- Üyelik Tarihi
- 11 Nis 2007
- Mesajlar
- 24,205
- Aldığı Beğeniler
- 22,175
- Takım
- Fenerbahçe
GÖNLÜM;
Evim,ocağım,yurdumsun!
Dışında olamadığım,içinden çıkamadığım.tozunu yıkamaya yetişemediğim yıllar yılı;pasını silmeye asırlar boyu.bekledim,hep bekledim taze toprak kokusunu getirecek rahmetini tecellinin.anahtarını kaybettiğim günde düştüm yollarına derbeder sürgünlerin.sırçadan nazargahı idin Rahman'ın,kırmaya kıyılamayan.sengsâre düşürdük seni.
HAK BİR GÖNÜL VERDİ BANA,HÂ DEMEDEN HAYRAN OLUNUR.
Sılam,memleketim,vatanımsın hem.
Bir türlü kavuşamadığım,kavuşmaya doyamadığım.kıble sabahlarının halvetiyle açan yediverenim.karanlıkların ardında uyandırmadan kimseleri,uyandırdın sevgimi;gecelerimi yıkadın,dolunaylara doldurdun.
ŞÂM-I GAMDA CİLVE-İ DÎDÂR UMARSIN GÖNÜL.
Hasretim,hicranım,firkatimsin.
Aramadan bulduğum,yola koyulmuş göçüm.Mekke'de hüzün yılımsın aç ve susuz;Ebu Talib ve Hatice'siz.Bedir'de bir söz:''denize girersen seninle gireriz''ve Akabe'de yeminlerin en şahanesi,can verip cennet alma üzerine.gecelerin hakimi,gözyaşlarının pınarı.EFENDİMSİN...
ÂTEŞ-İ AŞKINLA GÖZYAŞIN ŞARÂB EYLER GÖNÜL
Hayatım,ömrüm,varlığımsın.
Sütten kesilmiş bebeklerin merhamet umudu,hesap gününe hâkim efsaneler güzeli.matarasından abıhayat içen süvariler serdarı.sevilmeye şayesta dilberim,kuşkulardan arındırılmış günaydınım.güzellik mushafının sernamesi,ilk nur.
GÖNÜL DERLER SER-İ KÛYUNDA BİR DÎVÂNEMİZ KALDI
AAAAAAHH,GÖNÜL!...yaralım,bîmârım,hastam.
Merhemine koştuğum,zehriyle düştüğüm.beşeriyetimin pervasız ayinlerinde kurban olanım.aşk sultanıma otağ,gam ordusuna karargâh.sadağımda zehirli peykanımsın gamzelerden;küplerinde köpüren pahalı şaraplara ödediğim pahasın ruh iklimlerinde.uğrular eline tutsak şehzadem.ikiye bölünmüş varlıkların madde ile tartılan manası.hani ya,''mal da fayda vermez o gün,oğullar da;halis ve pak bir gönül ancak...''
GÖNLÜM,HAFAKANLAR İLE DALGALANAN BAYRAK
Çilem,acım,kederim!GÖNLÜM!
Sustukça hoş geçimlim,dile geldikçe parlayan alevim.kopup saçılan gerdanlığında soylu nedimelerin,savrulan incileri yere hüzünlerimin.hüzzamlarla bağlayan cümle neşidelerimi;çığlıksız uyanılan düşüm.Notre Dame'ın kamburunda gizleyen kendini ve Dulsinea için dövüşen yel değirmenlerimle.titrek ellerimde bir dolu peymane...dağların dile yüklenmediği o ağır yük...
GÖNÜLDENDİR ŞİKAYET KİMSEDEN FERYADIMIZ YOKTUR.
AH GÖNÜL!
Rüyam,hayalim,hülyam.
Sellerle kaybettirdiler izini ilkin ve iz sürmeyi unutturdular bana.ateşini külde sakladılar ve külü ateşe koydular.seninle yaşadığı kadim medeniyetini arıyor şimdi bir millet ve Simurglar akla mağlup,maddeye tutsak.Kafdağı'nda nöbeti ifritler tutuyor;üftade sultanların saraylarında ötmekte baykuşlar.ikiye bölünmüş varlıklarımız ve yalnızca maddeyle tartılıyor hayat.cılız başaklar semiz başakları sarıyor;zayıf gürbüzü yutuyor.ellerinde iksir taşıyan güzeller büzülmüş loş ve kuytu parmaklıklar ardına ve sevgisizliğin avuçlarından boşalan enginlerde pusulasız kadırgalar misali çalkalanıyor beşer.
NELER ÇEKER BU GÖNÜL SÖYLESEM ŞİKAYET OLUR.
Esenliğim,sevincim,neşem.
Tur Dağı'na giden Musa'm,Nuh gemisine dönen güvercinim.orta çağdan kalan iyimserliklerin solgun baharı,düşümde her gece gördüğüm kelebek.biliyorum,yol tenha,dal mecalsiz ve su durgun;çiçeğin rengi solmakta,şarkısı sona eriyor kuşların.bir medeniyet,durgun havuzlarında yaktığı aklının kara dumanlarına bürünüp mersiye okuyor ardından şimdi senin.EY GÖNÜL MEDENİYETİ!...sevgisizlikler,zulümler,kötülükler sardı yokluğunda çevremizi.ama biliyoruz ki,sen yaşıyorsun hala ve ısıtıyorsun bedenimizi,ışıtıyorsun ruhumuzu.sensiz olmuyor mirim,sensiz olmuyor.
HEM KADEH HEM BÂDE HEM BİR ŞÛH SÂKÎDİR GÖNÜL
GÖNLÜM !AZİZ DOSTUM!...
NERELERDESİN,YA DÖN ARTIK YURDUNA;YA İKİ SATIR YAZ BİZE...
