- Üyelik Tarihi
- 7 Eyl 2005
- Mesajlar
- 1,242
- Aldığı Beğeniler
- 9
- Takım
- Galatasaray
FIKIH KAPISI
BUNUN SEBEBİ İLE AÇILDI
HRivayet edilir ki, İmam Ahmed b. Hanbel, İmam Şafi-î Hazretlerinin ilimde ulaştı ı mertebeyi duymuş ve onu ziyarete gitmeye karar vermişti. Ahmed b. Hanbel'in yaşı ilerlemiş, İmam Şafi-î ise henüz genç yaşındaydı. Anlatılır ki, Ahmed b. Hanbel'in ezberinde üç yüz bin hadis bulunmaktaydı. Böyle bir ilim ehlinin bir genci ziyarete gitmesi, bazılarını rahatsız etmişti. Hatta ziyarete gitmekle kalmamış, İmam Şafiî'den ders almış, ona talebe olmuştu. Bir yakını bu yaptı ına itiraz etti ve dedi ki:
"Bu dereceye ulaşmış bir şahıs, ulu üstadların ve şeylerin sohbetini terk edip yirmi beş yaşındaki bir gencin önünde diz çöküp oturur mu?" Ahmet b. Hanbel:
"Benim ezberimde bulunan her şeyin mânasını o biliyor, e er o elimize geçmemiş olsaydı, biz onun arayışı içinde olurduk. Çünkü o, haberlerin, rivayetlerin ve okumuş oldu u şeylerin hakikatini anlıyor. Biz fazla bir hadis bilmiyoruz. Ama âdeta cihanın güneşi halkın afiyetidir."
Ahmet b. Hanbel der ki:
"Fıkıh kapısı halkın üzerine kapatılmıştı. Hak Teâlâ bu kapının açılmasına onu sebep kıldı."
Bu nakledilen hâdiseden çıkarılacak çok dersler vardır. Özellikle günümüzde ilim ehli olan zatlar, gruplar, cemaatler arasındaki çekişmelerde bu kıssadan ibret almalılar. Her iki zat da bir mezhep kurucusu, bir ekol sahibidir. Onlarda ne gurur, ne kibir, ne kendini be enme gibi kötü hasletlerin zerresi yoktur. Allah'ın rahmeti onların üzerine olsun.
İmam Şafi-î buyurdu ki:
"Kendini bilmezlere ilim ö reten, ilmin hakkını zayi etmiş olur. Lâyık olandan ilmi esirgeyen de zulmetmiş olur."
BUNUN SEBEBİ İLE AÇILDI
HRivayet edilir ki, İmam Ahmed b. Hanbel, İmam Şafi-î Hazretlerinin ilimde ulaştı ı mertebeyi duymuş ve onu ziyarete gitmeye karar vermişti. Ahmed b. Hanbel'in yaşı ilerlemiş, İmam Şafi-î ise henüz genç yaşındaydı. Anlatılır ki, Ahmed b. Hanbel'in ezberinde üç yüz bin hadis bulunmaktaydı. Böyle bir ilim ehlinin bir genci ziyarete gitmesi, bazılarını rahatsız etmişti. Hatta ziyarete gitmekle kalmamış, İmam Şafiî'den ders almış, ona talebe olmuştu. Bir yakını bu yaptı ına itiraz etti ve dedi ki:
"Bu dereceye ulaşmış bir şahıs, ulu üstadların ve şeylerin sohbetini terk edip yirmi beş yaşındaki bir gencin önünde diz çöküp oturur mu?" Ahmet b. Hanbel:
"Benim ezberimde bulunan her şeyin mânasını o biliyor, e er o elimize geçmemiş olsaydı, biz onun arayışı içinde olurduk. Çünkü o, haberlerin, rivayetlerin ve okumuş oldu u şeylerin hakikatini anlıyor. Biz fazla bir hadis bilmiyoruz. Ama âdeta cihanın güneşi halkın afiyetidir."
Ahmet b. Hanbel der ki:
"Fıkıh kapısı halkın üzerine kapatılmıştı. Hak Teâlâ bu kapının açılmasına onu sebep kıldı."
Bu nakledilen hâdiseden çıkarılacak çok dersler vardır. Özellikle günümüzde ilim ehli olan zatlar, gruplar, cemaatler arasındaki çekişmelerde bu kıssadan ibret almalılar. Her iki zat da bir mezhep kurucusu, bir ekol sahibidir. Onlarda ne gurur, ne kibir, ne kendini be enme gibi kötü hasletlerin zerresi yoktur. Allah'ın rahmeti onların üzerine olsun.
İmam Şafi-î buyurdu ki:
"Kendini bilmezlere ilim ö reten, ilmin hakkını zayi etmiş olur. Lâyık olandan ilmi esirgeyen de zulmetmiş olur."