- Üyelik Tarihi
- 30 Eki 2007
- Mesajlar
- 872
- Aldığı Beğeniler
- 9
- Takım
- Diğer
Gölge et, ama ne olur Gölge olma!
Sinoplu Diyojen yanli$ söylemi$. "Gölge etme" diyecegine, ke$ke "gölge olma ba$ka ihsan istemem" deseydi hatirini soran Makedonyali Iskender'e.
Siz, hesap yaparken, bir $eyin gölgesini hesaba katar misiniz? Ben katmam.
Cünkü gölgeler solda sifir gibidirler; bin tane gölge bir '$ahsiyet' etmez,
tipki soldaki bin tane sifırin toplam degerinin yine sifir oldugu gibi.
Insanlar ya gölgedirler, ya da $ahsiyet. Gölge iseler, gölgesi olduklari
biri vardir; yani kölesi olduklari biri. O birine, siz 'gölgeci' de
diyebilirsiniz. Gölgeci, insanlari kendisinin gölgesi olarak görmekten zevk
duyar. Ve hicbir gölge iradeli hareket edemez.
Gölgelerin ne sevgileri gercek sevgidir, ne de nefretleri sahici nefret.
Onlar, kendisinin patlicanin degil padi$ahin dalkavugu oldugunu söyleyen
muzip gibidirler; sevgi ve nefretleri gölgecininkine ayarlidir. Emirle
severler, emirle nefret ederler.
Oysaki $ahsiyetler, kendilerine ait bir kafa ve kendilerine ait bir yürek
ta$idiginin bilincinde olan insanlardir. O kafayi dü$ünmek, analiz yapmak,
yerinde onaylamak ve yerinde reddetmek icin; o yüregi de duymak, sevgiye
deger olani sevmek, inanmaya deger olana inanmak, nefreti ve inkari gerekli olandan da nefret etmek ve reddetmek icin kullanirlar.
Gölgenin "ben idraki" olmaz; dolayisiyla "omurgasi" da olmaz. Bu nedenle,
hic bir gölge hic bir zaman "bir ba$kasi olmaktan" kurtulup "kendisi"
olamayacaktir. Ve omurgasi olmayan hic bir gölge, hic bir zaman dik
duramayacaktir.
Mustafa Islamoglu
Sinoplu Diyojen yanli$ söylemi$. "Gölge etme" diyecegine, ke$ke "gölge olma ba$ka ihsan istemem" deseydi hatirini soran Makedonyali Iskender'e.
Siz, hesap yaparken, bir $eyin gölgesini hesaba katar misiniz? Ben katmam.
Cünkü gölgeler solda sifir gibidirler; bin tane gölge bir '$ahsiyet' etmez,
tipki soldaki bin tane sifırin toplam degerinin yine sifir oldugu gibi.
Insanlar ya gölgedirler, ya da $ahsiyet. Gölge iseler, gölgesi olduklari
biri vardir; yani kölesi olduklari biri. O birine, siz 'gölgeci' de
diyebilirsiniz. Gölgeci, insanlari kendisinin gölgesi olarak görmekten zevk
duyar. Ve hicbir gölge iradeli hareket edemez.
Gölgelerin ne sevgileri gercek sevgidir, ne de nefretleri sahici nefret.
Onlar, kendisinin patlicanin degil padi$ahin dalkavugu oldugunu söyleyen
muzip gibidirler; sevgi ve nefretleri gölgecininkine ayarlidir. Emirle
severler, emirle nefret ederler.
Oysaki $ahsiyetler, kendilerine ait bir kafa ve kendilerine ait bir yürek
ta$idiginin bilincinde olan insanlardir. O kafayi dü$ünmek, analiz yapmak,
yerinde onaylamak ve yerinde reddetmek icin; o yüregi de duymak, sevgiye
deger olani sevmek, inanmaya deger olana inanmak, nefreti ve inkari gerekli olandan da nefret etmek ve reddetmek icin kullanirlar.
Gölgenin "ben idraki" olmaz; dolayisiyla "omurgasi" da olmaz. Bu nedenle,
hic bir gölge hic bir zaman "bir ba$kasi olmaktan" kurtulup "kendisi"
olamayacaktir. Ve omurgasi olmayan hic bir gölge, hic bir zaman dik
duramayacaktir.
Mustafa Islamoglu