Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

*perwerder*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
2,975
Aldığı Beğeniler
2
gel ey bu ayda Ramzan ayından sonra en çok niyetli olan dertlerin dermanı , gönüllerin tabibi, aşılareın maşuku.....
 

*perwerder*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
2,975
Aldığı Beğeniler
2
Her şeyden evvel, varlı ıyla varlı ımızı ışıklandıran, gözlerimize nurlar serpip, bizleri nefsanî karanlıklardan kurtaran Rahmeti Sonsuz Rabbimize hamd ü senâlar ediyor, varlık a acının çekirde i, kainat kitabının ille-i gâiyesi, Hakka davetin en gür sesi Efendimiz'i salât ü selamlarla bir kez daha anarak ellerimizi açıp yalvarıyoruz:





Ey nimetleri, tükenip bitmeden sürekli sa anak sa anak ya an ve ey diledi i zaman Hakk'a, hakîkate cephe alan düşmanları helak eden ulu Rabbimiz! İşte yine kapına geldik; Senin zahir-bâtın (açık-gizli) nimetlerine, eksiksiz ve sapasa lam siyanetine muhtacız. Bize lütufta bulun.. bizi (nimetlerinden) mahrum bırakma; şu kimsesiz kullarını bütün şerli insanların kötülüklerinden ve endişe edip sakındı ımız her türlü fenalıktan muhafaza buyur!





Ey Yüceler Yücesi! Şayet bize karşı düşmanlık duygularıyla oturup kalkanların kalblerini yumuşatmak murad ediyorsan, bize ve gönüllüler hareketine karşı onların kalblerini yumuşat ve sinelerini daimî bir sevgiyle doldur!





Ey kalbleri evirip çeviren Sultanlar Sultanı! Bizim kalblerimizi de, onların kalblerini de sevdi in ve hoşnut oldu un güzelliklere çevir!

Efendimiz Hazreti Muhammede, aile efradına ve bütün ashab-ı güzînine salât u selam ederek bunları Senden dileniyoruz; dualarımızı kabul buyur Rabbimiz!..
 

*perwerder*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
2,975
Aldığı Beğeniler
2
senyoktun.jpg


Sen yoktun...
Hz Âdem'deydi nurun
Önce cenneti,
Sonra yeryüzünü şereflendirdin.
Âdem nuruna affedildi
Arafat bu affa şâhitti

Sen yoktun
Nuh'un gemisindeydi Nurun...
Dalgalar yeryüzünü bo arken
Tapra ın ba rındaki su
Gökyüzüyle buluşurken
Ve bu bir ilahi azap derken,
Allah nurunu taşıdı binbir sebeple
Tûfan, nurunu selamladı edeple...

Sen yoktun...
Hz.İsmail'in alnındaydı Nurun
İbrahimî bir dua yükseldi kimsesiz çöllerden
"Rabbimiz" dedi,
"Onlara kendi içlerinden
Senin ayetlerini okuyacak
Kitap ve hikmeti ö retecek onlara,
Onları temizleyecek bir elçi gönder,
Amin dedi on sekiz bin âlem
Nurunla aydınlanan minicik ellerini semaya kaldırarak
Amin dedi İsmail.
Hira Nur da ı amin diyerek aya a kalktı
Medine'den adı Uhud olan bir amin yankılandı sevr da ında.

Sen yoktun...
Hz.İsa "Ahmed" diye muştuladı seni
Alemlerin efendisi diye sana seslendi.
Artık ben sizinle çok söyleşmem, dedi havarilerine..
Çünkü bu âlemin reisi geliyor...
Bekleyin Ahmed geliyor.
Kainata rahmet geliyor.
Havarilerin yüzünü okşayan,
Ölüleri dirilten bir nefes oldun
Ama sen yoktun...


