Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

*perwerder*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
2,975
Aldığı Beğeniler
2
Gerçek sevgi(li)

Klasik şiirimizin temelini oluşturan aşk bahsinde, âşıkın en belirgin vasfı, sonsuz derecede kıskanç ve sevgili konusunda katı gayret sahibi olmasıdır.

Sevgilisini rakiplerden korumak kadar rakipleri de sevgiliye yaklaştırmamakla görevli sayar kendini. Ne ki Taşlıcalı Yahya Bey, bütün bu klasik çerçevenin ve mazmunlaşmış düşüncenin dışında,

Kâşkî sevdi imi sevse kamu halk-ı cihân

İşimiz cümle hemân kıssa-i cânân olsa

deyivermiştir. Keşke yaratılmış ne varsa hepsi benim sevdi imi sevse de işimizin tamamı hemen sevgiliyi konuşmak, onun yaptıklarını söyleşmek olsa! Hayretengîz bir ifade, çarpıcı bir hitap... İçinde mangalların tutuştu u bir yüre in yangınından bir kıvılcım dışarı taşmış gibi... Bu sevgi olsa olsa bütün kalplerin hamurunu yo uran, kainatın üzerine yaratıldı ı, yerleri ve gökleri ayakta tutan o mutlak sevgi; o sevgili de katıksız güzelli in (hüsn-i mutlak) hakimi, kelime-i tevhîdin sahibi olan Rab ve İlah olabilir. İlah ki, sevgi, saygı, boyun e me ve itaat ile yüceltilenin adıdır. Bütün beşerî sevgiler o sevgiden ve Onun sevgisinden bir iz ve işaret taşır ve elbette bu yüzden sevgiliye boyun e ilir, saygı duyulur, itaat edilip adı yüceltilir. Bu iki sevgi arasındaki tek fark, tapınma ve ibadet hissinden ibarettir. Çünkü ibadet ancak Ona yapılır (Fatiha, 5) ve bu da mükemmel sevginin önünde e ilip boyun e me, yerlere kapanmadan başka bir şey de ildir. Bu noktada sevme eylemine başka sevenlerin de ortak olması, sevgilinin yüceli ine işarettir de, sevilene başka bir sevgiliyi ortak etmek Sevgilinin affetmeyece i en büyük zulümdür. Sevgili ki, bütün zatı ve sıfatlarıyla sevilmeye layık yegane varlıktır; o halde bütün di er varlıklar ancak ona ba lı olarak sevilebilirler. Başka türlü söyleyecek olursak; O, sevgi adına yarattı ı her şeyin tek İlahıdır ve ondan başka sevgililer edinip ilahlaştırmayı affetmez.

*

Yaratılanları sevgiye yönelten iki hasletten biri güzellik, di eri yüceliktir. İnsanlar ya güzel olana, yahut yüce olana karşı ilgi duyar, sevgi uyandırırlar. Allah hem güzellik hem de yücelik açısından mutlak olan mükemmelli e sahiptir. O kadar ki her ne güzellik ve ululuk varsa Ondandır; belki Ona aittir. Dolayısıyla her bakımdan sevilmeyi hak eden yalnızca Odur.

Sevgi, dostlu un da harcını karmıştır. İnsan kimi severse onu kendisine dost bilir çünkü. Bu açıdan bakıldı ında mutlak Sevgili, şairin de dedi i gibi kamu halk-ı cihanın dostudur, onları sever. Burada ihanet eden taraf sevendir. Bu yüzden Keşke herkes benim sevdi imi sevse! denilmiş. Ancak o zaman her sohbet Sevgili üstüne olacak, her şey Sevgiliye dönüp varacaktır. Oysa Allah, kendinden başka dostlar edinenleri de, sevgide kendisiyle başkalarını bir tutanları da ikaz etmektedir: İnsanlardan bazıları Allahtan başka ortaklar edinir, onları Allahı sevdikleri gibi severler. Müminler ise Allahı daha çok severler (Bakara, 165).

Sevgili, önce güzellik ve yücelik adına sevilmeyi hak eder, sonra onu bir seven çıkar. Allah, kullarına eriştirdi i her türlü ihsan ve iyilik ile, onların kalplerine koydu u güzellik ve estetik ile sevilmeyi hak etmiş, hatta belki kullarına gerekli kılmıştır. Şüphesiz Allahın bir şeyi vermesi yahut vermemesi, yapması yahut yapmaması, sevinç veya kedere bo ması, kolaylaştırması da zorlaştırması da, kahrı yahut lütfu da, üzmesi yahut üzüntüsünü gidermesi ve de bütün bunları, hiç de kendisinin ihtiyacı olmadı ı halde, müsta nî ve münezzeh oldu u halde yapması, ancak kişiyi bir Sevgiliye yöneltecek İlahlı ındandır. Ta ki kalpler böylece Onu ilah edinip sevsinler. Daha ileri gidelim; Allahın, günah işlemesi için kulunu serbest bırakması, günah işlerken onu koruması, bekçili ini yapması, yardım etmesi, günahını gizlemesi, hatta kendisine isyan derecesine gelse de izin vermesi ve nimetlerini kesmemesi, hep kulunu sevmesindendir. Ta ki sevme hamuru üzerine yaratılan kul bunu fark etsin ve tevbe ile gerçek Sevgiliyi bulsun. Yoksa hangi zat, kendisine düşmanlık besleyen birini sevmeye; hangi patron kendisine küfreden birinin rızkını vermeye devam eder? Bir an düşünülsün, acaba, herhangi bir yaratık, bir başka yaratı a bu derece müsamahakar olsa ve iyi davranıp nimet ba ışlasa, onu sevmemek mümkün olur mu?!.. Kulunun bütün kötü sırlarını bildi i halde onları ortaya saçmayan, bütün günahlarını örtüp ona bir de lütuf ve ihsanlarda bulunan birine dost olmamak, yahut onu sevmemek mümkün müdür?!.. Peki de, sürekli iyili ini gördü ümüz, nefeslerimiz sayısınca nimetlerine kavuştu umuz, her saniye kendisine muhtaç oldu umuz bir Sevgiliyi sevmemek, daha da i renci, başka sevgilileri ilahlaştırmak ne demektir?!.. Üstelik O, bir kudsî hadiste Kulum! Herkes seni kendisi için ister; ben ise kendin için isterim! deyip dururken.

Şairin duasına amin demekten öte ne gelir elimizden?!..



İskender Pala

28.04.2005

(Ey Habîbim!) Kavmine de ki: "Ey günah işlemekle nefslerine karşı haddi aşmış kullarım! Allahü teâlânın rahmetinden ümid kesmeyiniz! Allahü teâlâ bütün kulları affeder. O Gafûr'dur, Rahîm'dir. (Zümer sûresi: 53)
 

*perwerder*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
2,975
Aldığı Beğeniler
2
degil

hayatımın şiiri bu dediysem yalan degil
hayatımın anlamı ay güneş dünya'n degil

ikimiz bir olacak son nefese kalan degil
ikimiz her nefeste bir can bir bünyan degil

lisan-ı hal ile anlatılmaz can'a canan degil
leyla'ya hasret mecnun çarmıkta isa(a.s)n degil

ayıran nil'i asa-yı-musa(a.s) sanan degil
aşk'a yenik düşen ataşta ibrahim(a.s)de isnan degil

yandıgım sevgili yalnız güneş'i yakan degil
yalnız o'ndan başkası ayan beyan degil
 
Üst Alt