GİZEM
Merhaba anneciğim;
Bursa'ya gidiyorum. Nedenini sorma. Ama Bursa beni kendine çekiyor anne. Nedensizce ve apansızca gidiyorum bu şehirden.
Sana haftanın 6. günü yazıyorum bu mektubu. Harfler ne kadar önemli biliyor musun anne. Harfler olmasa sana nasıl anne derim. Harflerin sırasını bilmesem nasıl kelime kurar ve sana nasıl Seni seviyorum derim.
Yolculuk beni yoracak biliyorum. Belki de 61 yaşındaki bir insan gibi bedenim yıpranacak. Neden mi 61 ya... Bilirsin anne Trabzon'u çok severim ve o yüzden içimden geldi 61 yaş demek...
Üzüm bağları var mıdır anne Bursa da... İnsan hiç bilmediği bir yere gidince düşünceli oluyor hele de bazı şeylere zaafı varsa onları da görmek istiyor gideceği yerde. Üzüm var mıdır orda anne...Üzüm...
Leylekleri takip edeceğim anne. Leylakların gölgesinde leylekleri takip edip, lambaların aydınlattığı odalarda laleleri koklayacağım. Laleler kapalı odada saksıda yetişir mi anne. Biliyorum "A benim lakayit oğlum saksıda lale iyi olmaz" deyişini...
Neyse anne...
Dedim ya ben Bursa ya gidiyorum, haftanın 6. gününde yazdığım bu mektubu komidine koyduktan hemen sonra, 61 yaşındaki insan gibi yorulacağımı bildiğim halde, üzümün orada yetişip yetişmediğini bildiğim halde gidiyorum, leyleklerin rehberliğinde başlatıyorum yolculuğumu.Beni merak etme anne...
Ha içimde de bir sıkıntı var anne yol halidir belli olmaz bakarsın bir şey olur bir daha görüşemeyiz. Hakkını helal et anne. Senden habersiz firar ediyorum toprağımdan& Ne olur hakkını helal et anne.
Oğlun
Mehmet Ali
*********
Hava teyze bu mektubu bulmuş ve okumuştu. Mektup bittiğinde ise kağıda iki damla gözyaşı dökülmüş ve oğlunun adının üstüne gelip mürekkebi dağıtmıştı.
- A benim deli oğlum. Ne olacak senin sonun...
Ama annesi bir türlü anlamamıştı mektubu. Ne kadar da karmaşık yazmıştı Mehmet
Ali. Defalarca okudu mektubu okudukça ağladı ağladıkça okudu.
İnanamadı oğlunun ondan habersiz ayrılmasına baba ocağından. Bu ilk firarı değildi aslında. Bundan önce de çok gitmişti kafasındakinin peşine. Annesi sorduğunda "Kendimden kaçıyorum anne"diyordu.
Mehmet Alinin babası çok sinirli idi. Gene köpürüyordu. Her zaman oturduğu koltuğuna oturmuştu. Ve haber izliyordu. Birden bir trafik kazası haberi ile irkilmişti.
" Amasya'dan Bursa istikametine giden Öz Amasya Seyahate ait 05 HJK 254 plakalı otobüs karşıdan gelen ve H.K nin yönetimindeki 61 TU 566 tırla çarpışınca yolda bir can pazarı yaşandı. Kazada ağır yaralanan yaralılar Bursa Devlet Hastanesine kaldırıldı. Ağır yaralılardan Mehmet Ali Kırsaç sağlık ekiplerine ısrarla "Anneme deyin mektubumu çok iyi okusun, bu sefer ne için gittiğimi anlasın, mektubumu okusun,mutlaka mektubumu okusun, eski sebeplerden dolayı gitmediğimi bilsin mektubu okusun ve hakkını helal etsin" dediği öğrenildi. Mehmet Ali Kırsaç Bursa Devlet Hastanesine kaldırılırken yolda hayatını kaybetti.
Mehmet Alinin evindeki gergin ve sinirli hava yumuşamış artık duygusal yoğunluk başlamıştı. Annesi ağlıyordu bir köşede sessizce. Sanki oğlunun içine doğmuştu öleceği. Babası da kısa süreli şok yaşamıştı. Tek evin tek çocuğuydu Mehmet Ali. göz nuruydu onların. Hayat onu 23 yaşında almıştı dünyadan. Annesi Mehmet Alinin ısrarla söylediği mektubu defalarca okudu. Okudu... Okudu... Ama hiçbir şey anlayamadı. Hava Teyzenin kardeşi polisti severdi böyle gizemli işleri. Annesi mektubu ona götürdü. Ve en kısa zamanda çözmesini istedi. Polis mektubu 2 gün sonra çözmüştü. Ve ablasını aradı.
