Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

MüptelaN

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
22 May 2009
Mesajlar
158
Aldığı Beğeniler
3
Konum
bulut,deniz,yağmur...
Takım
Trabzonspor
Gül güzeldir, güzel bir gülü elimize almanın bedeli dikenlerine razı olmaktır. Dikenlerine razı olmadığımız bir gülü ancak uzaktan izleyebilir ve hevesle bakabiliriz. Oysa onunla hem hal olmak istiyorsak, güzelliğine sahip olmak istiyorsak, ellerimizi acıtan dikenlerine aldırmadan avuçlamamız gerekiyor.


İşte mü’minlerin birbirini sevmesi gülü ele alabilmek gibidir. İnsanın güzelliğini görebilmek, iç alemindeki gülü koklayabilmek için dikenlerine bakmadan kendimizi gülün güzelliğine bırakmamız lazımdır.

Seyda Hazretleri için her kişi bir gül gibidir. İnsana baktığında sadece ondaki güzelliklerin peşine düşer ve o tarafına bakardı.

“Ben Menzildeyken oraya uzaktan yakından gelen insanlara gıpta ile bakardım. Kendi kendime: ‘Keşke bende onlar gibi samimi olarak ve Allah rızası için Seyda Hazretlerini ziyarete gelmiş olsam ve onlar kadar samimi bir kalbe sahip olsam diye düşünürdüm” derdi.

Durumu ne olursa olsun, yanına kim gelse, güler yüzle ve yumuşaklıkla davranır, gönlünü alır ve meramını dinler durumuna göre nasihat ederdi.

Onun halini gördüğümde hep aklıma şu menkibe gelirdi:
Bir mürşidin yanına bir adam gelmiş:

“Efendim sizin dervişler birbirleriyle dargın oluyor, birbirlerine kızgın oluyorlar, birbirleriyle araları iyi değil gibi” der olmuş. Mübarek:

“Benim dervişlerimin hepsiyle aram iyi, inşallah onların da birbirleriyle arası düzelir”
demiş.


Seyda Hazretlerinin herkesle arası iyi ve herkese verebileceği bir parça sevgisi ve hoşgörüsü var.

Bir akşam namazından sonra Seyda Hazretleri cami üstündeki odasında oturuyor. O sırada kapı vuruldu ve içeri bir sofi girdi:

“Seydam bir maruzatım var” dedi. Seyda Hazretleri tebessüm etti.

“Hayırdır söyle bakalım” dedi. Sofi:

“Seydam falan sofi var ya ondan şikayetçiyim”

Dergahta bulunan bir sofiden bahsediyordu.

Seyda Hazretleri güldü:

“Hayırdır ne yapmış ki?” diye sordu.

Sofi bir çırpıda bir çok şeyi anlattı. Şikayetçi olduğu sofi hakkında derdini anlattı. Seyda Hazretleri üzülmüştü. Onun için bir insanın bir başka insanı şikayet etmesi kadar gücüne giden bir şey yoktu.

“Birisi gelse bana birisi hakkında kötü şeyler söylese sanıyorum omzumdan bıçak yemişim, o kadar acı duyuyorum” derdi.

O sofilerin sahabe ahlakıyla davranmasını ve birbirlerine sahabeler gibi muhabbet etmesini bekliyordu. Sofiyi dinledikten sonra:

“Vallahi ben onun bir huyunu biliyorum ki başka hiçbir tarafını görmüyorum. O saadatların hatmesine o kadar gayretli ve isteklidir ki, onu ıssız bir adaya bıraksanız hatme vakti gelince yüzerek gene gelir ve hatmeye katılır. Ben bu halini bildiğimden hep o tarafını görüyorum sizin anlattığınız hallerini bilmiyorum” buyurdu.

Bir insanın zaaflarına takılmak ne kadar kolaydır, oysa ondaki güzelliği yakalayabilmek yani sadece gülün kıpkırmızı goncasına bakan insan elini ona uzatırken dikenlerini hesaba katar mı, hatta gülü eline alırken dikenlerin acısını hisseder mi. Seyda Hazretleri insanlara gül gibi davranır ne kırmak ne incitmek nede onu eline alırken dikeninin batmasına müsaade ederdi.

Derlerki: “Gülü seversen ve o bilirse ki sevgi ile uzanan bir el var kendine,
dikenlerini kapatır ve uzanan ele batmasına müsaade etmez.”

