Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

keremm

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
7 Eyl 2005
Mesajlar
1,242
Aldığı Beğeniler
9
Konum
AĞRI ( İSTANBUL - İstinye)
Takım
Galatasaray
Gül ASKIN MiHRABIDIR



Baskalari gülü bir çiçek diye sever belki de. Ama biz, gülü gül oldugu için severiz. Bizim için gül sevgilidir, gül güzelliktir, gül coskudur. Gül, esmanin esyaya tecellisinin esraridir. Gül asktir, gül sevinçtir, gül bahar mustusudur... Gül, ezelle ebed arasindaki bütün zamanlarin en güzelinden yansimalar tasidigi için güzeldir. Ve katmer gül; rengini sehit kanindan, kokusunu Efendimiz (A.S.)in mübarek teninden aldigi için çiçekler sultanidir.

Bu sebeple olsa gerek, gülün kokusuyla kendimizden geçeriz. Baska bir aleme gideriz. Yol buluruz mâverâya... Biz güle, gülistanda açan katmer güllere Peygamberlik Gülzarinin Essiz Gülünün remzi oldugu için vurgunuz. Ve gülü her kokladigimizda salâvat getiririz, Onun terinin kokusundan bir zerreyi teneffüs ettigimizden...


Gülü tarife ne hacet; gül Sevda-yi Muhammedîdir. Gülün sevdasi kalbimizin hâfi tepelerinde, ahfâ zirvelerinde sancak açmistir. Ve bizler, gönlü gülsen olan insanlara meftun oluruz, Kainatin Solmayan Gülünün askiyla... Gün gelir, gözyasiyla gül sulariz. Bir gül için bin dikene su veririz. Ve biliriz ki, güllerin içinde diken yoktur, dikenler içinde gül vardir.


O, askimizin mihrabindaki gül... O, alemlere rahmet olarak gönderilen bir rasûl... O, çöl sicagindaki bir kevser selâlesi... O, tesrifiyle kainati aydinlatan ve isik bahseden sonsuz bir nur sulesi... Gündüzleri dünyayi isitan günes ve geceleri gökyüzünde çiçek çiçek açan yildizlar, Onun sönmeyen isiginin en mütevazi kandilleri... Sera da, süreyya da Onun nuruyla aydinlanir... Onun sîreti bir amaç, Onun sünneti bir hidayet, Onun sureti gönüllere ülfet ve nimet veren bir âb-i hayat... Ruhumuz Ona asik... O, gül mushafli sevdamizin sembolü... O, onsekiz bin alemin emsali olmayan gülü...

Divan sairimiz Fuzûlî Su Kasidesinde:
Suya versün bagban gülzâri zahmet çekmesün
Bir gül açilmaz yüzün tek, verse bin gülzâre su.
diye O Gülün dünyaya bir kere gelecegini, bahçivanin bin gül bahçesini sulasa, sele verse dahi Onun yüzü gibi bir gül açilmayacagini en lâtif bir biçimde ifade ediyor...


Lâkin, O Gülün sevdasini kelimelerle anlatmak, dizelerle vasfeylemek ne mümkün? O, levlâke, levlâk... sirrinin muhatabi olan hayat güftesi... O, tebessümünden cennetler yaratilan mutluluk bestesi... O, bütün çaglarin önünü aydinlatarak ademoglunu karanliktan kurtaran yaratilmislarin en yücesi... O, Rabbimizin terbiyesiyle yetismis bir ahlâk abidesi... O, çaresizlerin çaresi... O, kimsesizlerin kimsesi... O, hurma kütügünün bile hasretinden inledigi bir ülfet çesmesi... O, vefanin zirvesi... O, insanlarin en sabirlisi, en hosgörülüsü, en azimlisi, en kararlisi... O, yigitlik ve cömertlik timsali... O, kainatin bir numune-i imtisali... O, efendiler efendisi... O, Allahin müjdesi... O, insanligin müjdecisi... O; hem Halîl, hem Habîb, hem Siddîk, hem Emîn... O, sevgi tohumlari atip, kardeslik duygulari yeserten; topraga yagmur, karanliga nur ve gönlümüze sürur olan sevgililer sevgilisi...

