Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

loreS

"ALLAH dE KaLBiM"
 
Üyelik Tarihi
18 Ağu 2010
Mesajlar
4,445
Aldığı Beğeniler
51
Konum
09
Takım
Galatasaray
sola doğru eğilerek bakın,gerçekten çok güzel değil mi?


soladorueilerekbakyn19xq.jpg

Gerçekten güzel kardeş maşaallah..emeğine sağlık
 

LAZOĞLU

LAZOĞLU
 
Üyelik Tarihi
11 Eki 2010
Mesajlar
1,134
Aldığı Beğeniler
14
Konum
KARADENİZİN FIRTINALI YERİNDEN
Takım
Trabzonspor

Gözleri Görmeyen Bir Genç Kız ve Bir Erkek Birbirlerine Deli Gibi Aşıklarmış . ....... .
Erkek Sormuş : Gözlerin Görseydi Benimle Evlenirmiydin Diye ?
Kızda : Tabi Senden Başka Kimim Varki Demiş..
Nyse Aradan Aylar Geçmiş Ve 1 Hayırsever Gözlerini Kıza Bağışlamış ve Kız O Zorlu Ameliyatı Geçirmiş..!
Kız İlk Defa Sevdiği Kişiyi Göreceği İç...in Çok Heyecanlıymış.!
Bide Ne Görsün ki Sevgilisinin Gözleri Yok . . ? :S
Erkek Yine Sormuş : Sevgilim Ne Zaman Evleneceğiz Diye ?
Kız da Demesin mi : Kızda Senin Gözlerin Yok Diyip , Çekip Gitmiş..!
Erkek Arkasından Bağırarak Şu İki Cümleyi Söylemiş :
"GÖZLERİME İYİ BAK OLUR MU ?"
__________________________________________
Hayat Böyle İşte Kimilerimiz Kimileri İçin Canını Bile Verirken , Kimileri Kimileri İçinse Kılını Bile Kıpırdatmaz.Nankörlük Ederler
 

LAZOĞLU

LAZOĞLU
 
Üyelik Tarihi
11 Eki 2010
Mesajlar
1,134
Aldığı Beğeniler
14
Konum
KARADENİZİN FIRTINALI YERİNDEN
Takım
Trabzonspor
40394_417199280177_250023215177_5210436_3045925_n.jpg






Arkadaş evinize geldiğinde misafir gibi davranır
Dost geldiğinde buzdolabını açıp istediğini alır

Arkadaş senin ağladığını görmez
Dostunun omuzu ise senin gözyaşlarınla ıslanır

Arkadaş davetine katılınca bir paket hediye ile gelir
Dost sana yardım etmek için erken gelir; toparlanman için geç gider

Arkadaş, onu o yattıktan sonra ararsan rahatsız olur
Dost neden bu kadar geciktiğini sorar, derdini anlatmak için

Arkadaş bir kavgadan sonra her şeyin bittiğini düşünür
Dost ise tekrar arar

Arkadaş senin daima onun arkanda olmanı ister
Dost ise her zaman senin arkandadır ...

Arkadaş zaaflarınızı öğrenir ve onları kullanabilir
Dost zevklerinizi öğrenir ve onlara hitap eder

Arkadaş zayıflıklarınızı bilirse başınıza kakar
Dost zayıflıklarınızı bilirse örtmeye çalışır

Arkadaş sizi ikinci görmek ister
Dost ikinciniz olmaktan şeref duyar

Arkadaş sıkıntınız olmadığında yanınızdadır
Dost sıkıntınız olduğunda size koşar

Arkadaşlarınıza siz huzur vermeye çalışırsınız
Dostlarınız size huzur vermeye çalışır
 

LAZOĞLU

LAZOĞLU
 
Üyelik Tarihi
11 Eki 2010
Mesajlar
1,134
Aldığı Beğeniler
14
Konum
KARADENİZİN FIRTINALI YERİNDEN
Takım
Trabzonspor
rainfflea7.gif



Üzüntü zihnimizi kaplayan yıkıcı bir duygudur.
İçimize bir defa yerleşti mi bütün zihnimiz artık onunla meşgul olur.


Üzüntü alışkanlığından kurtulmak için atacağınız ilk adım,
ben bu alışkanlıktan kurtulabilirim, bu alışkanlığı yenebilirim?
diyebilme inancına sahip olmaktır.


Bir şeyi yapabileceğinize inanırsanız o şeyi gerçekten yapabilmenizi
engelleyen şeyleri bir şekilde aşarsınız.



