Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Günes

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
10 Eki 2005
Mesajlar
555
Aldığı Beğeniler
2
GèLLERIMI VER ANNE

Gül yetistiridi annem bahcemizde,
kirmizi renkli Muhammmed kokulu güller.
Gülü her koklayisimizda
salavat getirirdik gül peygamber e,
güller mazot kokmadan önce.
gül masalalri anlatirdi geceleri annem bize,
gülle bülbülün askini dinlerdik heycanla.
Bülbülle aglar gülle caglardik,
ferhatla dagi deler sirinle aglardik,
gül desenli yastilarda uyurduk,
rüyalarimizi calan televizyon olmadan önce.
Gönüllerimizde güller acardi bizamanlar,
sabaha kadar güle göz kirpan ayi ve yildizlari kiskanirdik,
hilale bakip gonca gülümüzü düsünürdük,
sabah ezani ile uyandigimizda,
günesten önce biz öperdik gülümüzü,
peygamber kokulu güller olmadan önce.
Gül yetistirirdi annem bizamanlar,
kirmizi renkli muhammed yüzlü güller.
Ak sevdaydi vuslatti gül gönül bahcemizde,
gül kara sevdalarin kurbani olmadan önce.
Güllerimiz vardi bizmanlar anne,
peygamber yüzlü, tertemiz kokulu güller,
gül kokulu gül yüzlü gül insanlar vardi,
yaban gülleri ayrikotlarigönül bahcemizi sarmadan önce.
Gül kokulu peyganberimizi severdik,
gül dudaklardan okunan mevlid lerde.
Gül suyu dökerdik gül insanlara,
unuttunmu yoksa anne...
Kücük evimizde gül kokardi,
egsoz kokulu güller olmadan önce.
Radyasyonlu yagmurlara sulanan
hormonlu bitkiler arasinda büyüyor güller,
kristal vazolarda boynunu büküyor güller,
küstü sahte hayata sahte insanlara,
mazotlu topraklara kirli havalara küstü o güller.
Hicret etti ötelere,
yüce daglara peygamber gülü.
Kirlerden arinmi topraklarda yetisen
kardelenler gipta ediyor güllerin anne,
Sevmiyorum o sahte gülleri anne.
Senin güllerin yetismiyor simdi bahcemizde.
Besmeleyle diktigin, göz yasinla suladigin,
sabirla büyüttügün güller nerde anne.
Kutlu dogumlarami kaldi o gülleri koklamak.
Laleler, menekselerde garip kaldi anne.
Gül dudagin gül yüzün neden gülmüyor anne.
Ne o hüzün cicekleri gibi sendemi agliyorsun?
Klorlu suyla suluyorlar gülün topragini...
Rahmani gözyasinla sula güllerini yine,
ne olur Muhammed askina ,ALLAH askina
yetistir o güllerini lalelerini anne.
Artik Muhammed kokulu güller acmiyor.
Güllerini ver bana anne, lalelerini...
Lal oldu dilimiz, hazan oldu baharimiz.
Petrol kokulu yapma gülleri sevmiyorum...
Muhammed kokulu güllerimi ver anne.
özledim asude bahcende acan güllerini,
bana gül yüreginden güller ver anne.
Topraga suya düsen cemreler,gönülleri istimiyor artik anne.
Gönüllerde zakkumlar yetisiyor gül yerine...
Unutuldu ask la yana Yunusemreler
yüregimizde eylül hüzünleri var anne,

YèREGIMIZDE EYLèL HèZèNLERI VAR ANNE...
 

huzurumsun

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
18 Ağu 2005
Mesajlar
481
Aldığı Beğeniler
1
YÜREGIMIZDE EYLÜL HÜZÜNLERI VAR ANNE...


teşekkürler :(
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
NAT


Şiir,


Esselâm ey Ahmed-i Muhtâr olan son Nebî

Esselâm ey menbağ-ı esrâr olan son Nebî

Esselâm ey gül yüzü Yûsufu hayran eden

Esselâm ey her ismi ezkâr olan son Nebî



Küfrün dudaklarında bir kanlı yılandı La!..

