- Üyelik Tarihi
- 24 Mar 2008
- Mesajlar
- 2,584
- Aldığı Beğeniler
- 20
- Takım
- Fenerbahçe
Gavsül-A'zam Abdülkadir Geylani Hazretleri, bir Ramazan günü sıcak bir çölde müridleri ile beraber yol almakta idi. Bir tarafta kızgın çöllerin sıcağı, bir tarafta Ramazan ayının verdiği susuzluk iyice tesirini göstermeye başlamıştı. Birden önlerinden sanki bir nur belirerek :
- Ey kulum Abdülkadir! Size bu ayda haram kıldığımı şimdi helal kıldım. Orucunuzu bozabilirsiniz!» diyordu.
- Müridlerden bazıları hakikaten Allah tarafından oruç bozmalarına müsaade olunduğunu sanarak yanlarında taşıdıkları suyu içmeye davrandılar. Fakat o anda Hazreti Şeyh, karşılarındakinin Şeytan aleyhilIa'ne olduğunu anlayarak:
- Sus ey mellun. Defol karşımdan» dedi ve euzü besmele çekti.
Bu hal karşısında müridler hayrete düşmüşlerdi. Abdülkadir Geylani Hazretlerine onun şeytan olduğunu nasıl anladığını sordular. O sözü söyleyenin Allah (c.c.) olmadığını ilm-i zahirimle anladım. Çünkü Allah mekandan münezzehtir. Ses ise bir taraftan geliyordu. Şeytan olduğunu ise ilmi batınımla anladım, buyurdular .
Geylani Hazretleri (k.s.), Cenab-ı Hakk'ın Hayy ismine mazhar olması hasebiyle, bir ihsan-ı İlahî olarak, kendisine bu meyanda keramet nasip olmuştur.
Mesela; Gavs'ın himaye ve terbiyesindeki evladını ziyarete giden bir hanım, biricik oğlunun kuru ve siyah bir parça ekmek yediğini görünce, şikayet için Gavs'ın yanına gider ve onun kızartılmış tavuk yediğini görür. Sebebini sorması üzerine;
Hazret-i Gavs tavuğa: 'Kum biiznillâh!' deyince o pişmiş tavuğun kemikleri toplanıp canlı tavuk olarak yemek kabından dışarı atlar.
Hazret-i Gavs, kadına dönerek: 'Ne vakit senin oğlun da bu dereceye gelirse, o zaman o da tavuk yesin' karşılığını verir. Yani, oğlunun ruhu cesedine, kalbi nefsine ve aklı midesine hakim olup, lezzeti şükür için istediği an, leziz şeyleri yiyebileceğini ima eder.
alinti....
- Ey kulum Abdülkadir! Size bu ayda haram kıldığımı şimdi helal kıldım. Orucunuzu bozabilirsiniz!» diyordu.
- Müridlerden bazıları hakikaten Allah tarafından oruç bozmalarına müsaade olunduğunu sanarak yanlarında taşıdıkları suyu içmeye davrandılar. Fakat o anda Hazreti Şeyh, karşılarındakinin Şeytan aleyhilIa'ne olduğunu anlayarak:
- Sus ey mellun. Defol karşımdan» dedi ve euzü besmele çekti.
Bu hal karşısında müridler hayrete düşmüşlerdi. Abdülkadir Geylani Hazretlerine onun şeytan olduğunu nasıl anladığını sordular. O sözü söyleyenin Allah (c.c.) olmadığını ilm-i zahirimle anladım. Çünkü Allah mekandan münezzehtir. Ses ise bir taraftan geliyordu. Şeytan olduğunu ise ilmi batınımla anladım, buyurdular .
Geylani Hazretleri (k.s.), Cenab-ı Hakk'ın Hayy ismine mazhar olması hasebiyle, bir ihsan-ı İlahî olarak, kendisine bu meyanda keramet nasip olmuştur.
Mesela; Gavs'ın himaye ve terbiyesindeki evladını ziyarete giden bir hanım, biricik oğlunun kuru ve siyah bir parça ekmek yediğini görünce, şikayet için Gavs'ın yanına gider ve onun kızartılmış tavuk yediğini görür. Sebebini sorması üzerine;
Hazret-i Gavs tavuğa: 'Kum biiznillâh!' deyince o pişmiş tavuğun kemikleri toplanıp canlı tavuk olarak yemek kabından dışarı atlar.
Hazret-i Gavs, kadına dönerek: 'Ne vakit senin oğlun da bu dereceye gelirse, o zaman o da tavuk yesin' karşılığını verir. Yani, oğlunun ruhu cesedine, kalbi nefsine ve aklı midesine hakim olup, lezzeti şükür için istediği an, leziz şeyleri yiyebileceğini ima eder.
alinti....