Ebu Said Harrâz k.s. anlatıyor:
Bir gün Mescid-i Haram’a girdim. Orada üzerinde iki hırka bulunan fakir bir kimse gördüm. İnsanlardan bir şeyler istiyordu. Kendi kendime ‘bunun gibileri insanlara yük oluyor’ dedim. O zat bana baktı ve şu ayet-i kerimeyi okudu:
– “Şunu bilin ki, Allah içinizden geçeni hakkıyla bilir. Onun için Allah’a karşı gelmekten sakının!” (Bakara, 235)
Sonra gönlümden böyle geçirdiğim için pişman oldum ve içimden tövbe ettim. Bunun üzerine o zat:
– “O, kullarının tövbesini kabul eden, kötülükleri bağışlayan ve yaptıklarınızı bilendir.” (Şura, 25) ayet-i kerimesini okudu ve gözden kayboldu.”
Ravzu’r-Riyâh
Bir gün Mescid-i Haram’a girdim. Orada üzerinde iki hırka bulunan fakir bir kimse gördüm. İnsanlardan bir şeyler istiyordu. Kendi kendime ‘bunun gibileri insanlara yük oluyor’ dedim. O zat bana baktı ve şu ayet-i kerimeyi okudu:
– “Şunu bilin ki, Allah içinizden geçeni hakkıyla bilir. Onun için Allah’a karşı gelmekten sakının!” (Bakara, 235)
Sonra gönlümden böyle geçirdiğim için pişman oldum ve içimden tövbe ettim. Bunun üzerine o zat:
– “O, kullarının tövbesini kabul eden, kötülükleri bağışlayan ve yaptıklarınızı bilendir.” (Şura, 25) ayet-i kerimesini okudu ve gözden kayboldu.”
Ravzu’r-Riyâh
Son düzenleme: