-"Sekerat zordur. Ölüm anında tülbent nasıl dikenler üzerinden alınmak istendiğinde nasıl onu gerer onu parçalarsa aynen öyle de ruh vücuttan çıkarken insana ızdırap verir acı çeker, sıkıntı duyar. Bu da yetmiyormuş gibi şeytan son nefeste o insana musallat olur. En sevdiğinin kılığında gelir. Vefat etmiş olan yakınlarından birinin suretiyle gelerek telkinde bulunur. Der ki;
-Bak seni nasıl sevdiğimi biliyorsun .Ben senden önce gittim orada gördüm. Orada geçerli din yahudilik dinidir. Gel sen o dine geç perişan olma.
diyerek onu kandırmaya çalışır. İkna edemezse hıristiyanlığı teklif eder. Eğer yinede kandıramazsa elinde bir bardak su ile sekerattaki o acı çeken insana o suyu gösterir.
O insan şeytandan bana su ver diye talep ettiğinde
-Veririm ama başınla bana bir secde et diye onu imansız götürmeye çalışır. Neuzibillah, bu sıkıntı ve şeytanın musallat olduğu esnada insan kalbinde iman hakikatleri ile ilgili bir nebze şüpheye
düşse ,tereddüte düşse, inkara düşse bu hal üzere ölürse imansız gider. Bütün hayatı boşa gider. Bu tasavvuf, bu sadatı kiramın en büyük faydası son nefestedir.
Sadatı kiramın ervahı Cenab-ı Hakkın izniyle sekerat halindeki mevtanın başına gelir. Sadatın ervahı gelince şeytan orayı terkeder kaçar ve insan iman üzere ölür."