Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
sevdiğim beni seviyor ama benim ona ettiğim kelamlar yüzünden bıraktı beni dualarn hepsini RABBİM huzurunda ama edilecek esas dualar nelerdir yardımcı olursanız sevinirim
Üyeliğiniz hayırlı olsun arkadaşım..
Allah hakkınızda hayırlı olanı nasip eder inş..
Bazen olması için ettiğin duaya,gün gelir olmadı diye şükredesin..
Allah dan hayırlısını dileyin...
Firak-ı Niigaha katılıyorum.. Kardeşcim doğru anladıysam dilin sebebiyle seni bırakan sevdiğinin geri gelmesi için yapabileceğiniz bir dua istiyorsunuz.. yardım isteğiniz bunun için herhalde... dediğim gibi Fieraka katılıyor ve öncelikle Hayırlı olanı istemenin en doğrusu olduğunu söyleyerek başlıyorum.. yardım talebetmişsiniz alimizden gelen yardımı yapalım ve duruma uyabilecek duaları Efendimizin d ilinden ilaveliyelim inş... Ama unutmayın ki Ayette Hayır bildiklerinizde şer vardır şer bildiklerinizdede hayır " denir bu nedenle sonuç her ne olursa olsun Yönelişi kesmemeli isyanada düşmemelidir...
öncelikle Mü'min kardeşin olarak sana tavsiyem kardeşcim diline sahip olmayı öğrenmen olacaktır acizane.. eğer niyetiniz evlilik ise beyefendi kardeşimden özür dilemen gönlünü kırmış olman açısından önemlidir diye düşünüyorum... tabi bunları yapmadan evvelde birdaha aynı şekilde davranmamaya tevbe etmek elzem olan olacaktır..lakin tüm bu söylediklerimiz meşru çerçevede evlilik niyeti ve girişimi içindir flört ve benzeri işler için değil .
şimdi duruma uyabileceğini düşündüğüm Efendimizin dilinden olan dualara geçelim inş...:
İbn-i Abbas -radıyallahu anhüma- der ki: Resûl-lah -sallallahu aleyhi ve sellem- Hazretleri üzüntülü ve sıkıntılı halinde şöyle duâ ederlerdi:
"El- Azîm, el-Halîm Allah'dan başka bir ilâh yok! Arş-ı Azîm'in sahibi Allah'dan başka ilâh yok! Bütün semâların ve arzın ve çok şerefli Arş'ın sahibi Allah'dan başka ilâh yok!" (19) Yâ Rabb! Bütün âlemlerin ve Arş'ın sahibi ve yegâne hükümrânı Sensin! Başımıza gelen şu sıkıntı ve belâyı izâleye ancak sen kadirsin. Bu sebeble senden istiyoruz. Kâffe-i mahlûkat; yani bütün yaradılmışlar senin kudret elindedir. Bilcümle mahlûkâtın şerrinden bizi muhafaza ile himaye eyle demektir. Bir de Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-Efendimiz, belânın ağır basmasından, yani insana ölümü hayata tercîh ettirecek şekilde gelmesinden, dünyevî ve uhrevî şekâveti mucîb bulunan ve helâke sebeb olan ahvâlden, ve kötü âkıbet, sû-i hatimeye dûçar olmaktan, düşmanlarını sevindirecek bir belâya duçar olup onları kendisine üzüntü verecek şekilde konuşdurmaktan da Allah'a sığınırdı. Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuşlardır: "Sizden birinize bir düşünce yahud üzüntü geldiği zaman yedi defa:
"Allah! Rabbim Allah'dır! O'na hiç bir şeyi şerîk koşmam ben!" desin. (20) "Kul: "Ey yedi göklerin ve büyük Arş'ın Rabbi olan Rabbim! Beni her üzüntü verici şeyden, dilediğin şekilde ve dilediğin yerden kurtar" derse Allah Teâlâ onun üzüntüsünü giderir. " (21) Her sabah ve her akşam yedi defa:
diyen kimsenin dünyâ ve âhirete âid ne üzüntüsü varsa Allah giderir, bunda ister sâdık ister kâzib olsun. " (22) "Üzüntüye mübtelâ olan kimsenin edeceği duâ şudur:
