Gönül dili ile konusup hal diliyle anlaşanlar
“Yattigin zaman ölümü yastiginin altinda, kalkinca da karsinda bil” Veysel Karani
Gönül dili ile konusup hal diliyle anlasanlar
“Yemen taraflarinda Rahman kokulari aliyorum” Hadis-i serifi ile sereflenen, ana sevgisinin sembolü, peygambere olan askinin destanlasmis sahsiyeti
Tabii’nin hayirlisi, Islam âleminin gönül sultani…
Âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz Muhammed (sav) ’in Hirka-i seriflerinin varisi… Varlik âleminin muhabbet kahramani…
Gönüller bahçesinde açan bir gül
Sevdalarin en büyügüne kapilmis, resulünün nur-u cemalini görme arzusuyla yanmis
“Cennet analarin ayaklari altindadir” Hadisinin zirvesindeki Üveys, yatalak ve hasta annesini üzmemek için Resuller serverini görme arzusuna nail olamamisti
Ömrü boyunca sevgililer sevgilisinin aski ile yanip tutustu Bir an bile Rabbini unutmadi
Resulullah hayatta iken Yemen illerinden nur beldesine ancak bir kere gidebilmis, o yüce insani evlerinde bulamamisti Sonsuzluk müjdecisini dünya gözü ile görememenin tutusturdugu hasret alevi ile yanmis, kavrulmus ve bu atesin sönmesi nasip olmamisti
Efendimiz hazretleri hane-i saadetlerine döndüklerinde:
“Ya Aise, bu hos kokulardan haberin var mi?”
diye sorunca Aise validemiz;
“ Evet ey in Resulü! Yemenden Üveys adli biri geldi, sizi sordu, evde olmadiginizi ögrenince pek üzüldü ve geri döndü Iste bu adam gittiginden beri evimiz dagilmayan bu güzel itir ve kekik kokulariyla doldu”
Aksam namazi için mescide indiginde ashabina söyle buyurdu
“Üveys’i gören gözleri ziyaret ettim siz de benim gözlerimi ziyaret ediniz”
En büyük insani evinde bulamayan Üveys hüzünlüydü Gözyaslari içerisinde ellerini semaya kaldirmisti…
“ Ey ’in resulü! Senin askin benim alin yazim… Kapinin esigi cennetim… Gönüller açan gülüsünü görmek ne büyük saadet…”
Yüreginden süzülen hicran nefesleri rahmani rüzgâr olup Resulüne ulasan, ask ve iman günesi, gönül eri, nefsi üzerinde daima aglayan, O’nun için gözyasi döken Üveys söyle dua ediyordu:
“’im! Beni gözpinarlari kurumus merhamet fukaralarindan etme!”
O zühd, takva ve vera sahibiydi
Ve onun mütevazi yasantisi ile Peygamber ümmetine olan sinirsiz sevgi, muhabbet ve müsamahasini yüzyillar önce bize ilahileri ile tanitan Yunus Emre
Anasindan destur aldi durmadi
Kâbe yollarini geçti durmadi
Geldi ol Resulü evde bulmadi
Yemen illerinde Veysel Karani
Onu Resulü sevmis;
“Üveys’i gördügünüz zaman hakkinizda yargilama duasinda bulunmasini isteyiniz Onun duasi katinda geri dönmez, benden sonra selamimi ona eristiriniz, hirkami Üveyse veriniz, sizler de onun gittigi yoldan gidiniz”
Iltifatina mazhar olan büyük sahsiyet
Vahdet sirri ile yogrulan, gönül ülkesinin sultani Üveys El Karani, Yemen illerine geri dönüp, Resul-ü Ekreme olan dayanilmaz tutkusunu gönül gözüyle görmeye devam ederek teselli bulmaya devam etti
Çölün kizgin kumlari gibi yanip kavrulan Üveys El Karani Peygamberin vefat haberi ile bir kere daha yandi
Yillarca Yemen’in Karen köyünde çobanlik yapan Üveys El Karani, Hz Ömer’in Hilafeti sirasinda Mekke-i Mükerreme’ye giderek Hac farizasini yerine getirdi
HzÖmer ve HzAli tarafindan Peygamberin vasiyeti olan “Hirka-i Serif” kendisine verildi Çok alaka ve hürmet gördü
Medine’ye geldigi zaman, Resululullah’in türbesini görünce düsüp bayildi Ayilinca “Beni buradan götürün, Resulünün medfun bulundugu belde’de benim için yasamak mümkün degil” dedi Yemen’e döndü, sonra Basra tarafina gitti
HzOsman’in hilafeti zamanina kadar insanlardan uzak, -u Teala’ya ibadet ederek yasayan Üveys El Karani HzAli’nin Hilafeti sirasinda O’na tabi olarak Siffin muharebesine katildi ve bu muharebede sehid oldu
Peygamber hatirasi olan Hirka-i Serifi hürmeten giymemis, bir ebediyet taci olarak saklamisti Sahadetinden sonra, Agabeyi Sihabettin ve ogullarina intikal eden Hirka-i Serif asirlar boyu elden ele dolasti Bu ebedi hatira, Van civarinda “Irisan Beyler”ine kadar gelmis ve 1618 senesinde “Osmanli” Padisahlarindan Sultan II Osman Han’a hediye edilmistir
Sultan Abdulmecid Han, bu hirka için Fatih civarinda “Hirka-i Serif Camii”ni yaptirdi Her sene Ramazan ayinda halkin ziyaretine açilir
Iste Yunus Emre’nin diliyle Veysel Karani:
“Yastigi tas idi, dösegi postu
Cennetlik eylemek ümmeti kasti
Halkin sevgilisi peygamber dostu
Yemen illerinde Veysel Karani”
“Yattigin zaman ölümü yastiginin altinda, kalkinca da karsinda bil” Veysel Karani
Gönül dili ile konusup hal diliyle anlasanlar
“Yemen taraflarinda Rahman kokulari aliyorum” Hadis-i serifi ile sereflenen, ana sevgisinin sembolü, peygambere olan askinin destanlasmis sahsiyeti
Tabii’nin hayirlisi, Islam âleminin gönül sultani…
Âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz Muhammed (sav) ’in Hirka-i seriflerinin varisi… Varlik âleminin muhabbet kahramani…
Gönüller bahçesinde açan bir gül
Sevdalarin en büyügüne kapilmis, resulünün nur-u cemalini görme arzusuyla yanmis
“Cennet analarin ayaklari altindadir” Hadisinin zirvesindeki Üveys, yatalak ve hasta annesini üzmemek için Resuller serverini görme arzusuna nail olamamisti
Ömrü boyunca sevgililer sevgilisinin aski ile yanip tutustu Bir an bile Rabbini unutmadi
Resulullah hayatta iken Yemen illerinden nur beldesine ancak bir kere gidebilmis, o yüce insani evlerinde bulamamisti Sonsuzluk müjdecisini dünya gözü ile görememenin tutusturdugu hasret alevi ile yanmis, kavrulmus ve bu atesin sönmesi nasip olmamisti
Efendimiz hazretleri hane-i saadetlerine döndüklerinde:
“Ya Aise, bu hos kokulardan haberin var mi?”
