- Üyelik Tarihi
- 26 Kas 2008
- Mesajlar
- 625
- Aldığı Beğeniler
- 7
- Takım
- Galatasaray
Beşerin dünya hayatında karşılaştığı her şey ama her şey imtihandır. Çünkü dünya darül imtihandır.
Başımıza gelen olaylar, çevremizde yaşadığımız –ucundan kıyısından bize temas eden- tüm gelişmeler imtihan sebebidir. Hayatta önümüze konan problemler karşısındaki duruşumuz bir puanlamaya tâbidir ki elmas ile kömür birbirinden ayrılsın.
Filistin’de yaşanan insanlık dramının birçok boyutu vardır lakin burada fertlerin şahsi dairesine temas eden kısmı üzerinde durmak istiyorum. Filistin yaşadığımız ülkeye yakın olmasına rağmen, fert olarak yapacak çok şeyimiz yok(!) gibi görünmektedir dua etmekten başka. Ortadoğu’daki komşumuzun evinde yangın varken sıcacık evlerimizde nasıl rahat edebiliriz, afiyetle yediğimiz lokmalar nasıl geçer boğazımızdan. Elimiz kolumuz da bağlıdır asırlık gafletlerle.
Öyle ya elimize silahı alıp İsrail askerinin karşısına dikilemeyiz. Elimizin altında modern savaş uçakları da yok ki biz de onların tecavüzkar tavrına ayniyle mukabele edelim. Bir nota çekip sert bir üslupla ‘dur durduğun yerde’ deyip haddini de bildiremeyiz, devlet değiliz. Öyleyse ne yapabiliriz Filistin için, kardeşlerimiz için niyaz etmekten başka…
Bir fert elinden gelmeyecek şeylerden hesaba çekilmeyecektir, müsterih olalım. Ancak elinden gelenleri yapmadığı zaman azim bir hesap beklemektedir onu.
Peygamberi Zişan efendimiz sefere çıkacağı zaman öyle bir dua edermiş ki görenler, sebepler sükut etti zannına kapılırmış. Bunun yanında kılıcın keskinini alır, zırhı da çift giyermiş. Bizler Kardeşlerimiz için sadece dua edip gözyaşı dökerek vicdanlarımızı rahatlatmayalım, biraz da ‘amel’e dökelim duygularımızı.
Osmanlı torunlarının kurduğu bu ülkede, şükürler olsun ki, isimlerini sayamayacağımız kadar yardım kuruluşları örgütlenmiş, bunların hemen hepsi şu anda Filistin’e yardım kampanyaları düzenliyor. Öncelikle kendimiz bu kuruluşlardan bir tanesine yardımda bulunup daha sonra da çevremizdeki eşimizi, dostumuzu, komşularımızı ve arkadaşlarımızı teşvik edebiliriz. Her birimizin telefonunda en az yüz kişi kayıtlıdır. Her birini, gönderdiğimiz mesajlarla uyarabiliriz. Böyle bir teklifle gidildiğinde hayır diyecek insan çok azdır bu ülkede, fakat bir gaflettir inmiş gözlerimizin ve düşüncelerimizin önüne. Bir hatırlatma, bir ilk hareket bekleyenlerle dolu etrafımız. İhlasla yapılan bu nevi işler göle atılmış bir taş gibidir. Küçük küçük halelenir önce, sonra koca koca daireler halinde tüm göle yayılır.
Fiili duamızı yaptıktan sonra da ellerimizi semaya açıp, yaşlı gözlerle, Ya Rabbi! Biz aciziz, kardeşlerimiz için yapabileceklerimiz mahdut, Sen kudreti sonsuzsun, Seri’ül Hisap’sın, mazlumların – mağdurların âhını, intikamını zalim İsrail’den al! Diye niyazda bulunabiliriz.
Ne sadece dua, ne sadece eylem, Kâinatın efendisi gibi muvazene insanı olmaya çalışmalıyız.
Süslü kelimelerle elimizden bir şeyler gelmediğini anlatmak yerine, elimizden gelen ne ise onu yapmalıyız mazlum kardeşlerimiz için.
“Kulaklar doydu artık, gözler aç” etrafımızdakilere hüsnü misal olalım, bakın neler oluyor…
Not: (Hel sebeb-i kel fail) Sebep olan yapan gibidir!