"Rahmetini umuyorum ey Rabbim! Beni göz açıp yu-muncaya kadar da olsa kendime bırakma (nefsime bırakma). Benim her hâlimi düzelt. Senden başka ilâh yoktur. " (23) "Kendisine bir üzüntü ,bir keder, bir hastalık ve zorluk isabet eden kimse:
-Ben bir söz bilirim ki, büyük bir üzüntüye, sıkıntıya düşmüş bir kul söylerse, Allah Teâlâ ona muhakkak bir çıkış yolu açar. Bu, kardeşim Yûnus'un sözüdür: Karanlık içinde kaldığı vakit:
"Senden başka ilâh yokdur. Seni tenzih ederim, muhakkak ki ben zâlimlerden oldum." demişti. (25) Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-i gam ve sıkıntı basınca şöyle derlerdi:
"Kullara karşı Allah bana yeter, mahlûklara karşı Hâlik bana yeter, rızk yeyenlere karşı rızık veren bana yeter. Bana O yeter ki ancak o yeter. Bana Allah yeter, O ne güzel bir vekîldir. Bana Allah yeter, O'ndan başka ilâh yoktur. O'na tevekkül etdim. O yüce Arşın sahibidir." (26) -"Bir belâya dûçar olmuş bir kimseyi görünce -kendi hâline şükrederek-:
Seni mübtelâ kıldığı şeyden beni âfiyetde kılıp, yarattıklarından pek çoğuna beni tafdîl eden Allah'a hamd ederim" derse bu belâ ne olursa olsun bundan afiyette kılınır." (27)
"Allah teâlâ buyuruyor: Ümmetine söyle! On defa sabahleyin
desinler, on defa akşamleyin, on defa da yatarken. Yatarken demeleri mukabilinde dünyâ belâları onlardan def olunur. Akşam demeleri mukabilinde şeytanın tuzaklarından kurtulurlar. Sabahleyin demelerine mukabil gadabımdan mahfuz kalırlar. " (37)
son olarak Ümmü selemeye Efendimizin öğrettiği duayı yazayım inş..
birbirlerine çok aşık olan Ebu seleme ve Ümmü seleme bir savaşta Ebu selemenin şehit olmasıyla zorunlu ayrılığa muhatab olurlar.
Ümmü seleme kocasını çok sevdiğinden kendinden geçer,üzüntüsü inanılmazdır. Durumu öğrenen Efendimiz Bir rivayete göre kapıya giderek dış kapıdan halhatır sorar ve bu duayı öğretir.. diğer rivayete göre ise aracı ile selam gönderir ve bu duaya devam etsin der...
Öğrettiği Dua:
"Allahım musibetim hakkında bana ecir ver ve bana ondan daha hayırlısını nasibeyle"
rivayet o ki Ümmü seleme bu duaya devam ettiği için iddeti bitiminde ebu selemeden daha hayırlısı Efendimiz Sallallahu teala aleyhi vessellem ile ödüllendirilir çünkü Efendimiz kendisine dünür gönderir...Ümmetin anneliği ile şereflendirilir..
benim acizane tavsiyem kardeşcim bu duaya sizde devam ediniz umulurki Allah musibetiniz hakkında ecir verir ve size daha hayırlısını nasibeder.. ve eminimde eder :gul:
Arora bacımız ayette geçtiği gibi sizin hayır bildiklerinizde şer, şer bildiklerinizde hayır vardır. Demiş. Bu ayet değil, hadistir.
Eğer ki güzel bacım içinde bulunduğunuz hal filört tarzı bir şey idiyse dua arama git kurban kes. Ama ciddiyet hakim idiyse imtihandır sabret bir de üfürükçü hocaya git. Desem da inanmayın. Ahan da dualar yukarda onları okuyuver.
Ervah bacım ilave için Allah razı olsun diyorum .. doğrudur o metin o şekliyle hadistir amma bizim ifade edişimiz yanlış değildir..
“... Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir.
Allah bilir de siz bilmezsiniz.”(Bakara Suresi, 216)
Bakara 216. ayet bu mealdedir ve hadisler ayetlerin bilindiği üzre tefsiri niteliğindedirler.. bizim ayette böyle deniyor deyişimiz de hadisi tefsiren- mealen alışımızdandır..
yani bir yanlışlık yok hamdolsun yinede ayrıntıyı ilavelemiş oluşuna teşekkür ettik biline...