Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyorlar ki;
“Mirac gecesinde, bakır tırnakları olan bir kavme uğradım. Tırnaklarıyla yüzlerini ve göğüslerini tırmalıyorlardı. “Ey Cebrail, bunlar da kim?” diye sordum. “Bunlar, dedi, insanların etlerini yiyenler ve ırzlarını (şereflerini) payimal edenler, ayaklar altına alanlardır.” (Ebû Davud,Edeb 40)
“Kim bir müslümandan, gıybet ve şerefini payimal etmek suretiyle tek lokma dahi yese, Allah ona mutlaka onun aynısını cehennemden tattıracaktır…” (Ebû Davud, Edeb 40)
“Kim bir mü’mini bir münafığa (gıybetciye) karşı himaye ederse, Allah da onun için, Kıyamet günü, etini cehennem ateşinden koruyacak bir melek gönderir. Kim de, bir müslümana, kötülenmesini dileyerek bir iftira atarsa, Allah onu, kıyamet günü, cehennem köprülerinden birinin üstünde, söylediğinin günahından paklanıp çıkıncaya kadar hapseder.” (Ebu Davud, Edeb 41)
“Kattât (söz taşıyan) (veya aynı manaya gelen nemmâm) cennete giremeyecektir.” (Buhari, Edeb 50 - Müslim, İman 169 - Ebu Davud, Edeb 38)
“Mirac gecesinde, bakır tırnakları olan bir kavme uğradım. Tırnaklarıyla yüzlerini ve göğüslerini tırmalıyorlardı. “Ey Cebrail, bunlar da kim?” diye sordum. “Bunlar, dedi, insanların etlerini yiyenler ve ırzlarını (şereflerini) payimal edenler, ayaklar altına alanlardır.” (Ebû Davud,Edeb 40)
“Kim bir müslümandan, gıybet ve şerefini payimal etmek suretiyle tek lokma dahi yese, Allah ona mutlaka onun aynısını cehennemden tattıracaktır…” (Ebû Davud, Edeb 40)
“Kim bir mü’mini bir münafığa (gıybetciye) karşı himaye ederse, Allah da onun için, Kıyamet günü, etini cehennem ateşinden koruyacak bir melek gönderir. Kim de, bir müslümana, kötülenmesini dileyerek bir iftira atarsa, Allah onu, kıyamet günü, cehennem köprülerinden birinin üstünde, söylediğinin günahından paklanıp çıkıncaya kadar hapseder.” (Ebu Davud, Edeb 41)
“Kattât (söz taşıyan) (veya aynı manaya gelen nemmâm) cennete giremeyecektir.” (Buhari, Edeb 50 - Müslim, İman 169 - Ebu Davud, Edeb 38)