Kardeş Ülke Filistin Bombalar Altında!
http://www.denizfeneri.org.tr
Anasayfa: IHH Insani Yardim Vakfi

Başımıza gelen olaylar, çevremizde yaşadığımız –ucundan kıyısından bize temas eden- tüm gelişmeler imtihan sebebidir. Hayatta önümüze konan problemler karşısındaki duruşumuz bir puanlamaya tâbidir ki elmas ile kömür birbirinden ayrılsın.
Filistin’de yaşanan insanlık dramının birçok boyutu vardır lakin burada fertlerin şahsi dairesine temas eden kısmı üzerinde durmak istiyorum. Filistin yaşadığımız ülkeye yakın olmasına rağmen, fert olarak yapacak çok şeyimiz yok(!) gibi görünmektedir dua etmekten başka. Ortadoğu’daki komşumuzun evinde yangın varken sıcacık evlerimizde nasıl rahat edebiliriz, afiyetle yediğimiz lokmalar nasıl geçer boğazımızdan. Elimiz kolumuz da bağlıdır asırlık gafletlerle.
Öyle ya elimize silahı alıp İsrail askerinin karşısına dikilemeyiz. Elimizin altında modern savaş uçakları da yok ki biz de onların tecavüzkar tavrına ayniyle mukabele edelim. Bir nota çekip sert bir üslupla ‘dur durduğun yerde’ deyip haddini de bildiremeyiz, devlet değiliz. Öyleyse ne yapabiliriz Filistin için, kardeşlerimiz için niyaz etmekten başka…
Bir fert elinden gelmeyecek şeylerden hesaba çekilmeyecektir, müsterih olalım. Ancak elinden gelenleri yapmadığı zaman azim bir hesap beklemektedir onu.
Peygamberi Zişan efendimiz sefere çıkacağı zaman öyle bir dua edermiş ki görenler, sebepler sükut etti zannına kapılırmış. Bunun yanında kılıcın keskinini alır, zırhı da çift giyermiş. Bizler Kardeşlerimiz için sadece dua edip gözyaşı dökerek vicdanlarımızı rahatlatmayalım, biraz da ‘amel’e dökelim duygularımızı.
Osmanlı torunlarının kurduğu bu ülkede, şükürler olsun ki, isimlerini sayamayacağımız kadar yardım kuruluşları örgütlenmiş, bunların hemen hepsi şu anda Filistin’e yardım kampanyaları düzenliyor. Öncelikle kendimiz bu kuruluşlardan bir tanesine yardımda bulunup daha sonra da çevremizdeki eşimizi, dostumuzu, komşularımızı ve arkadaşlarımızı teşvik edebiliriz. Her birimizin telefonunda en az yüz kişi kayıtlıdır. Her birini, gönderdiğimiz mesajlarla uyarabiliriz. Böyle bir teklifle gidildiğinde hayır diyecek insan çok azdır bu ülkede, fakat bir gaflettir inmiş gözlerimizin ve düşüncelerimizin önüne. Bir hatırlatma, bir ilk hareket bekleyenlerle dolu etrafımız. İhlasla yapılan bu nevi işler göle atılmış bir taş gibidir. Küçük küçük halelenir önce, sonra koca koca daireler halinde tüm göle yayılır.
Fiili duamızı yaptıktan sonra da ellerimizi semaya açıp, yaşlı gözlerle, Ya Rabbi! Biz aciziz, kardeşlerimiz için yapabileceklerimiz mahdut, Sen kudreti sonsuzsun, Seri’ül Hisap’sın, mazlumların – mağdurların âhını, intikamını zalim İsrail’den al! Diye niyazda bulunabiliriz.
Ne sadece dua, ne sadece eylem, Kâinatın efendisi gibi muvazene insanı olmaya çalışmalıyız.
Süslü kelimelerle elimizden bir şeyler gelmediğini anlatmak yerine, elimizden gelen ne ise onu yapmalıyız mazlum kardeşlerimiz için.
“Kulaklar doydu artık, gözler aç” etrafımızdakilere hüsnü misal olalım, bakın neler oluyor…
Not: (Hel sebeb-i kel fail) Sebep olan yapan gibidir!
Kardeş Ülke Filistin Bombalar Altında!
http://www.denizfeneri.org.tr
Anasayfa: IHH Insani Yardim Vakfi