Seyda Hazretleri bazı zamanlar bahçede dolaşırdı, bahçede bulunan gül ağaçlarına yaklaşır, nazik ve sevgi dolu bir hareketle gülü koklardı. O an gerçekten gülün dikenlerini sakladığını ve nezaketle, edeple sevgiyle kendisini uzanan ele bıraktığını görebilirdiniz.

İşte Seyda Hazretlerinin huzurunda herkesin sevgi ile dolması, muhabbet ile bakması Seyda Hazretlerinin insanlara sunduğu sevgi dolu bakışlarıdır.

“Müminlerin birbirini sevmesi çok önemlidir. Ben öyle istiyorum ki sofiler birbirlerini ruhuyla sırrıyla kalbiyle sevsin. O zaman biliyorum ki Allah’u Zülcelal de Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v) de o iki insanı seviyor” buyurdu.

Sofi söyleyecek başka şey bulamıyordu. Öylece kalakaldı. Seyda Hazretleri:

“Başka bir şey var mı?” dedi. Sofi:

“Yok” dedi fısıltıyla.

“De hadi o zaman işine bak” dedi. Sofi dışarı çıktı. Seyda Hazretleri üzülmüştü. Onun için aslolan insanların birbirini karşılıksız sevmesi ve muhabbet duyması idi.

Onun yanında durduğunuz her an sevmenin manasını, insan sevgisinin güzelliğini hissederdiniz. Onun bakış açısıyla baktığınızda, bütün insanları kucaklamak, bağrınıza basmak isterdiniz.

Onun dünyasında insanlara buğz etmek yok, insanları sevmek varken kırgın olmanın manasını çözemez. Her insanın eksiği ya da günahı olabilir. Allah’u Zülcelal tevbe nimetini insanlar için halketmiş. Eksiğimizi tamamlamak, günahlarımızı affettirmek için ve sıfırdan yeniden başlamak için verilen bir nimet.

Tövbe maksadıyla yanına gelen herkese bu nazarla bakardı ve:

“Bir insan tövbeye niyet ettikten sonra, artık o iyi bir insandır. Artık o insan temiz bir insandır. Çünkü Allah’u Zülcelal onu seviyor, neden biz sevmeyelim” derdi.

Seyda Hazretleri bana döndü:

“Ahmet, Mü’min kardeşliğini iyi bilmemiz lazım, insanlara davranışlarımızda ve muamelelerimizde Hz. Peygamber Efendimizin ahlakına mutaabat yapmamız lazımdır. İnsanların kötü taraflarını bulmak kolaydır, bize lazım olan mü’min kardeşimizin güzelliklerini bulmak ve o tarafından sarılmaktır” dedi.

“Biz bunları ‘Cennet Yolunun Rehberi’ isimli kitapta yazmıştık değil mi? Diye sordu:

“Evet sultanım yazmıştık” dedim.

“Demek okumuyorlar” dedi. Ben sustum, diyebilecek bir şey yok idi.

“Şimdi o bölümü ayrıca küçük bir kitap yapalım ve cebe sığacak şekilde olsun, her sofi cebinde taşısın ve devamlı olarak okusun. İnşallah bu şekilde cepte taşınırsa devamlı okur ve hatırda tutulur” dedi.

Mü’min Kardeşliği isimli cep kitabını yazmaya başladı.

Anlamamız gereken en önemli konu; Seyda Hazretlerinin yazmış olduğu her kitap, bizdeki eksiklikleri tamamlamamız için büyük öz veri ve fedakârlıklarla yazılmıştır.

Elimizden geldiği kadar, idrak ile ruhumuzla, sırrımızla kitapları okumalı ve hayatımıza uygulamaya çalışmalıyız.​

AHMET ÖZ

Gülistan Dergisi...
 

semerkand

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
27 Tem 2008
Mesajlar
4,468
Aldığı Beğeniler
40
Konum
Başakşehir-istanbul
Takım
Diğer
Gül güzeldir, güzel bir gülü elimize almanın bedeli dikenlerine razı olmaktır. Dikenlerine razı olmadığımız bir gülü ancak uzaktan izleyebilir ve hevesle bakabiliriz.

:alkis: çook güzeldi.!! Allah razı olsun yüreğine sağlık Mütelan kardeşim
 

*_NaZLı_*

(*_BABASININ_KIZI_*)
 
Üyelik Tarihi
6 Mar 2009
Mesajlar
3,502
Aldığı Beğeniler
2,357
Konum
AfyonKaraHisar
Takım
Diğer
Allah razı olsun yüreğine sağlık Mütelan kardeşim...
 
Üst Alt