Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

MuhacirEnsar

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
31 Eki 2005
Mesajlar
6,511
Aldığı Beğeniler
40
Konum
MEDİNE
Takım
Fenerbahçe




-Zulme Maruz Kalmak-


Bir kimse, bizzat haksizliga ugrayan kendisi olmadikca, baskasinin yaptigi zulüm, hiyanet ve rüsvet alma gibi seylerden bahsederse bu giybet olur, ALLAH'in bu konudaki yasagina karsi gelmis sayilir.

Fakat haksizliga ugrayan (mazlum) kimsenin, sikayetini hakime iletme ve sahis ismi vererek yapilan zulmü anlatmak hakki vardir. Cünki hakkini baska türlü elde etmesi mümkün degildir.

Hz. Peygamber (s.a.v) bu konuda,

"Hakli kimsesnin söz söylleme (derdini anlatma) hakki vardir"

buyurmusdur.Buhir,Muslim


-Günah isleyen Kimsenin Halini Düzeltebilmesi icin Baskasindan yardim istemek-

Günah isleyen kimse dogru yolu getirmek amaciyla onun yapdigi kötü bir is baskasina söylenebilir.
Nitekim Hz.Ömer(r.a) bir rivayete göre Hz.Ali'ye, baska bir rivayete göre ise Hz.Osmana ugramis ve ona selam vermis fakat karsi taraf, selamini almamisti.
Bunun üzerine Hz.Ömer, Hz.Ebu Bekir'e giderek olanlari anlatti. Hz. Ebu Bekir'De, aralarinin düzetlmek amacilya Hz.Ali'ye (veya Hz.Osmana) gitmisti. Onlar Hz. Ömer'in olanlari gidip anlatmasini giypet olarak görmemisdi.

Hz.Ömer'e(r.a) Ebu Cendel'in Sam'da sarap ictigi yönünde bir haber gelmisti. O da besmele ve Mü'min suresinin ilk ayetlerini yazarak ona gönderdi. Bu mektuptan sonra Ebu Cendel icki ismeyi birkamistir. Söz konusu olayda Hz.Ömer(r.a) haber kendisine getiren kisinin giybet yaptigini düsünmemistir. Cünki onun maksadi, ona ikaaz verilmesini saglamkti. Neticede, baskasinin ögüdü fayda vermedigi halde Hz.Ömerin gönderdigi nasihat mektubu etkili olmustur. Burada, yapilan giybeti mubah hale getiren, dogru bir kastin bulunmasidir. Aksi halde haramdir.

IMAM GAZALI

 

ilminur

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Ara 2007
Mesajlar
8,908
Aldığı Beğeniler
128
Takım
Fenerbahçe
Allah razı olsun kardeş bilgilenmiş oldum sağolasın.
 

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
birde kız istenirken,o kişinin nasıl olduğunu söylemede de cevaz vardir.
birde bir kişinin kötülügünden haberdar olmasi için ,yani kafir veya islam düşmani ise,onunda gıybetine cevaz verilmis.tabi onda olanları söylemek şartı ile....
RABBIM bu önemli olan giybetten uzak duranlardan eylesin cümlemizi.
 

S@ddbinMu@z

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
26 Şub 2008
Mesajlar
39
Aldığı Beğeniler
0
GIYBET EDENE NASIL MUKABELE EDİLMELİ?
4291 - Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Gıybetin ne olduğunu biliyor musunuz?"

"Allah ve Resûlü daha iyi bilir!" dediler. Bunun üzerine:

"Birinizin, kardeşini hoşlanmayacağı şeyle anmasıdır!" açıklamasını yaptı. Orada bulunan bir adam:

"Ya benim söylediğim anda varsa, (Bu da mı gıybettir?)" dedi. Aleyhissalatu vesselam:

"Eğer söylediğin onda varsa gıybetini yapmış oldun. Eğer söylediğin onda yoksa bir de bühtanda (iftirada) bulundun demektir."

Ebu Davud, Edeb 40, (4874); Tirmizi, Birr 23, (1935); Müslim, Birr 70, (2589).

4292 - Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Ey Allah'ın Resûlü, sana Safiyye'deki şu şu hal yeter!" demiştim. (Bundan memnun kalmadı ve:)

"Öyle bir kelime sarfettin ki, eğer o denize karıştırılsaydı (denizin suyuna galebe çalıp) ifsad edecekti" buyurdu. Hz. Aişe ilaveten der ki: "Ben Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a bir insanın (tahkir maksadıyla) taklidini yapmıştım. Bana hemen şunu söyledi:

"Ben bir başkasını (kusuru sebebiyle söz veya fiille) taklid etmem. Hatta (buna mukabil) bana, şu şu kadar (pek çok dünyalık) verilse bile!"

Ebu Davud, Edeb 40, (4875); Tirmizi, Sıfatu'l-Kıyame 52, (2503, 2504).

4293 - Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Mirac gecesinde, bakır tırnakları olan bir kavme uğradım. Bunlarla yüzlerini (ve göğüslerini) tırmalıyorlardı.

"Ey Cebrail! Bunlar da kim?" diye sordum.

"Bunlar, dedi, insanların etlerini yiyenler ve ırzlarını (şereflerini) payimal edenlerdir."

Ebu Davud, Edeb 40, (4878, 4879).

4294 - Müstevrid radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Kim bir müslüman(ı gıybet ve şerefini payimal etmek) sebebiyle tek lokma dahi yese, Allah ona mutlaka onun mislini cehennemden tattıracaktır. Kime de müslüman bir kimse(ye yaptığı iftira, gıybet gibi bir) sebeple (mükafaat olarak) bir elbise giydirilirse, Allah Teâla Hazretleri mutlaka, onun bir mislini cehennemden ona giydirecektir. Kim de (malı, makamı olan büyüklerden) bir adam sebebiyle bir makam elde eder (orada salâh ve takva sahibi bilinerek para ve makama konmak için riyakarlıklara girer)se Allah Teâla Hazretleri Kıyamet günü onu mürâiler makamına oturtarak (rezil eder ve mürailere münasib azabla azablandırır.)"

Ebu Davud, Edeb 40, (4881).

4295 - Sa'id İbnu Zeyd radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Ribânın en kötüsü, haksız yere müslümanın ırzını (manevi şahsiyetini) rencide etmektir."

Ebu Davud, Edeb 40, (4876).

4296 - Muaz İbnu Esed el-Cüheni radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Kim bir mü'mini bir münafığa (gıybetçiye) karşı himaye ederse, Allah da onun için, Kıyamet günü, etini cehennem ateşinden koruyacak bir melek gönderir. Kim de müslümana kötülenmesini dileyerek bir iftira atarsa, Allah onu, Kıyamet günü, cehennem köprülerinden birinin üstünde, söylediğinin (günahından paklanıp) çıkıncaya kadar hapseder."

Ebu Davud, Edeb 41, (4883).

4297 - Hz. Cabir ve Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anhüma anlatıyor:

"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Ne fâsık ne de mücâhir (günahı açıktan işleyen) kimse için söylenen gıybet sayılmaz. Mücâhir olan hariç, bütün ümmetim affa mazhar olmuştur."

Rezin ilavesidir. Buhari'de ikinci kısım mevcuttur. Edeb, 60; Müslim, zühd 52, (2990).
 
Üst Alt