Uzmanlar üzüntüden kurtulmak için aşağıdaki yedi maddeyi kullanmanın yararlı olacağını belirtmekteler;



- Her güne Yaratanın sizinle beraber olduğuna ve size yardım edeceğine inanarak başlayın.


- Kendi kendinize üzülmek çok kötü bir alışkanlıktır deyin.

- Olumsuz saydığınız her şeyin olumlu yönlerini düşünün ve konuşmalarınızda bunları belirtin.


- Olumsuz hiçbir konuşmaya katılmayın ve bütün konuşmalara olumlu bir hava vermeye çalışın.


- Kendinize iyimserlik aşılayan kitaplar okuyun. Bunları defalarca okuyup bilinçaltına yerleştirin. Sonra bilinçaltınız bunları size geri gönderip karamsar ve üzüntülü olmaktan kurtaracaktır.


- Umut dolu, ileriye ümitle bakan insanlarla dostluk kurun. Bu atmosfer sizi ümitli bir insan yapacak, karamsarlığa düşmenizi engelleyecektir.


- Üzülme alışkanlığına yakalanmış insanlara yardım edin. Böylece, sizin üzülme alışkanlığınız da azalacak zamanla kaybolacaktır.



Üzülme:

Dünya ve ahiret huzuru için Peygamber Efendimizin amcası Abbasa öğrettiği duayı dilinden düşürme çünkü bu dua iki dünya saadeti için iyi bir fırsattır.
"ALLAHümme innî es'elüke afve vel âfiyete fiddînî veddünyâ ve âhırete" Yarabbi senden dünya ve ahirette mağfiret ve afiyet istiyorum



Üzülme :


Dünya, ne seçim, ne geçim dünyasıdır; dünya, bugün var yarın yok, imtihan dünyasıdır.


Üzülme :


Altın, ateş ile; iyi kul da belâ ve musibet ile tecrübe edilir. (Hz. Ali r.a.)


Üzülme :

İnsanlar, başlarına gelen belâ ve musibetleri ondan daha büyükleriyle kıyas etselerdi, şüphesiz belâların bazısını âfiyet kabul ederlerdi


Üzülme :

İyi bir yemek günün mutluluğudur. İyi bir gezi haftanın, iyi bir evlilik ayların, mal-mülk senenin mutluluğudur. Sağlam bir imana sahip olmak ise dünya ahiret mutluluğu demektir.


Üzülme :
Hastaneleri ziyaret etki ALLAH'ın sana verdiği sağlık afiyetin kıymetini bilesin. Hapishaneleri ziyaret et ki özgürlük nimetinin farkına varasın.


Üzülme :


Mümin bir kul giden dünyalığın ardından üzülmez. Çünkü o kalıcı olan değildir.


Üzülme :

Rahmanın sonsuz merhametini bir düşün. Ki O bir köpeğe su veren cimrilerin cimrisini, yüz kişiyi katletmiş olanı dahi affedebilendir. Yeter ki nasuh bir tövbe ile O'na dönülebilinsin.


Üzülme:


Hayrın nerede olduğu bilinmez. Hayır çoğu kez sevinilen şeyin ardından değil üzünülen şeyin ardından gelir.


Üzülme,

Mutluluk ağacının yaşaması için ihtiyacı olan su, hava, gıda, ışık ALLAH'a ve ahiret gününe imandır.


Üzülme:
"Mükâfatın büyüklüğü belanın büyüğü ile beraberdir. ALLAH bir kavmi severse onları (bir derde) uğratır. Kim kadere razı olursa, ona ALLAH'ın rızasına erişmek vardır. Kim öfkelenirse ona ALLAH'ın gazabı vardır." (Tirmizî)


Üzülme:

Eğer ALLAH'tan bir şey isterseniz ve O size başka bir şey verirse O'na güvenin. O'nun her zaman size ihtiyaç duyduğunuz şeyi uygun zamanda vereceğine emin olabilirsiniz. İstekleriniz her zaman ihtiyacınız olan şeyler değildir. ALLAH dileklerinizi her zaman yerine getirir, o yüzden kuşkulanmadan veya şikayet etmeden O'na inanmaya devam edin. ALLAH seçimi O'na bırakanlara en iyisini verir.


Üzülme: zülme:

Bir kimse istiğfârı dilinden düşürmezse, ALLAHü Teâlâ ona her darlıktan bir çıkış, her üzüntüden bir kurtuluş yolu gösterir ve ona beklemediği yerden rızık verir. (Hadis-i Şerif)...
 