Sen yoktun Sultânım,
Hz. Abdullah'ın alnındaydı Nurun
Başı e ik gezerdi mazlum
Kuteyle göklerden seni sorardı
Varaka seni arardı semada
Anneler kız çocuklarını hep a layarak sevdiler.
A layarak süslediler ölüme...
A layarak hadi dayına gidiyorsun dediler.
Sen yokken,
Canlı canlı topra a gömülmenin adıydı dayıya gitmek.
Anne yüre inin çıldırtan çaresizli iydi.
Ve yavrusunun ölüme gidişini seyretmesiydi...
En son çocuk atılırken çukura
Annesinin suretinde bir melek tuttu onu
Ve tebessüm ederek hira nur da ını gösterdi.
Melekler süslüyordu hirâyı.
Efendisine hazırlanıyordu cebel-i nur,
Efendisine hazırlanıyordu mekke.
Âlem Efendisine hazırlanıyordu
Kainatın gözü Hz. Aminedeydi.
Toprak yalvarıyordu rabbine,
Allahım gönder artık diyordu.
Gel diye a lıyordu mazlumlar, gözleri semada


Ve bir gelişin vardı ya rasulallah,
Bir inişin vardı yer yüzüne...
Önünde cebrail!
Ardında yalın kılıç melekler!
Bir inişin vardı yer yüzüne...
Yetimler en huzurlu geceyi geçirdi belki de
Öksüzler annelerine sarıldı doya doya.

Sonra bir sessizlik kapladı seher vaktini.
Herşey sus pus olmuştu.
Hadi diyordu yıldızlar, Hadi diyordu ay!
Kainat bir isim duymak istiyordu.
Ve bir ses yükseldi Âmine'nin evinden;
Muhammed!
Karanlıklar aydınlı a bıraktı yerini.
Muhammed!
Melekler öptü o nurdan ellerini.
Muhammed!
Seni yaratan Allah'a kurbânız ey dürri yekta!
Sana o adı veren rahmana kurbanız


Artık sen vardın
Susuz topraklara rahmet indi seninle
Annenden sonra anne halime sevindi seninle
Ya mura mı ihtiyaç var?
Kaldır şehadet parma ını,
Ya murları salsın Allah.
Sonra tut a acın yapra ını,
Köklerini çıkarttırıp yanında yürütsün Allah.
Yeterki sen iste,
Sen iste yarasulallah
Deki ben kimim?
Da lar, taşlar dile gelsin,
Dilsiz çocuklar ellerinden tutup,
Ente Rasulullah desin.

Sen vardın
Bedir kârdı,
Uhut dardı
Hendek yârdı.
Yi itlerin vardı.
Ölmek için yarışan yi itler...


Hele bir enesin vardı senin.
Enes bin malik...
Uhut'ta öldü ünü duyunca arkadaşlarına,
Niye burada oturuyorsunuz diye sormuştu.
Onlar da
"Allah'ın Rasulü öldürülmüş" deyince
Enes kükremiş:
" Peki o öldükten sonra yaşayıp da ne yapacaksınız?
Kalkın ve O'nun gibi ölün! "Demişti.
Ve savaşın en yo un oldu u yerde şehit düşmüştü.
Hem de ne şehit ey nebi!
Vücudu yaralardan tanınmaz haldeydi.
Kızkardeşi ancak parmaklarından tanıdı onu...

Musab Bin Umeyr'in vardı senin.
Uhut'ta sanca ını taşıyan.
Öyle bir aşkla sana ba lıydı ki
Allah o gün melekleri Musab'ın suretinde indirdi.

Ebu hureyren vardı...
Acıkınca mescidin önünde durur sana bakardı.
Sen anlardın,
Ya Ebâhir gel! Derdin.


Ve sen gittin...
Bir gidişle gittin
Ardında hüznün kaldı.
Hasretin kaldı göklerde.
Bilal ezan okuyamaz oldu
Ne zaman teşebbüs etse
Muhammed rasulullah demeye
Dizleri üstüne çöker, kendinden geçerdi.

Sonra günler ay,
Aylar yıl oldu.
Ve asırlar oldu
Sensizli e açtık gözlerimizi.
Ama sen bırakmazsın bizi.
Sen varsın ey şehitlerin sultanı
Sen varsın!
Bir şehit bile ölmezken
Sana nasıl yok deriz.
Ebutalip şama giderken devesinin önüne geçip
Beni burda kime bırakıp gidiyorsun demiştin.
Ne anam var ne babam...
Ebutalip bırakmamıştı bu yüzden .


Sensizli in ızdırabıyla inleyen ümmetini kime bırakıp gidiyorsun Ya Rasûlallah!
Bırakma bizi ki; Allah;
Sen onların içindeyken onlara azab edecek de iliz buyuruyor.
Bırakma bizi!
Hayatı seninle ö retti Rahman.
Kullu u seninle tanıdık.
Duayı senden ö rendik sevgili!
Hz Ömer umre için senden izin isteyince,
"Kardeşcik"dedin ona,
Kardeşcik, duanda bana da yer ayırır mısın?
Bizler Ömer de iliz ama
Bütün dualarımız senin için

Ey Rabbimiz!
Rasulünü anışımızdan haberdar et!
O'na binler salat, binler selam!
Habibine Makam-ı Mahmut?u ver
O'na vesileyi lutfet.
O'nu refik-i Âlâya yükselt
Bizi de affet
O'nun hatrına affet
Zatının hatrına Affet.


