GERÇEK TEDBİR
Fatih Sultan Mehmet, devrinin büyük evliyalarından Şeyh Vefa Hz.'nin oyun yaşlarındaki oğlu, kötü bir alışkanlık edinmişti. Ucuna çivi çakılmış bir sopa ile o devirde evlere içme suyu taşıyan sakaların kırbalarını deliyordu. Sakalar, Bir din ulusunun oğludur, çok sürmez geçer diye bir müddet dayandılarsa da baktılar vazgeçeceği falan yok, Şeyh Vefa'ya şikayet ettiler.
Vefa Hazretleri olanları duyunca hayretler içinde kaldı. Nasıl olur da bunca dikkat ve özenle, yetiştirilen, haram lokmadan uzak tutulan bir çocuk böyle bir şey yapardı? Önce kendinden işe başladı. Acaba ben bu çocuğa yanlışlıkla da olsa haram yedirdim mi diye düşündü. Bir şey bulamadı. Hanımına sordu; Sen bu çocuğa hamileyken veya süt verirken haram bir şey yedin mi?dedi. Hanım düşündü, taşındı, nihayet bir olay hatırladı. Oğluna hamileyken komşu evinde, masadaki bir tabakta portakallar varmış. Görünce canı çekmiş ama istemeye de utanmış. Ev sahibi hanım bulundukları odadan dışarı çıktıkça yakasındaki iğneyi portakallara batırıp sularını içmiş. Bunu şeyhe anlattı.
Şeyh Vefa Aman hatun hiç vakit geçirmeden o komşuya git, olanı biteni dosdoğru anlat ve helâllik dilediye tembihledi. Kendi de sakaları çağırdı, kimin kaç tane kırbası delinmişse hepsinin parasını ödedi ve haklarını helâl ettirdi. Çocuk bir daha çiviyle kırba delmedi.
Fatih Sultan Mehmet, devrinin büyük evliyalarından Şeyh Vefa Hz.'nin oyun yaşlarındaki oğlu, kötü bir alışkanlık edinmişti. Ucuna çivi çakılmış bir sopa ile o devirde evlere içme suyu taşıyan sakaların kırbalarını deliyordu. Sakalar, Bir din ulusunun oğludur, çok sürmez geçer diye bir müddet dayandılarsa da baktılar vazgeçeceği falan yok, Şeyh Vefa'ya şikayet ettiler.
Vefa Hazretleri olanları duyunca hayretler içinde kaldı. Nasıl olur da bunca dikkat ve özenle, yetiştirilen, haram lokmadan uzak tutulan bir çocuk böyle bir şey yapardı? Önce kendinden işe başladı. Acaba ben bu çocuğa yanlışlıkla da olsa haram yedirdim mi diye düşündü. Bir şey bulamadı. Hanımına sordu; Sen bu çocuğa hamileyken veya süt verirken haram bir şey yedin mi?dedi. Hanım düşündü, taşındı, nihayet bir olay hatırladı. Oğluna hamileyken komşu evinde, masadaki bir tabakta portakallar varmış. Görünce canı çekmiş ama istemeye de utanmış. Ev sahibi hanım bulundukları odadan dışarı çıktıkça yakasındaki iğneyi portakallara batırıp sularını içmiş. Bunu şeyhe anlattı.
Şeyh Vefa Aman hatun hiç vakit geçirmeden o komşuya git, olanı biteni dosdoğru anlat ve helâllik dilediye tembihledi. Kendi de sakaları çağırdı, kimin kaç tane kırbası delinmişse hepsinin parasını ödedi ve haklarını helâl ettirdi. Çocuk bir daha çiviyle kırba delmedi.