LAZOĞLU

LAZOĞLU
 
Üyelik Tarihi
11 Eki 2010
Mesajlar
1,134
Aldığı Beğeniler
14
Konum
KARADENİZİN FIRTINALI YERİNDEN
Takım
Trabzonspor
tahsinkivanc1.jpg





Sözüm bana yetmiyor.
Sen sözüm yokken de işittin beni.
Avazım derdime yetişmiyor.
Sen sesim çıkmazken de dinledin beni.
Çağrışım dudağımda kalıyor.
Sen kalbim yokken de sevdin beni.
Yakarışım Senin işitmenden utanıyor
Sen söylemesem de anlarsın beni.
Sözüm bitti.
Sesim kesildi.
Kabul eyle beni.​
 

LAZOĞLU

LAZOĞLU
 
Üyelik Tarihi
11 Eki 2010
Mesajlar
1,134
Aldığı Beğeniler
14
Konum
KARADENİZİN FIRTINALI YERİNDEN
Takım
Trabzonspor
Alem-i Ervahta
“Belâ” demiştik “Elesti-kü bi Rabbiküm” sualine
Yaratıcı, rızk verici ve yegane kanun koyucu olarak Allah’tan başka ilah, önder olarakta onun Resulünden başkasını tanımayacaktık.

Hani söz vermiştik...
Hani söz vermiştik... Erkamın evinde
Hangi şart ve ortamda olursa olsun “ilai kelimetullah” misyonunu yürütecek
Musibetlerden yılmayacak, hiçbir tehditten korkmayacak
Gerekirse ölümlerin en güzeline talip olacaktık

Hani söz vermiştik... Akabe tepesinde
Kendimizi ve Ailemizi koruduğumuz gibi kanımızla, malımızla ve canımızla koruyacaktık Resulüllah’ı
Hani söz vermiştik... Akabe tepesinde
Doğru olan her şeyde Resule itaât edecektik
Rabbani davayı elden ele, gönülden gönüle, balçıkla sıvanmayan hakikat güneşini, cihadsız ve şahadetsiz bırakarak lekelemeyecektik.

Hani söz vermiştik... Medine’de
Hani söz vermiştik... dünya kardeşliğinin en güzel teşekkül etmeye başladığı Medine’de
Kıyamete kadar tüm müslümanlar kardeş olacaktı, ve bizler muhakkak ki “mü’minler kardeştir” ferman-ı ilahisine gönülden bağlanacak,
Vücudumuzun azaları gibi birbirimizin derdi ile dertlenip sevinçlerimize ortak olacak,
“Komşusu açken, tok yatan bizden değildir.” düsturuna Komşuluk bildirisine, kardeşliğin en ateşi olarak bakacaktık.

Hani söz vermiştik... Rıdvan’da
Başımızı kurutamayan ellerimizi kökünden kurutacaktık,
Nemlenmemiş bir gözü, yaralanmamış, çile çekmemiş bir bedeni Mevla’ya sunmayacaktık
Mücadelesiz ve vuslata özlemsiz geçen bir günü yaşanmamış kabul edip, doğarken nişanlandığımız ölümü, cihad masasında şehadet gömleğini giyerek nikahlanacağımız günün hasretiyle yanıp tutuşacaktık.

Hani söz vermiştik...
Ayaklarımızı vura vura Mekke’ye girerken, dinime namusuma göz diken zalimler tekrar iş başına gelirse, mukaddes beldelere Ebreheler tekrar saldırırsa, bizde kanatlanıp uçacak, mevlamızın ebabil kuşları olmaya talip olacaktık.

Hani söz vermiştik... Veda Hacc’ında Resulüllaha
Cahiliye adetlerini bir daha diriltmemek üzere kökünden kurutacaktık.
Miras bırakılan emanetlere sımsıkı sarılacak. Ahkam-ı Kuran-iyeyi tüm dünyaya hakim kılacaktık
Ahde vefa gösteremedik Allah’ım
Zihinlerdeki hatırasını çoktan silmiştik
Şehadet mi? Çok uzaktı bizden, tanımıyorduk onu
Sözcüklerimizden bile çıkarmıştık
Çile çekmeye yanaşmadık. Öyle eğildik, öyle eğildik ki doğrulacak ne bir belimiz, kaldıracak ne bir başımız kaldı
Utanıyoruz Allah’ım
Nemlenmemiş bir gözle, yara almamış bir bedenle huzuruna çıkmaya utanıyoruz
Ahde vefa gösteremedik Allah’ım
Bunu biliyoruz
Ama şunu da biliyoruz ki rahmet deryanda ufacık bir damlayız
Yüzümüz yerde ama Affet Allah’ım Affet
 

