- Üyelik Tarihi
- 30 Ara 2007
- Mesajlar
- 8,908
- Aldığı Beğeniler
- 128
- Takım
- Fenerbahçe
Gül ve Ben
Hangi ürkek kavgada yaralandın yiğidim
Seni bu şuh kafese hangi zâlim el koydu
Diyorsun: bir zamanlar gülşen de bir bey idim
Hayrandır bilmez misin âlem dahî bir güle
İçinde kızıl tüylü köstebekler ve günâh
Dağa çık, ovaya in, eğil de bak bir göle
Çekiyor gülsüz kalan her zavallı şimdi âh
Çiçeklerin dilini unuttuğun yetmedi
İpek nağmelerini gömdün karanlığına
Yine de, nağmelerin intizârı bitmedi
Ebedî güllerini mihmân kıldı dağına
Bir Latin çiçeğine aldandı bakışların
Akreplere sevdalı neyin varsa dumanlı
Nerede o her yanı gül kokan nakışların
Nasıl bir âfet ki bu,feryâdın bile kanlı
Sana küskün,o uçsuz bucaksız soylu vatan
Batırdın hiç batmayan güneşi toprağında
Oysa bir gül aşkıdır yine kalbinde yatan
Yollara düş,bul O'nu yitirdiğin bağında
Savur kirpiklerini
Kurtulup ayağı yılanlı her kuş
Gül bıraksın Cem'in avuçlarına
Cemşîd'i Cemgül diye çağıran efsaneler
Bir gül görüp canevinden vurulun
Karanlığı aydınlansın kulların
Çünkü ışık mehtâbıdır güllerin
Gül,yağmurun bir sonraki adıdır
Gülün mecûnudur bütün çiçekler
Sonsuzluk gül, sensizlik gül,gül pusat
Gül cemresi,gül yağmuru,gül hasat
Gülü sevenlerin yoktur karası
Kurşundan beterdir gülün yarası .
Anaların gül rahminden derdiği
Dervişlerin erguvanda gördüğü
Cübbesini gül ipiyle dokuyup
Sarığını gül şeklinde ördüğü
Lâlede dertli sarhoş
Nergiste baygın gurûr
Karanfilde damar damar tâze kan
Dikende isyana mührünü vurur
Çiğdemle seyyahtır,zambakla silah
Sabır denizinde tahammül kuşu
Miğferine gül ışığı bulaşan
Gülün kanadında çıkar yokuşu
Şehzâde gül, prenses gül, kral gül
Doğuda gül,batıda gül,maral gül
Sevdalılar gül alıp gül satarlar
Gül olanlar, gül tahtında yatarlar
Mesâfeler gül alırken gönülden
Neden böyle uzaksın ki sen gülden
Boşalt sadağından dikenlerini
Düşün binlerce yıl dağarcığında
Bu derdi kahırla çekenlerini
Düş yollara ,iki gözün aksa da
Kavuş güle, gül seni bıraksa da
Hasbahçesinde ömrün yakın olmaz bana gül
Bîzarım ümîdime kurulan her tuzaktan
Tutuştu o lâcivert hayâle düşen kâkül
Bakanlar baktı sana;ben uzaktan uzaktan
Nurullah Genc
Hangi ürkek kavgada yaralandın yiğidim
Seni bu şuh kafese hangi zâlim el koydu
Diyorsun: bir zamanlar gülşen de bir bey idim
Hayrandır bilmez misin âlem dahî bir güle
İçinde kızıl tüylü köstebekler ve günâh
Dağa çık, ovaya in, eğil de bak bir göle
Çekiyor gülsüz kalan her zavallı şimdi âh
Çiçeklerin dilini unuttuğun yetmedi
İpek nağmelerini gömdün karanlığına
Yine de, nağmelerin intizârı bitmedi
Ebedî güllerini mihmân kıldı dağına
Bir Latin çiçeğine aldandı bakışların
Akreplere sevdalı neyin varsa dumanlı
Nerede o her yanı gül kokan nakışların
Nasıl bir âfet ki bu,feryâdın bile kanlı
Sana küskün,o uçsuz bucaksız soylu vatan
Batırdın hiç batmayan güneşi toprağında
Oysa bir gül aşkıdır yine kalbinde yatan
Yollara düş,bul O'nu yitirdiğin bağında
Savur kirpiklerini
Kurtulup ayağı yılanlı her kuş
Gül bıraksın Cem'in avuçlarına
Cemşîd'i Cemgül diye çağıran efsaneler
Bir gül görüp canevinden vurulun
Karanlığı aydınlansın kulların
Çünkü ışık mehtâbıdır güllerin
Gül,yağmurun bir sonraki adıdır
Gülün mecûnudur bütün çiçekler
Sonsuzluk gül, sensizlik gül,gül pusat
Gül cemresi,gül yağmuru,gül hasat
Gülü sevenlerin yoktur karası
Kurşundan beterdir gülün yarası .
Anaların gül rahminden derdiği
Dervişlerin erguvanda gördüğü
Cübbesini gül ipiyle dokuyup
Sarığını gül şeklinde ördüğü
Lâlede dertli sarhoş
Nergiste baygın gurûr
Karanfilde damar damar tâze kan
Dikende isyana mührünü vurur
Çiğdemle seyyahtır,zambakla silah
Sabır denizinde tahammül kuşu
Miğferine gül ışığı bulaşan
Gülün kanadında çıkar yokuşu
Şehzâde gül, prenses gül, kral gül
Doğuda gül,batıda gül,maral gül
Sevdalılar gül alıp gül satarlar
Gül olanlar, gül tahtında yatarlar
Mesâfeler gül alırken gönülden
Neden böyle uzaksın ki sen gülden
Boşalt sadağından dikenlerini
Düşün binlerce yıl dağarcığında
Bu derdi kahırla çekenlerini
Düş yollara ,iki gözün aksa da
Kavuş güle, gül seni bıraksa da
Hasbahçesinde ömrün yakın olmaz bana gül
Bîzarım ümîdime kurulan her tuzaktan
Tutuştu o lâcivert hayâle düşen kâkül
Bakanlar baktı sana;ben uzaktan uzaktan
Nurullah Genc