Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

(MaveRa)

Mavera
 
Üyelik Tarihi
27 Şub 2010
Mesajlar
2,351
Aldığı Beğeniler
4,060
Konum
-/-
Türbanlı kız ile tesettürlü kız arasındaki 7 farkı bulalım*

Bu yazı tesettürlü arkadaşlarımızla sadece 'başı örtülüleri' aynı kefeye koyup, vur Allah vur politikasını güdenlere ithaf edilmiştir.


1- Türbanlı kız haç takan Hıristiyan gibidir., dini emrettiği için değil sembol olduğu için tercih eder. (Neyi temsil edecekse)
1- Tesettürlü kız sadece yaşadığı din emrettiği için örtünür. Başka bir gaye beslemez.


2- Türbanlı kız başını anne/baba/anne/abi/mahalle/toplum baskısı ile örter.
2- Tesettürlü kız sadece Allah korkusu ile...


3- Türbanlı kızın yiyeceği hiçbir haltı başındaki 'örtü' engellemez... Sigara içebilir, küfür edebilir, sevgilisiyle ulu orta boy gösterebilir.
3- Tesettürlü kız örtüsünün ne anlama geldiğini ve neyi simgelediğini bildiği için açıktan ya da gizli olarak hiçbir pisliğe bulaşmaz. Flörtün kendisine zarar vereceğini bilir.


4- Türbanlı kız Müslüman olduğunu iddia eder ama her tarafından bilinçsizlik akar. Halbuki Müslüman bilinçli insandır.
4- Tesettürlü kız örtüsünün neyin bayrağı olduğunu iyi bilir.


5- Türbanlı kızın sadece başı kapalı, vücudu umuma açıktır.
5- Tesettürlü kız vücudunu umuma tamamen kapatmıştır.


6- Türbanlı kıza İslâm ile ilgili sorular sorduğunuzda cevap alamaz, alsanız dahi tatmin olmazsınız. Tüm Müslümanları onlar gibi sanmaktan geri durmazsınız.
6- Tesettürlü kız siz daha sormadan birçok sorunuza cevap verir. Aklı başındalığı ile sizi kendisine hayran bırakır.



7- Türbanlı kıza 'höt!' deseniz başını açar. Açık hali ile kapalı hali arasındaki 7 farkı idarak etmesi ise bir hayli vaktini alır.
7- Tesettürlü kız; eğitim, mezuniyet, balo, fotoğraf vs.. gibi sebepler için bir an bile olsa örtüsünden taviz vermez. Hiçbir emrin Allah'ın emrinden büyük olmadığını bilir.



*Genç Dergisi, Zeliha Akkaya, Yıl 4, Sayı 43, Nisan 2010, sayfa 19
 

dilsitan

Ya HaY
 
Üyelik Tarihi
24 Ağu 2009
Mesajlar
14,031
Aldığı Beğeniler
9,655
Takım
Galatasaray
Allah razii olsun bacisi
cok ince bi konu..
 

-Zeynep-

Mecânin-i Kütüp
 
Üyelik Tarihi
10 Şub 2009
Mesajlar
2,441
Aldığı Beğeniler
2,763
Konum
Ankara
Takım
Diğer
Allah razı olsun..
 