Nefsi bir serkeş attır fuhşiyâta müptelâ

O kararmış kalplere yağmakta binbir belâ



Biz Elest Meclisinde çok şükür Belâ dedik

Onlar La deyip durdu, bizse hep illâ dedik



Duymaz sağır kulaklar Hayyalel felâhını

Sana karşı doğrultur en korkunç silahını

Ve koşar karatmaya gayz ile sabahını



O koşsun, aydınlığın nûru mahvetsin onu

Ebedî hüsran olur şirkin ve küfrün sonu



İzinden gitmeyenler İblise yâr olurmuş

Yurdu harab u türap ve tarumâr olurmuş

Gayyâ çukurlarında her yanı nâr olurmuş



O ateş bir şey değil hasretinin yanında

Yokluğunun mâtemi inliyor figânında...



Bir zulüm ki âlemi virâne kılmaktadır

Ve âlem kahreyleyen figâne dalmaktadır

Gülizârı haraptır, gülşeni solmaktadır



Gel, gülşene cân katan bülbüller misâli gel

Gel ey güzelliklerin tümünden daha güzel.



Savrulur zulmün oku, saplanıp kalbi deler

Bürümüşken ufkunu kapkaranlık gölgeler

Cân yurdunu târumâr ederken zelzeleler



Şükür ki âlemlerin nûru Mustafa doğdu

Biçâreler gönlüne ebedî safâ doğdu



Ne mutlu eteğinden tutunmuş bîçâreye

Melhem Odur onulmaz sanılan her yâreye

Müjdelerle ses verir gönlü binbir pâreye



Müjdeler ki: İnanmış gözler ol şahı görür

Önce binbir tecelli, sonra Allahı görür.



Her yanda bâd-ı sabâ aşkına yelpazedir

Asırlar geçse dahi sevgisi taptazedir

Unutulmaz ne Hayber, ne Uhud, ne de Bedir



Hem savaş, hem rahmetin Peygamberi Sensin, ey

Âlemin cânı Nebî, bu sevda en büyük şey...



Cana can katmak için Tevhid gelir en önce

Gayrısı yokluk, serap, gayrısı ölüm bence

Uğrunda razıyım ben tatmaya bin işkence



Şu Habeşli kölenin feryadı dahi cihad

Zulmeti paramparça dağıtır bir tek Ahad!



Hasretinin yolunda sebil ettim şu cânı

Bin cihana değişmem sohbetinde bir ânı

Seni anlatmıyorsa neyleyeyim lisânı



Seni sevmeyen gönlün taş yürekten farkı ne?

Sani anmayan dilin engerekten farkı ne?



Cümle zerrât-ı cihan nûruna pervânedir

Misli yok, ziyasının cevheri bir tanedir

Gelişi Rahimdendir, gidişi Rahmânedir



Her lahza görmek ister şu cânım cemâlini

Mümkün mü bir Nat ile vasfeylemek hâlini...



Ey meydan-ı gazada merhametin menbağı

Ey Hicret yollarının erişilmez çerağı

Ey Nübüvvet nûrunun cevheri, öz kaynağı



Yollarına serpilen güllerdir, gönüllerdir

Şu sönmeyen ışıklar yaktığın kandillerdir



Sultanul-enbiyâsın nübüvvet tâcı Sende

Gönüller dermanısın, derdin ilâcı Sende

Ebedîlik yolunun soylu mirâcı Sende



Koşmaktayım izinden Mecnun gibi yâreli

Yüreğim avcumdadır, derdi binbir pâreli...



Hem Haşimî, Kureşî, dahi Arabî Sensin

Nebîler ardındadır en önde tabiî Sensin

Nübüvvet gülşeninde misilsiz Nebî Sensin



Sensin elbet dindiren her efgânı, her âhı

Sensin Ceza Gününde cânın istinatgâhı



Nûrunla aydınlanır bildim ki arş u zemin

En kanlı düşmanların dilinde ismin Emîn

Vemâ erselnâke illâ rahmeten lil-âlemîn



Ayetinde buyrulan sevginin mazhârı Sen

Sensin gönül yurdunun solmayan gülzârı Sen!.



Ne çıkar yollar uzun ve menzilin ıraksa

Mesafeler konuşmaz küheylanın Buraksa

Bin şükürle murada erdi Mescid-i Aksa



Bu gelen erişilmez Mirâcın sahibidir

Hatemul-Enbiyadır ve tâcın sahibidir...



