- Üyelik Tarihi
- 7 Kas 2007
- Mesajlar
- 378
- Aldığı Beğeniler
- 2
- Takım
- Galatasaray
GİDENLERGünümüzün Kara Sevdalılarına-
[Gidenler bir akşam kızıl ufka yanaştılar,
Gidenler önlerinde her ne varsa aştılar.
Ne anne ne can ne cânân kesti yollarını.
Kurmak için yeryüzünde bir kutlu yarını,
Ruhlarını duâlarla çektiler temize;
Dünyalarını koyup gittiler bir valize.
Bir bir değişti hep uğradıkları iklimler.
Yeni bir ümitle tüttü yeniden mevsimler.
Hızır geçmiş gibi geçtikleri bahçelerde,
Nice büyülü bahar açıldı perde perde.
Bekleyen Yusuflar kuyulardan çıkarıldı,
Yaralı yavru kuşların kanadı sarıldı.
Öksüz başlar okşandı şefkatli elleriyle.
Nicedir susan bülbüller geldi tekrar dile.
Onca yarayı saran el kimin eli yâ Rab!
Gönülleri açan diller kimin dili yâ Rab!
Mesihî soluk mu karışmış nefeslerine!
Davudî nağmeler mi ses vermiş seslerine!
Her hâlleri mâneviyata kapı açıyor,
Aydınlık yüzleri her yana ışık saçıyor.
Uhrevileşiyor dokundukları her varlık…
Gündüzleri, geceleri ötelere açık…
O sıcak atmosferlerinde eriyor insan,
Haddini anlayıp bir yerde susuyor lisan.
Evet; fakat bir şey var ki, söylenmeli gerçek;
O gençler dünyaya yeni bir gün getirecek.
Bir gün ki güneşin vurduğu her yerde huzur…
Ve nur çarşıda, pazarda, evde, ocakta nur…
Bir gün ki bilinecek yerin, göğün sahibi,
Ve dirilecek insanlık sur üflenmiş gibi!
Gidenler bir akşam kızıl ufka yanaştılar,
Gidenler önlerinde her ne varsa aştılar.
Ne anne ne can ne cânân kesti yollarını.
Kurmak için yeryüzünde bir kutlu yarını,
Ruhlarını duâlarla çektiler temize;
Dünyalarını koyup gittiler bir valize.
SIZINTI
[Gidenler bir akşam kızıl ufka yanaştılar,
Gidenler önlerinde her ne varsa aştılar.
Ne anne ne can ne cânân kesti yollarını.
Kurmak için yeryüzünde bir kutlu yarını,
Ruhlarını duâlarla çektiler temize;
Dünyalarını koyup gittiler bir valize.
Bir bir değişti hep uğradıkları iklimler.
Yeni bir ümitle tüttü yeniden mevsimler.
Hızır geçmiş gibi geçtikleri bahçelerde,
Nice büyülü bahar açıldı perde perde.
Bekleyen Yusuflar kuyulardan çıkarıldı,
Yaralı yavru kuşların kanadı sarıldı.
Öksüz başlar okşandı şefkatli elleriyle.
Nicedir susan bülbüller geldi tekrar dile.
Onca yarayı saran el kimin eli yâ Rab!
Gönülleri açan diller kimin dili yâ Rab!
Mesihî soluk mu karışmış nefeslerine!
Davudî nağmeler mi ses vermiş seslerine!
Her hâlleri mâneviyata kapı açıyor,
Aydınlık yüzleri her yana ışık saçıyor.
Uhrevileşiyor dokundukları her varlık…
Gündüzleri, geceleri ötelere açık…
O sıcak atmosferlerinde eriyor insan,
Haddini anlayıp bir yerde susuyor lisan.
Evet; fakat bir şey var ki, söylenmeli gerçek;
O gençler dünyaya yeni bir gün getirecek.
Bir gün ki güneşin vurduğu her yerde huzur…
Ve nur çarşıda, pazarda, evde, ocakta nur…
Bir gün ki bilinecek yerin, göğün sahibi,
Ve dirilecek insanlık sur üflenmiş gibi!
Gidenler bir akşam kızıl ufka yanaştılar,
Gidenler önlerinde her ne varsa aştılar.
Ne anne ne can ne cânân kesti yollarını.
Kurmak için yeryüzünde bir kutlu yarını,
Ruhlarını duâlarla çektiler temize;
Dünyalarını koyup gittiler bir valize.
SIZINTI