Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

gamzelim

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
14 Eki 2007
Mesajlar
382
Aldığı Beğeniler
5
"(Cennete girmeyi hakeden mü’minler) dediler ki: ‘Bizden hüznü gideren
Allah’a hamdolsun’." 35/34

Allah’ı razı etmeye koyulmuş mü’minin hüznü cennette bitecek. Bu gerçeği
güçlendiren bir sözü de Allah Rasulü vefatı sırasında başucunda ağlamakta
olan Fatıma’sına söylüyordu:
"Ağlama kızım, baban bir daha acı çekmeyecek."
Evet, o güne dek hep acı çekmişti. Çünkü o çok şey biliyordu. Onun bildiğini
bilen herkim olsa öyle yapardı. O da öyle demiyor muydu: "Benim bildiğimi
bilseydiniz az güler çok ağlardınız."

Onun bildikleri bir yana, ya onun yaşadıkları? Hem yetim, hem öksüz.
Ardından bir de kaybedilen dayanaklar: Abdülmuttalib, Ebu Talib, Hz Hatice
ve peşpeşe gelen evlat acıları, ölümleri. Tabi bütün bunları bastıranda
nübüvvetin ağır yüküydü. Bu nedenle o, çok ağlamış az gülmüştü.
Kan, ter, gözyaşı...

Bu üç damla azizdir; bu üç damlanın karıştığı şey de azizdir. Neyin uğrunda
olursa olsun, samimi olarak bir dava uğruna dökülen kanların karşılıksız
kaldığı görülmemiş.
Ter de öyle. Kim çalışarak ter dökmüş de karşılığını alamamış? Bu ister
mü’min ister kafir olsun, herkes için geçerli . "İnsan için"diyor Kur’an;
"İnsan için yalnız çalıştığının karşılığı vardır."(53/39)

Gözyaşı da öyle. Zulme uğramış birinden dökülüyorsa o damla, düştüğü yeri
yakacaktır. Bu üç damla bedeldir; bu bedel ödendiği zaman elde edilen şey
meşrulaşır. Kan, toprağın; ter, emeğin; gözyaşı, yüreğin bereketidir.
"Ve gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz." (53/60)

Sahi nasıl beceriyorsunuz bunu, diyor Kur’an; "İmanınızın, Kur’an’ınızın,
coğrafyanızın esir edildiği, insanınızın manevi bir soykırıma uğradığı, tüm
değerlerinizin yağmalandığı, sayısız civanın yüreğinden vurulduğu bir
ortamda hala nasıl gülebiliyorsunuz?" diye soruyor.
Gerçekten nasıl becerebiliyorsunuz?

Biliyorum buna becermek demezler; gaflet derler, vurdumduymazlık derler,
hamakat derler...
Eğer bilseydik, Önderimiz Efendimiz’in bildiğini, çok ağlayıp az gülecektik.
O, yakin derecesinde biliyordu gazabı, kahrı, cehennemi. Bu gerçeklerin
arifiydi O. Biz de bunları "irfan" derecesinde bilseydik onun gibi yapacak,
çok ağlayacak az gülecektik.

Evet bilseydik göğsümüzde nükleer bir güç merkezi taşıdığımızı ve bunun
hergün üzerine yağan günahlarla paslandığını, bu pası çözecek tek kimya olan
göz yaşını bir umman gibi salacaktık gecelerin koynuna.
Eğer bilseydik günah hedeflerini onikiden vuran istiğfar silahının mermileri
göz yaşıdır; gönlümüze gözümüzden bir ırmak bağlayacaktık.

Eğer bilseydik dualarımızın yüce makama tez ulaştırmanın en emin yolu onlara
gözyaşından kanatlar takmaktır, Yunus gibi "Ağla gözüm ağla gülmezem ayruk"
diyecektik. Ya da Fuzuli’nin iniltisine eşlik edecektik:
"Arızın yadıyla nem-nak olsa müjganım n’ola
Zayi olmaz gül temannasıyla vermek hare su"
Eğer erseydik sırrına "Yevme la yenfau malun ve la benun"un; bir "kalbi
selim"e sahip olmak için değil birkaç damla yaşı, bir çift gözü bile feda
edecektik.
Eğer bilseydik her gün en çok kullandığımız organların başında elimiz,
zihnimiz ve kalbimiz gelir; bu üçü içerisinden de en çok kullandığımız ve
kirlettiğimiz kalbimizdir. Onu pislik içerisinde koyduğumuz için, Allah
korkusundan dökülen yaşlarla yıkamadığımız için hayıflanacaktık.
Eğer imanın neler çektiğini onun yerinde olup anlayabilseydik,
ağlayabilirdik.
İhsan düzeyinde inansaydık Allah’a, azaba, ikaba, mizana, hesaba; gözümüzden
yaş değil kan akıtırdık. Öyle buyurmuştu ya Yesribli delikanlı için
Rasulullah (as) efendimiz: "Allah korkusu kardeşinizin yüreğini dağladı."
Evet, bütün bunları anlayabilseydik, ağlayabilecektik.
"Melali bilmeyen nesle aşina değiliz" diyordu Haşim. Biz aşina olduk ey
şair, hem de öylesine aşina olduk ki, bu islam irfanının nebevi yöntemlerini
"romantizm" sayanlar bile çıktı içimizden.
Hissizliğin, duygusuzluğun bir tek mazereti var: kalb katılığı. O da meşru
değil.
"Şarkı görmez, garbı bilmez, edepten yok payesi
Bir utanmaz yüz, yaşarmaz göz bütün sermayesi."
Anlayamayanlar, ağlayamazlar; hatta ağlanacak hallerine gülerler. İşte biz,
böyle olduk.​
 

ilminur

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Ara 2007
Mesajlar
8,908
Aldığı Beğeniler
128
Takım
Fenerbahçe
Rabbim razı olsun canım yüreğine sağlık..
 

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
Eğer bilseydik, Önderimiz Efendimiz’in bildiğini, çok ağlayıp az gülecektik.
O, yakin derecesinde biliyordu gazabı, kahrı, cehennemi. Bu gerçeklerin
arifiydi O. Biz de bunları "irfan" derecesinde bilseydik onun gibi yapacak,
çok ağlayacak az gülecektik.
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Güzel bir paylasimdi kardesim emegine saglik tesekkürler
Allah(c.c)razi olsun
Selam ve Dua ile.....
 
Üst Alt