Dursunali Erzincanli
 

*perwerder*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
2,975
Aldığı Beğeniler
2
Efendime gidiyorum


Aldım elime başımı

Efendime gidiyorum

Akıtarak gözyaşımı

Efendime gidiyorum



Aglıyorum coşa coşa

Dere tepe aşa aşa

Hiç durmadan koşa koşa

Efendime gidiyorum



Hasretlik yaktı bagrımı

İlaç dindirmez agrımı

Ele duyurup çagrımı

Efendime gidiyorum



İtikat etmem fallara

Tahammülüm yok yıllara

Göz yaşı döküp yollara

Efendime gidiyorum



Yollar uzun, günler kısa

Çekmiyorum hiçbir tasa

Sıcak kuma basa basa

Efendime gidiyorum



Dışım soguk, içim volkan

Görüşmeye var mı imkan

Belalara olur kalkan

Efendime gidiyorum



Sular gelmiyor kurnama

Hasretlik tüttü burnuma

Taşlar baglayıp karnıma

Efendime gidiyorum



Benlik putunu yıkmadan

Basamak bile çıkmadan

Rezil halime bakmadan

Efendime gidiyorum.
 

*perwerder*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
2,975
Aldığı Beğeniler
2
GEL GÖNÜLLERİMİZE RUHUMUZU ABAD ET!SEVGİMİZİ, AŞKIMIZI, CANIMIZI, GÖZYAŞIMIZI, SALAVATIMIZI SANA SUNALIM;BİZİ DE ÜMMETİNE KARDEŞLİĞİNE KABUL ET...BİTSİN BU PERİŞANİYET VE SENSİZLİK BİZE SEVGİNİ,SÖZLERİNİ LÜTFET!BAK ŞU SENSİZ ,ŞU DAĞINIK HALİMİZE!SÜNNETİNLE HAYATIMIZI MAMUR ET...ALLAH IM RAZI OLDUĞUN GÜL HAYATI KURAN -I İRFANI,KEMALATI,İHLASI,SAMİMİYETİ,KARDEŞLİĞİ,O NUN(SAV) SEVGİSİNİ ŞEFAATİNİ O NUN(SAV) HATRINA BİZE LÜTFET.....................................(AMİN)
 
Ü

üsame

Guest
Orjinal Yazarı *perwerder*
GEL GÖNÜLLERİMİZE RUHUMUZU ABAD ET!SEVGİMİZİ, AŞKIMIZI, CANIMIZI, GÖZYAŞIMIZI, SALAVATIMIZI SANA SUNALIM; BİZİ DE ÜMMETİNE KARDEŞLİĞİNE KABUL ET... BİTSİN BU PERİŞANİYET VE SENSİZLİK BİZE SEVGİNİ,SÖZLERİNİ LÜTFET! BAK ŞU SENSİZ ,ŞU DAĞINIK HALİMİZE!SÜNNETİNLE HAYATIMIZI MAMUR ET... ALLAH IM RAZI OLDUĞUN GÜL HAYATI KURAN -I İRFANI,KEMALATI,İHLASI,SAMİMİYETİ,KARDEŞLİĞİ,O NUN(SAV) SEVGİSİNİ ŞEFAATİNİ O NUN(SAV) HATRINA BİZE LÜTFET.....................................(AMİN)

AMIN AMIN
 

*perwerder*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
2,975
Aldığı Beğeniler
2
GEL EY KIYAMETE KADAR ÇAGIRMAKTAN ,SALAVAT getirmekten bir an olsun geri durmadıgım SEVGİLİ.....
 

