Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

*perwerder*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
2,975
Aldığı Beğeniler
2
GIYBET*
..

PEYGAMBER ALEYHİSSELAM ve sahabeleri bir gaza yolundaydılar. Sahabelerden bazıları acıkmıştı. İçlerinden Selman-ı Farisîyi, kendisinden yiyecek birşeyler istemek üzere, Allahın Resulûnun huzuruna gönderdiler. O, arkadaşlarının istekleri üzere, Peygamber Aleyhisselamın yanına do ru yola çıktı. Geride kalanlardan bazıları, onun arkasından konuşmaya başladılar:

Bu, a zına kadar suyla dolu bir kuyunun başına varsa, o kuyunun suyunu kurutur da, eli boş döner!

Arkasından söylenenlerden habersiz olan Selman, Peygamber Aleyhisselamın yanına vardı ında, arkadaşlarının isteklerini iletti. Peygamber Aleyhisselam ise, ona hiç beklemedi i bir cevap verdi:

Git arkadaşlarına söyle, onlar yemeklerini yediler.

Bu cevaba çok şaşıran Selman, arkadaşlarının nasıl olup da kendisinin gidişinin ardından yiyecek bulduklarının merakı içinde, onların yanına döndü ve sordu:

Siz yiyecek bulmuş ve yemişsiniz!

Hayır! dediler. Biz a zımıza koyacak bir lokma olsun, bulmuş de iliz!

Arkadaşlarının bu cevabı üzerine hayreti ve şaşkınlı ı daha da artan Selman, işin aslını ö renmek üzere tekrar Peygamber Aleyhisselamın huzuruna döndü ve işin aslını Ondan sordu.

Peygamber Aleyhisselam, kendisine şöyle cevap verdi:

Onlara söyle! Sen buraya gelirken arkandan konuşup, gıybetini edip, senin etini yediler. Bu onlara yeter! Daha ne yemek istiyorlar?

*Gıybet: Orada bulunmayan biri hakkında hoşuna gitmeyecek şeyler söyleyip ileri geri konuşma. Söylenenler o kişide varsa, konuşanlar gıybet etmiş olur. Yoksa, o zaman hem gıybet, hem iftira etmiş olur ki, iki kat günahtır.
 

Hekimoglu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
17 Ağu 2005
Mesajlar
1,861
Aldığı Beğeniler
191
Konum
Amerika
"Her kim gıyabıda kardeşinin kusurlarını söyletmezse, kıyâmet gününde Allah da onun kusurlarını örtmeyi tekeffül eder" (İbn Ebi'd-Dünya).

Paylasiminiz icin Allah razi olsun... :)
 

TebessüM

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
1,558
Aldığı Beğeniler
9
Bu zaman da ümmet olarak yaptıgımız büyük hata gıbet
içki içmiyoruz , kumar oynamıyoruz ,kimsenin malını çalmıyoruz , haram yemiyoruz ...........
ama malesef gıybet ediyoruz
(önce kendi nefsime)
Rabbimiz bize kulhakıyla gelmeyin diyor ama biz ısrarla kul hakkına giriyoruz
düzen bozulup terazi kuruldugunda Rabbim bizim yarımız ,yardımcımız olsun....


AMİN
 

Bayram

LA İLAHE İLALLAH
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
7,283
Aldığı Beğeniler
51
Konum
Ankara
Takım
Galatasaray
Maalesef her an gıybetin içinde olabiliyoruz.Biz bile söylemesek etrafımızdakile kulak verebiliyoruz.

Rabbim bizleri bu gibi manevi afetlerden korusun.Amin
:baby:
 

*perwerder*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
2,975
Aldığı Beğeniler
2
bir arkadaşınız ile birlikte bir di er arkadaşınız sizi görmeyecek şekilde onu işaret eder gibi kaş , göz el mimik hareketleri ile de gıybet olur...bu her türlü gıbetten Allah(cc)'a sıgınırız.... ;(
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
kardeşlerim belki dikkatinizi çekecek her kezin yazdıgı konuların altına

bazen uzun alıntılar yapıyorum fakat sizler bu konularla alaklı konu açınca bende ayrıca açmaktansa bu güzel bilgileri sizlerle paylaşmak adına aktarıyorum

yoksa başka bir kastim yok.. okuyup okumamakta serbestsiniz
çünkü bir arkadaştan uyarı aldımda ondan bu sorunumu dile getirdim


DEDİ-KODU



Boş, gereksiz söz, arkadan söyleme, çekiştirme.