Boyun büküp gönlünün kulağına dayarsan

Gökyüzünde söylenen bir ilahî duyarsan

Her biri ashabıdır, yıdızları sayarsan



Ashabı yıldızlara benzeyen güzelliktir

Bir olgun meyve misli canlılık, tazeliktir.



Seyrana çıkmaktadır çölünde ceylanların

Ödü Sensin meydan-ı gazada arslanların

Şehâdet isteğiyle coşmuş küheylanların...



Aşkınla taşlar dahi yakuta döndü birden

Dönerdin her seferde müjdelerle zaferden...



Dünyamı kuşatmakta hasretin yedi rengi

Bulunmaz, bilmekteyim alemde Onun dengi

Ona muhtaç bilirim şirimdeki ahengi



Bir lokmayı kuşlarla bölüştüm Ona geldim...

İslâmın izzetiyle buluştum, Ona geldim.



Tevhîde eklemiştir ismini Levh u Kalem

Tâğuta engelim Sen, ağyâra Sensin kalem

Sensin Hamd Sacağının burcunda yüksek alem



Sevgin çorak gönlüme rahmetler misli yağsın

Sen Ahmed i Mahmud u Muhammed Mustafasın.



Hele çıksın karşına küfr ile, tekfir ile

Zulmü zelîl edersin gelse bin tedbir ile

Meydan-ı gazâların ses verir tekbîr ile



Melekler bir ağızdan der ki: Allahuekber!..

Yerle bir etmektedir şirki, Allahuekber!..



Yak artık rûhumuzda sevdânın çerağını

Gel artık bin sevinçle doldurup Nûr Dağını

Parçala ellerinle her zalâmın ağını



Ruhumdaki dermanı veren can soluğum Sen

Ebedî ölmem artık eksilmez ise gölgen...



Bir kıyas kabul etmez, belki de gelmez dile

Hüsnünün karşısında Yûsufun hüsnü bile

Ruhusun aydınlığın ta ezelden ezele



Nûrundur aydınlığın rûhuna can soluğu

Öğrenir Senden âlem, Allahına kulluğu...



O sonsuz denizlerin sevdası kalbindedir

Ey Nebî, kızgın çölün vahası gölgendedir

Bir katresi bin ummân ab-ı hayât sendedir



Mecnunlar koşar gelir, Leylâlar koşar gelir

Yâsîrler, Sümeyyeler, Hamzalar coşar gelir.



Dermanı bulunmazdı rûhumdaki yârenin

Menbağı olmasaydın doğacak her çârenin

Nolurdu hali acep elinden bîçârenin



Mübarek ellerinle tutmasaydın ey Nebî

Şefkatli kervanına katmasaydın ey Nebi?



Can yeşili bir kubbe üstünde ak güvercin

Tâifden döner gelir, dilinde Sure-i Cin

Ebediyyen muzaffer Dîn-i İslâm-ı Mübîn



Sebil etmiş uğruna öz cânını ehl-i dîl

Kâfirler üflese de sönmeyecek bu kandil...



Esselâm ey Rahmet-i Rahmân olan son Nebî

Esselâm ey dertlere dermân olan son Nebî

Esselâm ey kulları bin şâha bedel Resûl

Esselâm ey her sözü fermân olan son Nebî..

AHMET EFE
 

huzurumsun

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
18 Ağu 2005
Mesajlar
481
Aldığı Beğeniler
1
Esselâm ey Rahmet-i Rahmân olan son Nebî

Esselâm ey dertlere dermân olan son Nebî

Esselâm ey kulları bin şâha bedel Resûl

Esselâm ey her sözü fermân olan son Nebî..



Allah razı olsun
 

Başak

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
1,488
Aldığı Beğeniler
5
Ellerinize, gönlünüze sağlık...

Allah cc Razı olsun...

Rabbim bizleri utandırmasın Ol Mübareğin huzurunda,

Günah yükümüz sırtımızda.... :(
 

Günes

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
10 Eki 2005
Mesajlar
555
Aldığı Beğeniler
2
sizdende Allah c.c razi olsun...ben bu siiri ilk dinledgimde aglamistim ;(
 

esencemrem

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
19 Eki 2005
Mesajlar
1,050
Aldığı Beğeniler
3
GÜNEŞCİGİM HARİKA ŞİİRİN ELLERİNE SAGLIK CANIMMMM
 
Üst Alt