? Otel odasında aşırı dozdan hayatını kaybedecek gençleri, çocu una yuva kurma çabasındayken ekranın baştan çıkarmasıyla kendi saadetini tehlikeye sokan anneleri ve babaları, de il mi?

Bu işin şakası yok: 'Şöhret', sanıldı ı gibi, kazanılmıyor, insanlara onu bizler bahşediyoruz... Bizler, yani bu toplum... Televizyonlar, gazeteler, kanaat üreten her şey, toplum içerisine kepçesini daldırıp ilgi duyulaca ını düşündü ü tipleri ayıklıyor; bizler de onları izleyerek, izlediklerimizi aramızda konuşup tartışarak 'şöhret' haline getiriyoruz. 15 dakikalı ına da olsa...

Bizde yine sınırlı kaldı bu tür şöhretler; RTÜK bir noktada müdahale etti i için... Başka ülkelerde, işi, çok daha farklı boyutlara taşıyanlar, bütün de erler sistemini tepetaklak edecek programları evlerin mahremiyetine sokanlar oldu. Oluyor da. Bundan bir adım ilerisi, 'şöhret' haline getirdi i kişinin otel odasında aşırı dozdan ölümünü de ekranlara taşımaktır; ileride bunu yapanlar da çıkarsa şaşırmayalım...

İnsan olumlu ve olumsuz pek çok özelli e müsait olarak yaratılmış bir mahluk; iyi ile kötü arasında tercih kullanırken bunu bazı de erlerden hareket ederek yapıyor. İnsandan o de erleri aldı ınızda, ya da o de erleri kötü gösterdi iniz, zararlı ve tehlikeli ilân etti inizde, onu kötülü ün kuca ına atıyorsunuz demektir. Kim? Siz, ben, toplum, hepimiz, insanlı a yön verenler...

Bugünün dünyasında 'yasaklar' ile işler yürümüyor; bu sebeple 'serbestlik' konusunda adaleti sa lamak gerekir. Kötünün önündeki engeller kalkmış iken iyiye giden yolların kesilmesi bir adaletsizliktir. Otel odalarında son bulan hayatlar cansız bedenleriyle o adaletsizli i haykırıyorlar.

Artık duyalım.
 

cüneyd-i

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Eyl 2005
Mesajlar
138
Aldığı Beğeniler
1
...Ahmet Turan Alkan'ı yeni tanıdım sayılır...İnsanları ve fikirleri silmek yerine onların dış cephesinden özüne inen ,üslubu ile samimiyeti ve hakikati beyan eden sözleri ile de erli bir yazar...!
 

ExELaNcE

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
3 Eyl 2005
Mesajlar
3,446
Aldığı Beğeniler
13
Ahmet Turan Alkanı yıllardır okumaya çalışırım Aksiyon dergisinde...paylaşım için tşkler..
 

Sebep

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Eyl 2005
Mesajlar
2,935
Aldığı Beğeniler
3,661
Takım
Galatasaray

ahmet turan bey i zaman zaman okurum .. dünkü yazısını da okudum çok üstten ve dokundurarak yazmış.. aglanacak halimize güldüm desem...

 
Üst Alt