LAZOĞLU

LAZOĞLU
 
Üyelik Tarihi
11 Eki 2010
Mesajlar
1,134
Aldığı Beğeniler
14
Konum
KARADENİZİN FIRTINALI YERİNDEN
Takım
Trabzonspor
Yıllar önce bir çiftçi, fırtınası bol olan bir tepede bir çiftlik
satın almıştı. Yerleştikten sonra ilk işi bir yardımcı aramak oldu.
A ma ne yakındaki köylerden ne de uzaktakilerden kimse onun çiftliğinde
çalışmak istemiyordu. Müracaatçıların hepsi çiftliğin yerini görünce
çalışmaktan vaz geçiyor, burası fırtınalıdır, siz de vazgeçseniz iyi
olur diyorlardı.

Nihayet çelimsiz, orta yaşı geçkince bir adam işi kabul etti. Adamın
haline bakıp 'çiftlik işlerinden anlar mısın?' diye sormadan edemedi
çiflik sahibi. 'Sayılır' dedi adam, 'fırtına çıktığında uyuyabilirim' .
Bu ilgisiz sözü biraz düşündü, sonra boşverip çaresiz adamı işe aldı.
Haftalar geçtikçe adamın çiftlik işlerini düzenli olarak yürüttüğünü
de görünce içi rahatladı. Ta ki o fırtınaya kadar:



Gece yarısı, fırtınanın o müthiş uğultusuyla uyandı. Öyle ki, bina çatırdıyordu. Yatağından fırladı, adamın odasına koştu: 'Kalk,kalk!

Fırtına çıktı. Herşeyi uçurmadan yapabileceklerimizi yapalım.' Adam
yatağından bile doğrulmadan mırıldandı: 'Boşverin efendim, gidin
yatın. İşe girerken ben size fırtına çıktığında uyuyabilirim demiştim
ya.' Çiftçi adamın rahatlığına çıldırmıştı. Ertesi sabah ilk işi onu
kovmak olacaktı, ama şimdi fırtınaya bir çare bulmak gerekiyordu.


Dışarı çıktı, saman balyalarına koştu: A-aa! Saman balyaları
birleştirilmiş , üzeri muşamba ile örtülmüş, sıkıca bağlanmıştı. Ahıra
koştu. İneklerin tamamı bahçeden ahıra sokulmuş, ahırın kapısı
desteklenmişti. Tekrar evine yöneldi; evin kepenklerinin tamamı
kapatılmıştı. Çiftçi rahatlamış bir halde odasına döndü, yatağına
yattı. Fırtına uğuldamaya devam ediyordu. Gülümsedi ve gözlerini
kapatırken mırıldandı: 'Fırtına çıktığında uyuyabilirim'


Sıkıntılara zihnen (bilgi, plan), mânen (dua), maddeten (tedbir)
hazırsanız, fırtına çıktığında uyuyabilirsiniz. Hayatınız boyunca.


Sevgiyle kalın.


(KIZGINLIKLA KARAR ALMAYIN, MUTLULUKTAN UÇTUĞUNUZDA SÖZ VERMEYİN.
İKİSİ DE SARHOŞLUK ÂNIDIR, AKIL BAŞTA DEĞİLDİR)
 