gayeretli_42

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
9 Kas 2007
Mesajlar
28
Aldığı Beğeniler
1
Günümüz İslam Alimlerinden ve ayrıca İlahiyat Fakültesi mezunu ve Hafız olan Mustafa Sağ'ın İslam'da Baş Örtmek var mıdır?adlı kitabını okusaydınız herhalde böyle düşünmezdiniz.Bu kitapta ayetlerde geçen başörtüsü diye iddia edilen şeylerin aslında başörtüsü değil,göğüs örtüsü anlamında zikredildiğini ve başörtüsünün 20.yy.ın başlarına kadar islam toplumunda mevcut olmadığını Osmanlı'da 2.Abdülhamid dönemlerinde yeni yeni zuhur ettiğini,hatta bu durumun toplumun can ve mal emniyetine zarar verdiği yönünde Abdülhamid'e şikayet ve ihbarlarda bulunulduğu,dini bir kıyafet süsü verilerek bazı insanların bu kisve altında hırsızlıklar yaptığı ve şahitlerin bunların yüzleri kapalı olduğu için onların şeklini şemailini tarif edemediklerini bu durumların da onların yakalanmaları konusunda zaptiyelerin işlerini güçleştirdiği ve toplumun asayişinin tehlikeye girdiği yönünde ihbarlar geldiği bunları gerekçe göstererek Sultan 2.Abdülhamid'in yüzlerin ve başın,cinsiyeti ve şekli belli olmayacak şekilde kapatılmasını ve o şekilde sokağa çıkmayı 2 nisan 1892 tarihinde bir fermanla(İradei Dâhiliye, Nu. 99887,Yıldız Saray-ı Hümâyûnu Başkitâbet Dâiresi 5894 numaralı fermanla)yasakladığı tarihçilerce de zikredilmektedir.Şimdi dindar bir padişah olarak bilinen Abdülhamid bu çarşafı yasakladığına göre bu dini bir kıyafet nasıl oluyor?.Zaten alimlerden önemli bir bölümü de örtünmeyle ilgili iddia edilen hadislerin kiminin mevzu hadis kiminin de zayıf hadis olduğu zikredilmektedir.Zaten hanefi mezhebine göre sünnet bağlayıcı değildir,sünneti terkeden günahkar bile sayılmaz.Peygamberi inkar etmek ayrı şeydir,hadisi inkar etmek veya sahih olduğunu kabul etmemek ayrı bir şeydir,onun için islam alimleri peygamberi inkar eden küfre girer,fakat hadisin sahih olduğunu kabul etmeyen ve bu yüzden o hadisle amel etmeyen günahkar bile olmaz demişlerdir.Yukarıda sayılan hadislere göre amel etmeyen veya bunun sahih olduğunu kabul etmeyip bunu bağlayıcı olarak görmeyip başını ve saçını açan müslüman kadınların günahkar olduğu nasıl iddia edilebilir.Evet sünnetin sünnet olduğunu kabul edip bunu işleyene sevap kazandırabilir,ancak sünneti terkeden günahkar bile olmaz.namazdaki sünnetlerin terkinde bile iadesinin gerekmemesi belki de bu yüzdendir.Çeşitli ayetlerde Hüküm yanızca Allah'a aittir,Allah'tan daha iyi kim hüküm verebilir gibi ayetler mevcut olduğuna göre,o halde sünnetle ayetlerin koymadığı hükümlerin üstüne hadisle hüküm konmuş olmuyor mu?Peygamberi Allah'ın tasarruf ve hükümlerine ortak etmek te bir nevi şirkten sayılmaz mı?Kur'an haşa yetersiz bir Kitap mıdır ki,yedek hükümlere ihtiyaç hasıl olsun.Bu din üstüne yeni bir hadis dini ilave etmek değil midir?Tevhid konusuna büyük önem veren bazı islam alimleri,Peygamberlerin bile hüküm koyamayacağını,hükmün yalnızca Allah'a ait olduğunu bunun aksinin ise şirk hastalıklarını doğuracağını belirtmişlerdir.Çağımızda da ayetlerin saflığından ve sadeliğinden uzaklaşılıp hatta unutulup hadislerle bir şekil islamcılığının yaygınlaşmasının Kur'an islamının değil hadis islamının egemen olduğunu bununda islam alemindeki tevhide bu yollada en büyük darbeler vurulduğunu bizim gibi müctehid alimler artık dile getirmeye başladılar.Allah o ufku geniş alimlerden razı olsun.Bu yeni ufku geniş alimler artık hadisleri yeni bir yere oturtmanın elzem hale geldiğini aksi halde islam alemindeki bu parçalanmışlığın devam edeceğini dile getiriyorlar,artık o ufku geniş alimlere göre hadislerin dindeki yeri,açıklama özelliğidir.yani Hadisler gerçekten sahih ise,sadece ayetleri açıklama aracıdırlar,yoksa yeni hüküm koyma aracı sayılamazlar.(Sahih olmayan hadislerden açıklamalar yapılması bile sakıncalıdır)herhalde bu durum büyük islam alimi imamı azam'ında ta o zaman dikkatini çekmiş olmalıki ta asırlar önce bu durumları dile getirmiş ve hadisi inkar eden küfre bile girmez,günahkar bile olmaz demiştir.Tabiki hadisleri derin anlamda deşifre edememiş bazı hocalar ayetlere hadisleri hemen yama yapmakta ve ondan da bazen onlarca hüküm çıkartmakta ve ihtilafları artırmaktadırlar(mezheplerin ve tarikatların çıkışı da bu şekilde olmuştur)haşa 40 yerinden yamalı bir pantolonmuş gibi bu şekilde davranan hocalarımızın sayısı çok fazladır,ancak onların metotları çok yanlış ve toplumu getirdikleri yer bellidir ve 400 yıldır islamın yeryüzündeki egemenliğinin elden gidip tevhidin değil,şirkin egemen olmasının aslında en büyük müsebbibidirler ki islamın egemen olması da bize göre tekrar tevhide ve Kur'ana dönmekle olacaktır.Bazıları bizi bu inanç ve fikirlerimizden dolayı harici gibi vahhabi gibi suçlasalarda gerçek kurtuluş önceliği Kur'ana vermekten geçiyor..Selam ve saygılarımla.
 
Üst Alt