Abla Mehmet Ali o kadar zeki imiş ki mektuba görünürde olmayan şifreler koymuş. Israrla üstünde durduğu şeylerin arkasında aslında birer şifre gizliymiş. Bak şimdi abla:
Mehmet Ali nere gidiyordu. Bursa ya& ilk harflere dikkat edelim.
Mektubu haftanın 6. gününde yazmış ve ne demiş bak "Harfler ne kadar önemli biliyor musun anne. Harfler olmasa sana nasıl anne derim. Harflerin sırasını bilmesem nasıl kelime kurar ve sana nasıl Seni seviyorum derim." 6. sırada hangi harf var abla A-B-C-Ç-D-E...
Sonra 61 yaşındaki insan gibi yorulacağını söylemiş ve Trabzon demiş. 61 plaka Trabzon'un. Ve baş harfi T...
Sonra ısrarla üzüm demiş. Hatta birkaç kere kullanmış üzüm kelimesini. Bunun baş harfi de Ü&
Ve Leylekler bana rehberlik edecek demiş leylaklar, laleler... Bak ne kadar çok L harfi var. Ve işte L. Harfi&Ne çıktı karşımıza&
-Ahmet bak şuna oğlum. Betül diye birisi kayıtlı mı bilgisayarında.
Ahmet bir süre kurcaladı bilgisayarı. Messenger'
a baktı. İleti geçmişleri kaydediliyordu. Ve baktı& Listede Betül diye birisi vardı& İleti geçmişini açtı son cümlelere baktı. Betül cidden yanıma mı geleceksin yazmıştı& Mehmet Ali ise " Evet anneme mektup yazıyorum, ve yola çıkacağım. Yanına gelip özlemimi bitireceğim" demişti.
Mehmet Ali ilk defa aşık olmuştu fakat bu sevdayı yaşamaya ömür yetmemişti. Yaradan'ın ona tanıdığı süre dolmuştu. Annesi ve babası bu durumları öğrenince daha da üzülmüşlerdi. Özellikle babası hep oğlu üzerinde baskı kuruyordu. Ve oğlu da ondan çekindiği için derdini anlatamıyordu. Azrail kalemiyle Mehmet Alinin ömrüne son noktayı koymuştu, ve Kırsaç ailesinde yas vardı...
Merhaba anneciğim;
Bursa'ya gidiyorum. Nedenini sorma. Ama Bursa beni kendine çekiyor anne. Nedensizce ve apansızca gidiyorum bu şehirden.
Sana haftanın 6. günü yazıyorum bu mektubu. Harfler ne kadar önemli biliyor musun anne. Harfler olmasa sana nasıl anne derim. Harflerin sırasını bilmesem nasıl kelime kurar ve sana nasıl Seni seviyorum derim.
Yolculuk beni yoracak biliyorum. Belki de 61 yaşındaki bir insan gibi bedenim yıpranacak. Neden mi 61 ya... Bilirsin anne Trabzon'u çok severim ve o yüzden içimden geldi 61 yaş demek...
Üzüm bağları var mıdır anne Bursa da... İnsan hiç bilmediği bir yere gidince düşünceli oluyor hele de bazı şeylere zaafı varsa onları da görmek istiyor gideceği yerde. Üzüm var mıdır orda anne...Üzüm...
Leylekleri takip edeceğim anne. Leylakların gölgesinde leylekleri takip edip, lambaların aydınlattığı odalarda laleleri koklayacağım. Laleler kapalı odada saksıda yetişir mi anne. Biliyorum "A benim lakayit oğlum saksıda lale iyi olmaz" deyişini...
Neyse anne...
Dedim ya ben Bursa ya gidiyorum, haftanın 6. gününde yazdığım bu mektubu komidine koyduktan hemen sonra, 61 yaşındaki insan gibi yorulacağımı bildiğim halde, üzümün orada yetişip yetişmediğini bildiğim halde gidiyorum, leyleklerin rehberliğinde başlatıyorum yolculuğumu.Beni merak etme anne...
Ha içimde de bir sıkıntı var anne yol halidir belli olmaz bakarsın bir şey olur bir daha görüşemeyiz. Hakkını helal et anne. Senden habersiz firar ediyorum toprağımdan& Ne olur hakkını helal et anne.
Oğlun
Mehmet Ali
*********
Hava teyze bu mektubu bulmuş ve okumuştu. Mektup bittiğinde ise kağıda iki damla gözyaşı dökülmüş ve oğlunun adının üstüne gelip mürekkebi dağıtmıştı.
- A benim deli oğlum. Ne olacak senin sonun...
Ama annesi bir türlü anlamamıştı mektubu. Ne kadar da karmaşık yazmıştı Mehmet
Ali. Defalarca okudu mektubu okudukça ağladı ağladıkça okudu.