Gıybet diye bilinen kötü huyun Türkçe'deki karşılığıdır. Bir insanın bazı kusurlarını ele alarak kötülemektir. Bir adamın arkasından işittiği zaman hoşlanmayacağı şeyleri söylemektir. Bu haram bir davranış olup ahlâk dışı bir harekettir.

Dedi-kodu, başkalarında kusur arama alışkanlığının sonucudur. Bazıları kendi kusurlarını görüp düzeltecekleri yerde, başkalarının eksiklerini araştırıp etrafa yaymaya çalışırlar. Bu davranışın kötülüğünden söz edilince, yalan söylemediklerini ifade ederek kendilerini savunurlar. Aslında gıybet eden, yalancı değildir. Zaten yalan söyleseydi, yaptığı iş, dedi-kodu değil, iftira olurdu. (el-Münzirî, et-Tergîb ve't-Terhib, Mısır 1962, V, 157).

Gıybet, Kur'ân-ı Kerim'de kesin olarak yasaklanmıştır: "Bir kısmınız diğer bir kısmınızı çekiştirmesin. Hiç sizden biriniz ölü kardeşinizin etini yemek ister mi? Bundan tiksinirsiniz değil mi?" (el-Hucurât 37/12).

Hz. Peygamber (s.a.s.)'den rivayet edilen birçok hadis-i şeriflerde de dedi-kodunun kesin bir şekilde çirkinliği vurgulanmakta ve yasaklanmaktadır! "Gıybet, zinadan daha kötüdür. Çünkü bir adam zina eder, Allah'a tövbe eder ve Allah onun tevbesini kabul eder. Ama dedi-kodu eden kimse, ancak gıybetini yaptığı kimsenin affıyla mağfirete uğrar." (el-Münziri, a.g.e. V, 155) gösterilebilir.

Gıybet, birkaç şekilde yapılır.

1- Dil ile gıybet: Bir kimsenin kusur ve noksanını söylemekle olur. Meselâ; Falanca çöpçünün oğludur, sıskadır, ahlâkça gururludur, işinde beceriksizdir, demek suretiyle kötülemeyi kasdetmek

2- Göz, el ve işaretle gıybet: Bir kimsenin kötülenmesinde bu organları kullanmak. Meselâ; el ile kısalığını göstermek, topal topal yürümek ve gözünü şaşı etmek. Bir de, başkasının kusurunu anlatmak için kendi noksanlarını saymak.

3- Kalb ile gıybet: Gözüyle görmediği, kulağıyla duymadığı ve kesin olarak bilmediği bir kimse hakkında kötü zan beslemek.
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
Ahlâken pek çirkin olan dedi-kodu, bazı şahıslar hakkında caizdir. Bunlar;

1- Bir kimse şahitlik makamında bulunduğunda, hakkında şahitlikte bulunacağı kimsenin gıybetini yapması. Yani, gıybet bile olsa onun hakkında bildiklerini tamamen söylemesi caizdir. Başka surette hareket edemez.

2-Gıybet edilen kimse kendisindeki fenalıkları, manevî şahsiyetini rencide edecek ayıp ve kusurları saklamayan güruhtan ise, onun hakkında gıybet caizdir.

3- İşbaşında bulunup da halka zulüm ve kötü muamele yapan, ahlâk dışı şeyler icat etmeye kalkışan kimselerin de arkalarından gıybet etmek caizdir. Belki bu suretle fenalıklarının önüne geçilir.

Bunların dışında yapılan gıybetler, şerefi düşüreceğinden caiz değildir ve hatta yasaklanmıştır.

Caiz olan yerlerin dışındaki gıybet, bir hastalık olup, ilâcını bildikten sonra kullanmak gerekir. Her dedi-kodu, amel defterindeki sevapları silmekte, hatta karşı tarafın defterine yazıldığı belirtilmektedir.

Gıybetin keffâreti, Allah'tan mağfiret dilemek, pişman olmak ve gıybet edilen şahıstan bizzat helâllik almakla olur. Affetmezse bile, onu övmeli, ona yalvarmalı ve onun gönlünü almalıdır.

Gıybeti dinleyen de, bu günahta gıybet edene ortak olmuş olur. Bu bakımdan gıybet eden münasip bir şekilde susturulmalıdır. (el-Münzirî, a.g.e. V, 159-160). Gıybete uğrayan müdafaa edilmelidir.

Hasan Fehmi KUMANLIOĞLU
 

*perwerder*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
2,975
Aldığı Beğeniler
2
abla sen devam et mümin müminin aynasıdır....müminler ancak birbirini tamamlar....
 
Üst Alt