- Üyelik Tarihi
- 23 Eyl 2010
- Mesajlar
- 199
- Aldığı Beğeniler
- 3
- Takım
- Galatasaray
Belediye otobüsündelerdi. Hemen önde, 7-8 yaşlarında bir yumurcak ile ninesi oturuyorlar. Çocuk ninesine mahşer gününün ne demek olduğunu sordu. Nine heyecanla anlatmaya koyuldu: 'Yumruk büyüklüğünde dolu taneleri yağacak! Fırtınalar kopacak! Şimşeklerden gözgözü görmeyecek! ...' Çocuk ninesinin sözünü kesip, ne dese beğenirsiniz? 'Öyle kötü havada, okullar da tatil olur herhalde, değil mi? '
Hisarüstü-Eminönü otobüsü. Orta yaşlı bir adam bindi. Özel halk otobüsü değil. Adam, şoföre: 'Biletim yok, binebilir miyim? ' Şöför: 'Yolculara sor.' Adam yolculara döndü: 'Binebilir miyim? '
Kalabalıktan uzak bir fakültenin yakınlarındayız. 100 metre ileriye bir helikopter indi. Helikopterden eğilerek inen biri, bir talebeye yaklaştı. Takriben 1 dakika kadar konuştuktan sonra adam helikoptere bindi ve tekrar havalandılar. Biz biraz şaşırdık ne oluyor diye. Ama esas dumur, o talebeye adamın ne sorduğunu öğrendiğimizde geldi. Adam adres sormuş!
Yine her zamanki gibi IETT otobüsüne binmiştim. Kibar bir amca ineceği durağa yaklaşınca düğmeye bastı ve orta kapıya yaklaştı. Ama sevgili şoför otobüsü durdurunca sadece arka kapıyı açtı, orta kapıdan inecek amcayı farketmedi. Bunun üzerine amca 'şoför bey, orta kapıyı rica edebilir miyim' dedi. Şoför ne dese beğenirsiniz: 'Al götür, senin olsun! '
Bu olay Trabzon Farabi tıp fakültesinde aynen yaşanmış bir olaydır. Acil kapısının önüne kornalar çalarak 2-3 araç geliyor. İçinden insanlar fırlayarak klasik 'doktorlar nerde sedye getirin' şeklinde bağrışmalar oluyor. Öndeki arabadan çıkan bir kişi arkadaki arabaya hastayı arabadan çıkarmasını söylüyor. Ve arkadakinin yanıtı: 'Sizin arabada değil miydi? ' Yani vatandaşlar hastayı Rize'de bırakıp, diğer arabada olduğunu sanarak Rize'den, yani 1 saatlik yoldan son sürat gelmişler.
Hisarüstü-Eminönü otobüsü. Orta yaşlı bir adam bindi. Özel halk otobüsü değil. Adam, şoföre: 'Biletim yok, binebilir miyim? ' Şöför: 'Yolculara sor.' Adam yolculara döndü: 'Binebilir miyim? '
Kalabalıktan uzak bir fakültenin yakınlarındayız. 100 metre ileriye bir helikopter indi. Helikopterden eğilerek inen biri, bir talebeye yaklaştı. Takriben 1 dakika kadar konuştuktan sonra adam helikoptere bindi ve tekrar havalandılar. Biz biraz şaşırdık ne oluyor diye. Ama esas dumur, o talebeye adamın ne sorduğunu öğrendiğimizde geldi. Adam adres sormuş!
Yine her zamanki gibi IETT otobüsüne binmiştim. Kibar bir amca ineceği durağa yaklaşınca düğmeye bastı ve orta kapıya yaklaştı. Ama sevgili şoför otobüsü durdurunca sadece arka kapıyı açtı, orta kapıdan inecek amcayı farketmedi. Bunun üzerine amca 'şoför bey, orta kapıyı rica edebilir miyim' dedi. Şoför ne dese beğenirsiniz: 'Al götür, senin olsun! '
Bu olay Trabzon Farabi tıp fakültesinde aynen yaşanmış bir olaydır. Acil kapısının önüne kornalar çalarak 2-3 araç geliyor. İçinden insanlar fırlayarak klasik 'doktorlar nerde sedye getirin' şeklinde bağrışmalar oluyor. Öndeki arabadan çıkan bir kişi arkadaki arabaya hastayı arabadan çıkarmasını söylüyor. Ve arkadakinin yanıtı: 'Sizin arabada değil miydi? ' Yani vatandaşlar hastayı Rize'de bırakıp, diğer arabada olduğunu sanarak Rize'den, yani 1 saatlik yoldan son sürat gelmişler.

