Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Kenz'ül İns

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
17 Ara 2005
Mesajlar
137
Aldığı Beğeniler
0
Giderken yoldan dönenler

Allahın kendisine hidayet ihsan ettiği bir mümin henüz bir imtihana tabi tutulmamış ve bir kısım dünyevî mülahazalara dalmamışsa, fevkalâde bir aşk ve şevkle vazifelerini yerine getirir.

Ne var ki, bir süre sonra şevk, yerini bedbinlik ve karamsarlığa; canlılık da atâlete bırakabilir.

Burada hemen şunu da ifade etmeliyim ki, bu durum herkes için söz konusu da değildir. İmanla şereflendiği ilk günkü aşk ve heyecanını sonuna kadar koruyan pek çok insan vardır. Eski devirlerden de bunun pek çok örneğini göstermek mümkündür. Mesela Hazreti Nuhun yanında yerini alan kimseler, her zaman yerlerini koruyarak gemiye bininceye kadar onunla beraber olmuşlardır. Çocukluğundan itibaren her zaman Hazreti Musanın yanında bulunan Hazreti Yûşâ b. Nûn, daha sonraki yıllarda Hazreti Hızırla olan beraberliğinde, Tîh sahrasında kırk sene İsrailoğullarının kalbî ve rûhî hayata yükseltilmeleri için gösterilen gayretlerde ve Amelikalılara karşı verilen mücadelelerde hep Hazreti Musanın yanında olmuştur.

Onlar, Beni bilenler değil

Bununla birlikte zamanla şevkini kaybeden, bir mânâda huzurla müşerref olduğu halde geriye dönenler de az değildir. İsrailiyattan olmakla beraber derin bir hakikati ders vermesi bakımından Hazreti Musanın başından geçen şu hâdise oldukça dikkat çekicidir: Hazreti Musa, kendisinden Tevratı dinleyen, yıllarca arkasından koşan bazı kimselerin, zamanla geriye dönüp dağıldıklarını, dünyevi şeyler karşısında çözüldüklerini görür ve bu manzara karşısında üzülür; üzülür zira peygamberliğine inanan bazı kimseler onu terk edip yürüdükleri yoldan geriye dönmektedirler. Hazreti Musa inkisar içinde ve bu işin hikmetini öğrenme sadedinde Cenâb-ı Hakka şöyle bir soru sorar: Ya Rabbi! Nasıl oluyor da bir insan Seni bilip öğrendikten sonra geriye dönebiliyor..? Bunun üzerine Cenâb-ı Hak ona şöyle buyurur: Ya Musa! Onlar gerçekten Beni bilenler değil, gelirken yoldan dönenlerdir.

Evet, her dönemde bu şekilde yollarda dökülüp kalan pek çok insan olmuştur. Bunlar, tamâ, makam-mansıp sevdası, korku, tenperverlik, kalb ve ruhu maddiyata kaptırma gibi düşüncelerle yolda takılıp kalmış ve gerisin geriye dönmüşlerdir. Bu sayılan hususlar, her devrin insanı gibi günümüzün hizmet insanları için de söz konusudur.

Yolda bırakan sebepler

İnanan insanları Hak rızası istikametinde yürüdükleri yolda pek çok engel beklemektedir. Özellikle günümüz Müslümanlarını bekleyen muhtemel tuzaklar şunlardır:

1- Neticesi sadece ve sadece Allah rızası olan bu kulluk yolculuğunda makam-mansıp sevdası, korku, rahat düşkünlüğü gibi hastalıklara yakalanmak ve kalbini maneviyatla donatması gereken yerde maddiyata ve dünyevi hesaplara kaptırmak. Bu düşünceler üzerinde hiçbir gölgenin olmaması gereken o samimi gayretleri lekelediği gibi maksadın aksiyle tokat yemeye de sebep olur.

2- Örnek olma konumunda olan öndekilerin kendi aralarında fikri ihtilaflara düşmeleri. Bu çok önemli bir husustur; zira önde bulunanlar arasındaki düşünce ihtilafı, arka saflarda bulunanların ümitlerini sarsar, yıpratır ve onların geriye dönmelerine sebebiyet verir. Bundan dolayıdır ki, önde yürüyenlerin çok kararlı olmaları fevkalâde önemlidir.

3- Yapılacak işlerde istişareye ehemmiyet verilmemesi. Allah rızası için yapılacak iş ve hizmetler, evvela çok iyi istişare edilmeli, iyi-kötü rizikoları ve faydaları nazar-ı itibara alınarak çok iyi planlanmalıdır. Yani herhangi bir dünyevi iş gibi o işin teknisyenleri tarafından her şey çok iyi gözden geçirilmeli, mutabakat sağlanmalı ve sonra teşebbüs edilmelidir. Bu mevzuda kesinlikle herhangi bir kusur yapılmamalıdır. Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), bir işin başlangıcında sebeplere riayette kusur etmemeyi talim maksadıyla mescide devesini bağlamadan girip Allaha tevekkül ettim. diyene: Önce deveni bağla sonra tevekkül et! buyurarak bu hakikati ifade etmiştir. Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) bununla şöyle demektedir: Bütün zarar yollarını tıkayıp kâr yollarını açtıktan sonra işe koyul ki, neticede kaderi tenkit etme. İşin başında esbaba riayette kusur etme ki, sonunda da keşke! demeyesin.

4- Netice itibariyle diyebiliriz ki, şayet Hak yolunda hizmet kervanı içinde dökülen insanlar varsa, öncelikle bunlar bu meseleyi çok iyi hesap edememiş ve sonra da dayanmasını bilememiş, darılmış, geriye dönmüş kimselerdir.

ÖZETLE

1- Herhangi bir imtihana tabi tutulmayan ve dünyevi bir kısım beklentilere saplanmayan müminler, aşklarını ve şevklerini korurlar.

2- Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da zamanla aşkını, şevkini kaybedip yoldan dönenler de olacaktır.

3- Hırs, tamâ, makam-mansıp sevdası, korku, tenperverlik ve kalbi maddiyata kaptırma günümüz müslümanları için en önemli kayma noktalarıdır.
 

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
ALLAH razı olsun çok güzel idi..

MEVLAM bizleri her nefes verişimizde onu anan zakir kullarından eylesin.....ve bizleri nefsimize esir etmesin..sen onu oyalamassan ALLAh ın zikri ile o seni oyalacak şeyler bulur..maazALLAH
 

siyahinci

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
16 Şub 2006
Mesajlar
203
Aldığı Beğeniler
1
Takım
Diğer
MEVLAM bizleri her nefes verişimizde onu anan zakir kullarından eylesin.....

Amin...
 

Onur

Geliştirici
 
Üyelik Tarihi
1 Eki 2005
Mesajlar
7,571
Aldığı Beğeniler
4,846
Konum
Karaman
Takım
Galatasaray
Allah razı olsun..Çok güzeldi..Emegine saglık..
 

Bir_Katre

RAHMETLE ANIYORUZ DEĞERLİ KARDEŞİM
 
Üyelik Tarihi
4 Ağu 2006
Mesajlar
5,632
Aldığı Beğeniler
50
Konum
Ağrı
Takım
Galatasaray
Allah (cc) razı olsun güzel bir paylaşımdı...
emeğine sağlık...
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
MEVLAM zatına hayırlı kul olmamızı nasip eylesin
rızasından ayırmasın
 
Üst Alt