Onda toplanmistir bütün güzellikler... O, hep ümmetim, ümmetim diyen, nefsim demeyen Hâtemül Enbiyâ tacinin sahibi... O, Sidretül Müntehanin misafiri... O, Gâye Insan... O, Mahser günündeki tek siginak... O, kirik gönüllerin mimari... O, Hakka giden yolun rahmet kapisi... O, Islâmi bütünüyle hayatinda billurlastiran, bizatihi Islâmin kendisi olan Habib-i Kibriya... O, çöle inen nuru bütün cihana yayarak tebligini tamamlayan nebiler nebisi... O, tek Rehber... Asiklar Onun için yanar... Sadiklar Onun için aglar... Rüzgar Onun yadiyla eser... Bülbüller Onun kokusunun olmadigi yerlerde susar... Onun izinden gitmeyen saadet bulamaz. Onun nuruna pervane olmayan mahserde kurtulamaz...


O, ilâhi nizamin namütenahi güzelligini bahsetti gönüllerimize... O, ruhlarimiza üfledigi sonsuzluk askiyla hilkatin esrarini ögretti bize... Onsuz ne farki vardi gündüzlerin geceden?.. Ona gelen vahiyle aydinlandik, karanlik her düsünceden... O olmasaydi, sonsuzluk iklimine ulasamazdik... O olmasaydi, dünyadaki bu sarp yokuslari asla asamazdik... Onunla kalbimize nur olup, ilham doldu... Onunla isik buldu gece, gündüz ve aksam... Onsuz baharlar kisti... Onsuz insanlik, öksüz ve yetim kalmisti...
Kainatta mütecelli olan esma-yi ilâhiyyeyi sahsinda en mükemmel biçimde tebarüz ettirip, en mücellâ keyfiyetiyle temsil eden gaye insan Odur. Onun her kelâmi hakla batili ayiran bir kistas; Onun her hükmü sasmaz bir adalettir. Onun hayati tebligini temsille geçmis ve cihana en iyi tebligin temsil oldugunu göstermistir.

O, iztiraptan çatlamis dudaklara merhem, kurakliktan çoraklasmis gönüllere zemzem, insanligini kaybetmis ruhlara erdem ve alev alev yanan sinelere bir meltem gibi serinlik; bizlere cennet-âsâ baharlar ikram eder...
Onun gelisi, gecelerin ebedi bir gündüze dönüsüdür... Ve Onunla Islâmin nuru tulû etmistir. O, ümmetini küfrün yakici sicagindan imanin serin iklimine kavusturmus, karanliktan nurun aydinligina çikarmistir.


Uykuda bile uyanik kalmanin keyfiyetine vasil olan gönül erleri, nurani isiltilarin semavi izdüsümlerini Ona teslimiyette bulurlar. Muhakkak ki, sema ile arz arasinda meydana gelecek bir kutlu bulusma Gül Devrinden ilham alan bir iklimde gerçeklesir. O Gülün namütenahi güzelligi kalplere yansidiginda, gecesi olmayan bir gündüz tecelli edip, gönüllerde gül tomurcuklarinin açilmasina vesile olur.


Unutmayalim ki, en karanlik devirlerde bile dikenler arasinda goncaya durmustur güller... Gülün çevresindeki dikenler, gül kokusuyla hemhâl olunca güle dönüsür birer birer... Bizler, Gül kokusunun ikliminde insanligimizi yeniden kesfettigimiz zaman; rahmet, bereket ve hidayet yagmurlariyla madde ve mana planinda dirilecegiz.

Mekanin ve zamanin ölü noktalarina Gül Devrinden gelen esintilerle hayat üflemeye muktedir olacagiz. Gül yüzlüler göz yasiyla gül sularken, tomurcuk veren güllerin açilmasini beklemektedir... Gonca güller açildigi zaman vuslat bahari gelecek, gönlümüz saduman olacaktir. Kalpler Ona baglanip râm oldugunda, yanlisliklar bütün neticeleriyle ortadan kalkacaktir...
 

mabed

Bir_Katre
 
Üyelik Tarihi
24 Eki 2005
Mesajlar
2,864
Aldığı Beğeniler
20
Unutmayalim ki, en karanlik devirlerde bile dikenler arasinda goncaya durmustur güller... Gülün çevresindeki dikenler, gül kokusuyla hemhâl olunca güle dönüsür birer birer... Bizler, Gül kokusunun ikliminde insanligimizi yeniden kesfettigimiz zaman; rahmet, bereket ve hidayet yagmurlariyla madde ve mana planinda dirilecegiz


RABBİM BİZE BAHŞEDİLEN GÜLLERİN DEĞERİNİ ANLAMAYİ NASİP ETSİN...

AMA DİKKAT EDELİM ELİMİZDEKİ GÜLLERİ KIRMAMAYA,
SOLDURMAMAYA... :D :D :D
 
Üst Alt