LAZOĞLU

LAZOĞLU
 
Üyelik Tarihi
11 Eki 2010
Mesajlar
1,134
Aldığı Beğeniler
14
Konum
KARADENİZİN FIRTINALI YERİNDEN
Takım
Trabzonspor
* Birinci soru: Evde sadaka kutun var mı ve içine hergün sadaka parası koyup; biriktikçe gerçek bir fakire veriyor musun? (evet veya hayır)
* İkinci soru: Her gün faydalı kitap okuyup ilmini ve kültürünü arttırıyor musun? (evet veya hayır)
* Üçüncü soru: Maddî imkânın, gelirin, servetin müsait ise evinin salonunda orijinal hatlı ve tezhipli bir hilye-i şerif levhan var mı? (evet veya hayır)
* Dördüncü soru: Zamanın İmam-ı kebirine (Emîrü'l-Mü'minîn) gıyaben biatlı mısın, değil misin? (evet veya hayır)
* Beşincisi: Allahü Teâlâ'nın on dört sıfatını ezbere sayabiliyor musun? (evet veya hayır)
* Altıncısı: Doyunca yemeği bırakıyor musun? (evet veya hayır)
* Yedincisi: Bugün sabah namazına kalktın mı? (evet veya hayır)
* Sekizincisi: Sende ümmet şuuru mu daha güçlü, yoksa cemaat veya tarikat asabiyeti mi? (Ümmet şuuruna evet, cemaat asabiyetine hayır)
* Dokuzuncusu: Sokakta gelip geçen halkın arasında yemek yemekten kaçınıyor musun? (evet veya hayır)
* Onuncusu: Bugün nefsini kötüledin ve kınadın mı? (evet veya hayır)
Sonuç: 9-10 evet iyi Müslümansın. 7-8 evet orta Müslüman. 5 evet sallantıda. 5'ten aşağısı zayıf. Hiç eveti yok kötü Müslüman.
 

LAZOĞLU

LAZOĞLU
 
Üyelik Tarihi
11 Eki 2010
Mesajlar
1,134
Aldığı Beğeniler
14
Konum
KARADENİZİN FIRTINALI YERİNDEN
Takım
Trabzonspor
--------------------------------------------------------------------------------
Günah işlemek ve pişman olmamak

Katı kalpli olmak ve Kur'ân okumak istememek

İyi ameller için tembel hissetmek (geç namaz kılmak gibi..)
Sünnetleri terketmek

Çok farklı ruh hallerine sahip olmak (genelde huzursuz olmak, çabuk üzülmek gibi..)

Kur'ân'dan âyetler duyunca pek bir şeyler hisstememek (veya meal okuyunca azap ayetlerinde, müjde ayetlerinde hissiz kalmak gibi..)

Allah'ı hatırlamakta ve tesbih etmekte zorlanmak

İslamiyet aleyhinde bir şeyler yapıldığında rahatsız olmamak

Makam, şöhret, para hırsında olmak

Cimri ve pinti olmak, fakirlere yardımda bulunmamak,

Başkalarına iyi şeyler yapmalarını söyleyip kendisi yapmamak,

Başkaları için işler iyi gitmediğinde bundan hoşlanmak,

Bir şeyin helal veya haram olmasıyla yetinmek, mekruh (şüpheli) olanlardan kaçınmamak,

Basit gibi görünen amelleri işleyenlerle dalga geçmek (cami süpüren, temizlik yapan insanlar gibi..)

Müslümanların hazin durumu için üzülmemek,

İslamiyet için bir şeyler yapmak şuurunda olmamak,

Sırf kavga etmek için insanlarla kavga etmeyi sevmek,

Dünyevî konularda hemen kendini kaptırmak (sadece maddi bir şeyler kaybettiğinde üzülmek gibi..)

Başkaları hakkında saplantılı, önyargılı olmak..

karşındakini yargılamak ve onun hakkında bilmeden,araşltırmadan hüküm vermek

kendi kalbine göre, başkalarını değerlendirip, müeyyide ve engel koymak.
 

LAZOĞLU

LAZOĞLU
 
Üyelik Tarihi
11 Eki 2010
Mesajlar
1,134
Aldığı Beğeniler
14
Konum
KARADENİZİN FIRTINALI YERİNDEN
Takım
Trabzonspor
Sigaranında faydası mı olurmuş, demeyin. İşte o kadar kötülenen her fırsatta iftiralara mağruz kalan sigaranın faydaları :


Sigara içeni köpek ısırmaz; çünkü yanında baston taşır.
Evine hırsız girmez; çünkü sabahlara kadar öksürür.
Üzerine sinek konmaz; çünkü buram buram nikotin kokar.
Fazla yorulmaz; çünkü yorulunca tıkanacağını bilir.
Yürümek için zorlanmaz; çünkü tekerlekli iskemlede gezdirilir.
İhtiyarlamaz; çünkü genç yaşlarda sevdiklerine kavuşur.
Yüzlerine renk gelir; çünkü dişleri ve bıyıkları sapsarı olur.
Vücutları bir kuş gibi hafifler; çünkü ileri dönemdeki dolaşım bozukluğundan ötürü önce parmakları, sonra da el ve ayakları kesilir.

İşte sigaranın faydaları, tiryakilere afiyet olsun​
 
Üst Alt