İSKENDER PALA
KİTAB-I AŞK
Evim,ocağım,yurdumsun!
Dışında olamadığım,içinden çıkamadığım.tozunu yıkamaya yetişemediğim yıllar yılı;pasını silmeye asırlar boyu.bekledim,hep bekledim taze toprak kokusunu getirecek rahmetini tecellinin.anahtarını kaybettiğim günde düştüm yollarına derbeder sürgünlerin.sırçadan nazargahı idin Rahman'ın,kırmaya kıyılamayan.sengsâre düşürdük seni.
HAK BİR GÖNÜL VERDİ BANA,HÂ DEMEDEN HAYRAN OLUNUR.
Sılam,memleketim,vatanımsın hem.
Bir türlü kavuşamadığım,kavuşmaya doyamadığım.kıble sabahlarının halvetiyle açan yediverenim.karanlıkların ardında uyandırmadan kimseleri,uyandırdın sevgimi;gecelerimi yıkadın,dolunaylara doldurdun.
ŞÂM-I GAMDA CİLVE-İ DÎDÂR UMARSIN GÖNÜL.
Hasretim,hicranım,firkatimsin.
Aramadan bulduğum,yola koyulmuş göçüm.Mekke'de hüzün yılımsın aç ve susuz;Ebu Talib ve Hatice'siz.Bedir'de bir söz:''denize girersen seninle gireriz''ve Akabe'de yeminlerin en şahanesi,can verip cennet alma üzerine.gecelerin hakimi,gözyaşlarının pınarı.EFENDİMSİN...
ÂTEŞ-İ AŞKINLA GÖZYAŞIN ŞARÂB EYLER GÖNÜL
Hayatım,ömrüm,varlığımsın.
Sütten kesilmiş bebeklerin merhamet umudu,hesap gününe hâkim efsaneler güzeli.matarasından abıhayat içen süvariler serdarı.sevilmeye şayesta dilberim,kuşkulardan arındırılmış günaydınım.güzellik mushafının sernamesi,ilk nur.
GÖNÜL DERLER SER-İ KÛYUNDA BİR DÎVÂNEMİZ KALDI
AAAAAAHH,GÖNÜL!...yaralım,bîmârım,hastam.
Merhemine koştuğum,zehriyle düştüğüm.beşeriyetimin pervasız ayinlerinde kurban olanım.aşk sultanıma otağ,gam ordusuna karargâh.sadağımda zehirli peykanımsın gamzelerden;küplerinde köpüren pahalı şaraplara ödediğim pahasın ruh iklimlerinde.uğrular eline tutsak şehzadem.ikiye bölünmüş varlıkların madde ile tartılan manası.hani ya,''mal da fayda vermez o gün,oğullar da;halis ve pak bir gönül ancak...''
GÖNLÜM,HAFAKANLAR İLE DALGALANAN BAYRAK
Çilem,acım,kederim!GÖNLÜM!
Sustukça hoş geçimlim,dile geldikçe parlayan alevim.kopup saçılan gerdanlığında soylu nedimelerin,savrulan incileri yere hüzünlerimin.hüzzamlarla bağlayan cümle neşidelerimi;çığlıksız uyanılan düşüm.Notre Dame'ın kamburunda gizleyen kendini ve Dulsinea için dövüşen yel değirmenlerimle.titrek ellerimde bir dolu peymane...dağların dile yüklenmediği o ağır yük...
GÖNÜLDENDİR ŞİKAYET KİMSEDEN FERYADIMIZ YOKTUR.
AH GÖNÜL!
Rüyam,hayalim,hülyam.
Sellerle kaybettirdiler izini ilkin ve iz sürmeyi unutturdular bana.ateşini külde sakladılar ve külü ateşe koydular.seninle yaşadığı kadim medeniyetini arıyor şimdi bir millet ve Simurglar akla mağlup,maddeye tutsak.Kafdağı'nda nöbeti ifritler tutuyor;üftade sultanların saraylarında ötmekte baykuşlar.ikiye bölünmüş varlıklarımız ve yalnızca maddeyle tartılıyor hayat.cılız başaklar semiz başakları sarıyor;zayıf gürbüzü yutuyor.ellerinde iksir taşıyan güzeller büzülmüş loş ve kuytu parmaklıklar ardına ve sevgisizliğin avuçlarından boşalan enginlerde pusulasız kadırgalar misali çalkalanıyor beşer.
NELER ÇEKER BU GÖNÜL SÖYLESEM ŞİKAYET OLUR.
Esenliğim,sevincim,neşem.
Tur Dağı'na giden Musa'm,Nuh gemisine dönen güvercinim.orta çağdan kalan iyimserliklerin solgun baharı,düşümde her gece gördüğüm kelebek.biliyorum,yol tenha,dal mecalsiz ve su durgun;çiçeğin rengi solmakta,şarkısı sona eriyor kuşların.bir medeniyet,durgun havuzlarında yaktığı aklının kara dumanlarına bürünüp mersiye okuyor ardından şimdi senin.EY GÖNÜL MEDENİYETİ!...sevgisizlikler,zulümler,kötülükler sardı yokluğunda çevremizi.ama biliyoruz ki,sen yaşıyorsun hala ve ısıtıyorsun bedenimizi,ışıtıyorsun ruhumuzu.sensiz olmuyor mirim,sensiz olmuyor.
HEM KADEH HEM BÂDE HEM BİR ŞÛH SÂKÎDİR GÖNÜL
GÖNLÜM !AZİZ DOSTUM!...
NERELERDESİN,YA DÖN ARTIK YURDUNA;YA İKİ SATIR YAZ BİZE...
İSKENDER PALA
KİTAB-I AŞK