İnanamadı oğlunun ondan habersiz ayrılmasına baba ocağından. Bu ilk firarı değildi aslında. Bundan önce de çok gitmişti kafasındakinin peşine. Annesi sorduğunda "Kendimden kaçıyorum anne"diyordu.
Mehmet Alinin babası çok sinirli idi. Gene köpürüyordu. Her zaman oturduğu koltuğuna oturmuştu. Ve haber izliyordu. Birden bir trafik kazası haberi ile irkilmişti.
" Amasya'dan Bursa istikametine giden Öz Amasya Seyahate ait 05 HJK 254 plakalı otobüs karşıdan gelen ve H.K nin yönetimindeki 61 TU 566 tırla çarpışınca yolda bir can pazarı yaşandı. Kazada ağır yaralanan yaralılar Bursa Devlet Hastanesine kaldırıldı. Ağır yaralılardan Mehmet Ali Kırsaç sağlık ekiplerine ısrarla "Anneme deyin mektubumu çok iyi okusun, bu sefer ne için gittiğimi anlasın, mektubumu okusun,mutlaka mektubumu okusun, eski sebeplerden dolayı gitmediğimi bilsin mektubu okusun ve hakkını helal etsin" dediği öğrenildi. Mehmet Ali Kırsaç Bursa Devlet Hastanesine kaldırılırken yolda hayatını kaybetti.
Mehmet Alinin evindeki gergin ve sinirli hava yumuşamış artık duygusal yoğunluk başlamıştı. Annesi ağlıyordu bir köşede sessizce. Sanki oğlunun içine doğmuştu öleceği. Babası da kısa süreli şok yaşamıştı. Tek evin tek çocuğuydu Mehmet Ali. göz nuruydu onların. Hayat onu 23 yaşında almıştı dünyadan. Annesi Mehmet Alinin ısrarla söylediği mektubu defalarca okudu. Okudu... Okudu... Ama hiçbir şey anlayamadı. Hava Teyzenin kardeşi polisti severdi böyle gizemli işleri. Annesi mektubu ona götürdü. Ve en kısa zamanda çözmesini istedi. Polis mektubu 2 gün sonra çözmüştü. Ve ablasını aradı.
Abla Mehmet Ali o kadar zeki imiş ki mektuba görünürde olmayan şifreler koymuş. Israrla üstünde durduğu şeylerin arkasında aslında birer şifre gizliymiş. Bak şimdi abla:
Mehmet Ali nere gidiyordu. Bursa ya& ilk harflere dikkat edelim.
Mektubu haftanın 6. gününde yazmış ve ne demiş bak "Harfler ne kadar önemli biliyor musun anne. Harfler olmasa sana nasıl anne derim. Harflerin sırasını bilmesem nasıl kelime kurar ve sana nasıl Seni seviyorum derim." 6. sırada hangi harf var abla A-B-C-Ç-D-E...
Sonra 61 yaşındaki insan gibi yorulacağını söylemiş ve Trabzon demiş. 61 plaka Trabzon'un. Ve baş harfi T...
Sonra ısrarla üzüm demiş. Hatta birkaç kere kullanmış üzüm kelimesini. Bunun baş harfi de Ü&
Ve Leylekler bana rehberlik edecek demiş leylaklar, laleler... Bak ne kadar çok L harfi var. Ve işte L. Harfi&Ne çıktı karşımıza&
"B E T Ü L"
Annesi hemen Mehmet Alinin bilgisayarına geçti. Karşı komşusu bilgisayarcı idi. -Ahmet bak şuna oğlum. Betül diye birisi kayıtlı mı bilgisayarında.
Ahmet bir süre kurcaladı bilgisayarı. Messenger'
a baktı. İleti geçmişleri kaydediliyordu. Ve baktı& Listede Betül diye birisi vardı& İleti geçmişini açtı son cümlelere baktı. Betül cidden yanıma mı geleceksin yazmıştı& Mehmet Ali ise " Evet anneme mektup yazıyorum, ve yola çıkacağım. Yanına gelip özlemimi bitireceğim" demişti.
Mehmet Ali ilk defa aşık olmuştu fakat bu sevdayı yaşamaya ömür yetmemişti. Yaradan'ın ona tanıdığı süre dolmuştu. Annesi ve babası bu durumları öğrenince daha da üzülmüşlerdi. Özellikle babası hep oğlu üzerinde baskı kuruyordu. Ve oğlu da ondan çekindiği için derdini anlatamıyordu. Azrail kalemiyle Mehmet Alinin ömrüne son noktayı koymuştu, ve Kırsaç ailesinde yas vardı...
GİZEM adlı hikaye KARAMAN tarafından yazılmıştır.