*perwerder*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
2,975
Aldığı Beğeniler
2
Ey Dost!
Karşımda gülendamınla sen, mutlu bir tebessümdün duda ımı süsleyen,kalbimde kumsal kuran bir denizdin sen.
Şimdi dalgalarını ötelere savurup nerelere gidersin.
Ey Dost!
Yaşadı ım her ana anlam katandın sen. Sözlerimin sükunu, bakışlarımın efsunuydun. Gizemli dünyalarda
anlatılan firuze bir masaldın sen. Şimdi zift karışırken rüyalarıma, hangi masallardasın sen.
Ey Dost!
Baharın renklerini, bu dayın bereketini bakışlarıma taşıyandın sen.Şimdi bakışlarım mat ve anlamsızken, hangi
sevda mevsimindesin sen.
Ey Dost!
Kuraklaşan gönlümde gül-i Muhammedi'nin gül kokusunu hissettiren ve bu gül kokusuyla ruhumu huzurla
doldurmaya çalışandın sen. Şimdi gül kokusuna hasret biçareyim ben.
Ey Dost!
Arzularım yaprak dökümündeyken, sonbaharımdın sen. Eylül ya murlarında bitmez sandı ım ya mur damlalarımdın.
Şimdi mevsim ba buzumuyken, hangi eylüllerdesin sen.
Ey Dost!
Üzüldü ümde üzerime titreyendin sen. İncindi imde saçlarımı yıldızlarla donatandın. Şimdi yıldızlarını devşirip
nerelere gidersin.
Ey Dost!
Topra a düşen ilk damlada, rüzgarın yapra a de işinde, güneşin suya dokunuşunda, yüre imde gül yerine
alevler açmasın diye, beni ümide aşılamıştın. Şimdi yüre im yangın yeri iken hangi ümitlerdesin sen.
Ey Dost!
Çirkin olan her şeyin üzerine çizgi çekip, güzellikten yana ne varsa her şeyi getirendin.
Hem biliyor musun dostum, birlikte yöneldi imiz kıblelerin tadı başkaydı. Yaptı ımız dualara damlayan yaşlar
hala kurumadı. Şimdi kirpiklerim kuru, yüre im a lıyor durmadan.
Ey Dost!
Haylidir görmüyorum gözlerimin gördü ünü ve bedenim hissetmiyor bir yanımın sana do ru yürüdü ünü. Şimdi
türkülerime hüzün düştü. Mekan de iştirmek ister ruhum.
Ey Dost!
Yürüyemiyorum sensiz hayat yolunda. Alışamıyorum günleri sensiz yaşamaya. Çayımı yudumlayamıyorum sen
olmadan yanımda. Muhabbetin mekanı olan kalbini bana sunup niçin gittin dönülmez yollara. Şimdi sabahlarım
gecelerinde asılı kaldı. Firkat acısıyla yanıyor gönlüm.
Ey Dost!
Dön desem döner misin? Sil desem, silebilir misin göz yaşlarımı ellerinle. Bekliyor olabilir misin yine eskisi gibi.
Şimdi sana geliyorum hiç yürümedi imiz yollarda. Avuçlarımda -o çok sevdi in- yıldızlarla de il...
Hasret de miş sevda mersiyesiyle.....
 

*perwerder*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
2,975
Aldığı Beğeniler
2
SENSİZ CANIM MUHAMMED

Do mazdı kalbe îman,

İnmezdi arza Kur'an,

Mechûl olurdu esmâ,

Levlâke Yâ Muhammed!



Mâtem tutardı gökler,

Gülmezdi hiç melekler,

Mahzundu Arş-ı âlâ,

Levlâke Yâ Muhammed!



Feyzinle güldü âlem,

Gufrana erdi Adem,

A lardı belki hâlâ,

Levlâke Yâ Muhammad!



Sâyende erdi insan,

Tevhîde, yoksa putlar,

Ma'bud olurdu -hâşâ-

Levlâke Yâ Muhammed!



Gün görmeden baharlar,

Sislerle örtülürdü,

Zindan olurdu dünyâ,

Levlâke Yâ Muhammed!



Müreffeh gölgelerden.

Bin bir çeşit ziyâdan.

Mahrûm olurdu dünyâ,

Levlâke Yâ Muhammed!



İnler dururdu sesler,

Her na me hıçkırıktı,

Tutmuştu arşı şekvâ,

Levlâke Yâ Muhammed!



Dünyada tek hakîkat,

U runda can verenler,

Bulmazdı derde kimyâ,

Levlâke Yâ Muhammed!



Al kan, fi an içinde.

Te'yid ederdi zulmü.

Binlerce kanlı sehpa,

Levlâke Yâ Muhammed!



Geldin de "Rabb"i bildik,

Sayende hakka erdik.

Mechûl idi mâverâ;

Levlâke Yâ Muhammed!
 
Üst Alt