Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
Büyük fıkıh âlimi Abdullah bin Abbas namaz kılıyordu. Yanında ise tasavvuf âlimlerinden Tavus ile Atâ oturuyorlardı. Ansızın bir adam odaya girdi. Önce selâm verdi, hemen arkasından da sualini sordu:

'' İçinizde fıkıh bilen kimdir? Ona bir sual soracağım.''

Tavus ile Atâ, sualini sormasını istediler. Adam müşkülünü şöyle anlattı:

'' Abdest aldıktan sonra, sık sık beyaz bir akıntı geliyor. Bundan dolayı huzursuz oluyor, üzülüyorum. Hattâ bu akıntı yüzünden gusletmem icabettiğini de zannediyorum. Ne dersiniz, idrar yolundan gelen bu akıntıdan sonra hemen gusül yapmam gerekir mi?''

Atâ ile Tavus karşılıklı bakıştılar. Sonra durumu iyice anlamak için mukabil sual sordular:

'' Geldiğini söylediğin akıntı, çocuğun ana rahmine düşmesine sebep olan akıntıdan mıdır?''

'' Evet, ta kendisi!''

'' Öyle ise, dediler, bu akıntı gelince sana gusül farz olur!''

Adam bu cevaba çok üzüldü. Kederli şekilde kalkıp giderken ölenlerin arkasından okunan âyeti okuyordu: ''İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râciûn!''
Bununla abdestten sonra sık sık gelen bu akıntı yüzünden üstüste gusletmesinin ne kadar zor olduğunu söylemek istiyor, hattâ bu kadar fazla guslün kendisine ölüm gibi geldiğini ima etmek istiyordu.

Tam bu sırada namazını bitiren Fıkıh âlimi Abdullah bin Abbas sordu:

'' Sual sahibi nereye gitti?''

'' Şu tarafa doğru gitti. Hem de üzülerek'', dediler.

'' Hemen yetişin, onu bulup getirin'', diyen Hazret-i İbn-i Abbas, dönerek Tavus ve Atâ Hazretleri'ne sordu:

'' Siz bu adama abdest aldıktan sonra gelen (bahsettiği akıntıdan dolayı) gusül lâzım geleceğini hangi âyet ve hadîste gördünüz?''
Cevap verdiler:

'' Âyet ve hadîste bunun aynını görmedik. Ama çocuk doğmasına sebep olan akıntının gelmesiyle gusül lâzım geleceğini biliyoruz. Bu kesindir. İşte bu zattan da o akıntı gelmemiş midir?''

'' Hayır, gelmemiştir! Bu akıntı guslü gerektiren akıntıdan sayılmaz. Sorulması lâzım gelen başka hususlar vardı işin içinde. Onun aydınlanması lâzımdı ki doğru cevap verilsin.''


Bu sırada yoldan çevrilen adam içeri girdi. Abdullah bin Abbas yeniden sordu:

'' Abdest aldıktan sonra mesaneden geldiğini söylediğin o akıntı, sana lezzet vererek, şiddetle mi, yoksa zevk vermeden, yavaşça mı geliyor?''

'' Hiç zevk vermeden, hem de yavaşça, sızıntı halinde geliyor''.
Bir sual daha sordu:

'' Peki, bu akıntıdan sonra kendinde bir bitkinlik, yorgunluk hissediyor musun?''

'' Hayır, hiçbir bitkinlik ve
yorgunluk hissetmiyorum!''

Bu defa fıkıh âlimi kelimelere basa basa fetvasını verdi:

'' Haydi git, bu akıntıdan dolayı sana gusül lâzım gelmez. Sadece
abdestin bozulmuş olur, o kadar. Zira bu, sıhhî rahatsızlıktan dolayı gelen özür akıntısıdır; guslü farz kılan zevk akıntısı değildir!''


Böylece adamı büyük bir sıkıntı ile huzursuzluktan kurtaran Abdullah bin Abbas, Resûl-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve sellem) den işittiği bir hadîsi de şöyle anlattı:

'' Fıkıh bilen bir kişi, bilmeyen bin kişiden daha kuvvetli karşı koyar şeytana.''

Anlaşılan, fıkhı tam bilmeyen bu muhterem zatlar, sual sahibini her defasında gusletmeye mecbur bırakacaklardı. Bunu yapmak ise kolay değildi. Bu fetva, onu vesveseye itmek, şeytana mağlûp etmekti.

Ama fıkıh ilmini tam bilen bir kişi ağır külfetten onu kurtarıp kolaya yöneltmiş, vesveseye fırsat bırakmamış. Şeytana karşı koydurmuştu.

Demek ki, fıkıh ilmi ihmal edilemez, basite alınıp da terkedilemez. Dinî hayatın kolaylığı ve doğruluğu ancak fıkıh ilmini bilmekle mümkündür.

Rabbimiz; bilmediğimizi öğrenirken, bildiğimizle de amel etmeyi nasip eylesin.

'' ALLAH (Celle celaluhu) kimin hayırlı kul olmasını dilerse onu dinde bilgi sahibi yapar!''
 

Bir_Katre

RAHMETLE ANIYORUZ DEĞERLİ KARDEŞİM
 
Üyelik Tarihi
4 Ağu 2006
Mesajlar
5,632
Aldığı Beğeniler
50
Konum
Ağrı
Takım
Galatasaray
Rabbimiz; bilmediğimizi öğrenirken, bildiğimizle de amel etmeyi nasip eylesin.

Aminnn...
Allah (cc) razı olsun ablam emeğine sağlık...
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
ALLAH cc sizdende razı olsun kardeşlerim
 

Gülistan34

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
11 Mar 2007
Mesajlar
279
Aldığı Beğeniler
1
Allah razi olsun tabiki bilen ile bilmeyen bir degildir.

ne demis atalarimiz yarim hoca dinden eder,
yarim kasap da can dan eder..

bu yüzden iyi bilmedigimiz hic birseyi birde böyle
hassas fikih konusu ise cok dikkat etmemiz gerekir
...
 

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
Rabbimiz; bilmediğimizi öğrenirken, bildiğimizle de amel etmeyi nasip eylesin.

ALLAH razı olsun ablam.
 

kalay34

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Tem 2007
Mesajlar
11
Aldığı Beğeniler
0
Fıkıh kişinin kendisi hakkında hayırlı ve şerli olan şeyleri bilmesi demek
Rabbimiz bilmediğimizi öğrenirken, bildiğimizle de amel etmeyi nasip eylesin.
emeğine sağlık
 
Üst Alt