Görmesek de biliyoruz, yeşilin güven, siyahın asalet, pembenin muhabbet ve beyazın temizlik şarkıları söylediğini..
Görmesek de biliyoruz, sönmeyen yıldızların sadece gökte değil yerde de parladığını,
Görmesek de biliyoruz, neşesini, ümidini, aşkını, yaşama sevincini kaybedenin başka kaybedecek bir şey olmadığını,
Görmesek de biliyoruz, erkeklerin ağlamadığını, lakin erkek oğlu erkeklerinin ağlamadan duramadığını, gözyaşını sadece yürekteki ateşi değil, Cehennemi bile söndürmeye kadir olduğunu,
Görmesek de biliyoruz, aşkın gölde, çölde, yolda, dağda, dilde, gülde değil, gönülde olduğunu,
Görmesek de biliyoruz, başlayanın bitirdiğini, yürüyenin vardığını, arayanın bulduğunu, duranın düştüğünü, düşenin ezildiğini, ezilenin de çözüldüğünü,
Görmesek de biliyoruz, Merhabanın bir bardak çay kadar sıcak, Elvedanın en az zemheri akşamları kadar soğuk olduğunu,
Görmesek de biliyoruz, Bosna da vurulan kuşu, Çeçenya da bitmeyen kışı, Filistin de atılan taşı, Bağdat ta akan yaşı, Kerbelar da kesilen başı
Görmesek de biliyoruz, ariflerin ağlarken güldüğünü, ve çınarların ayakta öldüğünü,
Görmesek de biliyoruz,en koyu karanlıkların alnında şafak yakındır yazdığını,
Görmesek de biliyoruz, bir çiçekle baharın gelmeyeceğini, fakat bir çiçeğin alnında baharın yazılı olduğunu,
Görmesek de biliyoruz, en büyük körlüğün nankörlük olduğunu, ve en büyük özrün, elde-ayakta, dilde dudakta değil, insanlık cevherini kaybetmiş bir beyin de olduğunu...
Görmesek de biliyoruz, sönmeyen yıldızların sadece gökte değil yerde de parladığını,
Görmesek de biliyoruz, neşesini, ümidini, aşkını, yaşama sevincini kaybedenin başka kaybedecek bir şey olmadığını,
Görmesek de biliyoruz, erkeklerin ağlamadığını, lakin erkek oğlu erkeklerinin ağlamadan duramadığını, gözyaşını sadece yürekteki ateşi değil, Cehennemi bile söndürmeye kadir olduğunu,
Görmesek de biliyoruz, aşkın gölde, çölde, yolda, dağda, dilde, gülde değil, gönülde olduğunu,
Görmesek de biliyoruz, başlayanın bitirdiğini, yürüyenin vardığını, arayanın bulduğunu, duranın düştüğünü, düşenin ezildiğini, ezilenin de çözüldüğünü,
Görmesek de biliyoruz, Merhabanın bir bardak çay kadar sıcak, Elvedanın en az zemheri akşamları kadar soğuk olduğunu,
Görmesek de biliyoruz, Bosna da vurulan kuşu, Çeçenya da bitmeyen kışı, Filistin de atılan taşı, Bağdat ta akan yaşı, Kerbelar da kesilen başı
Görmesek de biliyoruz, ariflerin ağlarken güldüğünü, ve çınarların ayakta öldüğünü,
Görmesek de biliyoruz,en koyu karanlıkların alnında şafak yakındır yazdığını,
Görmesek de biliyoruz, bir çiçekle baharın gelmeyeceğini, fakat bir çiçeğin alnında baharın yazılı olduğunu,
Görmesek de biliyoruz, en büyük körlüğün nankörlük olduğunu, ve en büyük özrün, elde-ayakta, dilde dudakta değil, insanlık cevherini kaybetmiş bir beyin de olduğunu...