diye sorunca Aise validemiz;
“ Evet ey in Resulü! Yemenden Üveys adli biri geldi, sizi sordu, evde olmadiginizi ögrenince pek üzüldü ve geri döndü Iste bu adam gittiginden beri evimiz dagilmayan bu güzel itir ve kekik kokulariyla doldu”
Aksam namazi için mescide indiginde ashabina söyle buyurdu
“Üveys’i gören gözleri ziyaret ettim siz de benim gözlerimi ziyaret ediniz”
En büyük insani evinde bulamayan Üveys hüzünlüydü Gözyaslari içerisinde ellerini semaya kaldirmisti…
“ Ey ’in resulü! Senin askin benim alin yazim… Kapinin esigi cennetim… Gönüller açan gülüsünü görmek ne büyük saadet…”
Yüreginden süzülen hicran nefesleri rahmani rüzgâr olup Resulüne ulasan, ask ve iman günesi, gönül eri, nefsi üzerinde daima aglayan, O’nun için gözyasi döken Üveys söyle dua ediyordu:
“’im! Beni gözpinarlari kurumus merhamet fukaralarindan etme!”
O zühd, takva ve vera sahibiydi
Ve onun mütevazi yasantisi ile Peygamber ümmetine olan sinirsiz sevgi, muhabbet ve müsamahasini yüzyillar önce bize ilahileri ile tanitan Yunus Emre
Anasindan destur aldi durmadi
Kâbe yollarini geçti durmadi
Geldi ol Resulü evde bulmadi
Yemen illerinde Veysel Karani
Onu Resulü sevmis;
“Üveys’i gördügünüz zaman hakkinizda yargilama duasinda bulunmasini isteyiniz Onun duasi katinda geri dönmez, benden sonra selamimi ona eristiriniz, hirkami Üveyse veriniz, sizler de onun gittigi yoldan gidiniz”
Iltifatina mazhar olan büyük sahsiyet
Vahdet sirri ile yogrulan, gönül ülkesinin sultani Üveys El Karani, Yemen illerine geri dönüp, Resul-ü Ekreme olan dayanilmaz tutkusunu gönül gözüyle görmeye devam ederek teselli bulmaya devam etti
Çölün kizgin kumlari gibi yanip kavrulan Üveys El Karani Peygamberin vefat haberi ile bir kere daha yandi
Yillarca Yemen’in Karen köyünde çobanlik yapan Üveys El Karani, Hz Ömer’in Hilafeti sirasinda Mekke-i Mükerreme’ye giderek Hac farizasini yerine getirdi
HzÖmer ve HzAli tarafindan Peygamberin vasiyeti olan “Hirka-i Serif” kendisine verildi Çok alaka ve hürmet gördü
Medine’ye geldigi zaman, Resululullah’in türbesini görünce düsüp bayildi Ayilinca “Beni buradan götürün, Resulünün medfun bulundugu belde’de benim için yasamak mümkün degil” dedi Yemen’e döndü, sonra Basra tarafina gitti
HzOsman’in hilafeti zamanina kadar insanlardan uzak, -u Teala’ya ibadet ederek yasayan Üveys El Karani HzAli’nin Hilafeti sirasinda O’na tabi olarak Siffin muharebesine katildi ve bu muharebede sehid oldu
Peygamber hatirasi olan Hirka-i Serifi hürmeten giymemis, bir ebediyet taci olarak saklamisti Sahadetinden sonra, Agabeyi Sihabettin ve ogullarina intikal eden Hirka-i Serif asirlar boyu elden ele dolasti Bu ebedi hatira, Van civarinda “Irisan Beyler”ine kadar gelmis ve 1618 senesinde “Osmanli” Padisahlarindan Sultan II Osman Han’a hediye edilmistir
Sultan Abdulmecid Han, bu hirka için Fatih civarinda “Hirka-i Serif Camii”ni yaptirdi Her sene Ramazan ayinda halkin ziyaretine açilir
Iste Yunus Emre’nin diliyle Veysel Karani:
“Yastigi tas idi, dösegi postu
Cennetlik eylemek ümmeti kasti
Halkin sevgilisi peygamber dostu
Yemen illerinde Veysel Karani”