Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

hakan_48

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
22 Eyl 2005
Mesajlar
580
Aldığı Beğeniler
5
Gül'ü Anlamak



Hayatın semâvî renklerinin solduğu, "eşyânın hakîkati'nin maddeye müncer olduğu, ruhlara katmer siyahı gecelerin dolduğu ve mânânın anlamının kaybolduğu bir devirde yaşıyoruz. Öyle bir devir ki; ilmin hakîkati ve hakîkat ilmi vahyin nefesiyle dirilmiyor, varlığın hikmeti ve zamanın kıymeti yeterince bilinmiyor, "zübde-i âlem" olan insanın "zâtı" "hoşça" seslendirilmiyor ve kâinatın gözbebeği olan "âdem'in gönül dünyasına bir türlü girilmiyor /girilemiyor&

Tarihen sâbittir ki, insanlık duçâr olduğu; îtikâdî, fikrî, ilmî, felsefî ve rûhî kriz nöbetlerinden "Gül'ün irşâdıyla kurtulmuş, O'nunla bedeviyetten medeniyete giden yolu bulmuş ve "Gül" kokusuyla gönüller itminâna kavuşmuştur& Bu sebeple yaşadığımız çağda; "Gül'ü anlamaya ve O'nun getirdiği âlemşümûl mesajları hakikî mânâsıyla idrâk etmeye bugün her zamankinden çok daha fazla muhtâcız& Çünkü; "Gül'ü anlamak, İslâm'ı gerçek mânâsıyla tanımaktır& "Gül'ü anlamak, Kur'ân'ı doğru okumaktır& "Gül'ü anlamak, vahiyle aydınlanmaktır& Gül'ü anlamak, gönül dünyamızı anlamlı kılmaktır... "Gül'ü anlamak, "Gül" muhabbetinden Muhabbetullah'a yol bulmaktır& "Gül'ü anlamak O'nun aşkıyla rûhumuzda çerağ uyandırmaktır& "Gül'ü anlamak, karanlık gecelerden müjdeli şafaklara vâsıl olmaktır& "Gül'ü anlamak, Kur'ân'ın rehberliğinde her türlü yanlışlığı bütün neticeleriyle birlikte ortadan kaldırmaktır... Bu sebeple olsa gerek, ârifler; "Ne ağla ne gül bugün, anla yeter" demişlerdir...

Ne var ki, "Gül'ü hakkıyla anlayamadığımız ve işâret buyurduğu ufku tam olarak algılayamadığımız için; O'nun gösterdiği istikâmetten uzaklaştık& Yüreklerimizi sızlatan bu güne ait hâl-i pür melâlin üzerine, hayallerimizi bile örtemez olduk&Yarınlara dâir yağmalanmış umutların mahkûmiyeti ve mahcûbiyetiyle baş başa kaldık& Medeniyet tasavvurumuzu yitirmemiz, "Gül'ü anla/ya/mamamızın tabiî bir neticesiydi aslında. Zîrâ, maşrıktan mağribe kadar bizim medeniyetimiz, ölçü olarak Kur'ân'ı, metot olarak Peygamber-i Zîşan(sav)'ı, istikâmet olarak Kıble'yi, îtikât olarak Ehl-i Sünnet'i ve mürşît olarak da "Gül Yüzlüleri" rehber edinen bir "Gül Medeniyeti'ydi. "Gül'ü hakkıyla anladığımız ve O'nu hayatımızda yaşattığımız dönemlerde "Gül"den yansıyan ışıklar yollarımızı aydınlatırdı. Çehrelerimizdeki hüzünlü ifadeler, Gül Yetimi olmanın garipliğinden bugüne yansıyan bir tecellî olsa da, rahlelerden gönüllere yayılan "Gül" yüzlü tebessümler dilşâd olmamıza yeterdi. Çünkü bu aziz millet, mutluluğun resmini "Gül" dalından yapılmış ve "Gül" mürekkebi çekilmiş kalemlerle yüreklere çizerdi. "Gül" e muhabbeti,"Lâle"ye müştak ve mesrûr bir hayatın mütemmim cüzü sayardı. Zirâ "Gül" sâyesinde beşeriyet; İslâm tâcını giyerek insanlık mertebesine yükselmiş; akıl, aslî mecrasını bulunca akıllanmış; yürekler "Gül" cemresiyle gönül hâline gelmiş, "Gül" aşkıyla nefisler dizginlenerek fethedilmişti& Ve bizler "Gül"ün gölgesinde kalarak; "ne yapılacağını" Kur'ân'dan, "nasıl" yapılacağını da Efendimiz Aleyhisselâtü Vesselâm'dan öğrenmiştik&

Hayatın ötesine yolcu ettiğimiz düşlerimiz ve bahar dalında açan sevda çiçeklerimiz sarardı... Güneşe gülümseyecek kardelenlerimiz ve vuslat kervanını kaybeden hayâllerimiz karardı... Zaman, kömürün küllerini elmasa dönüştürürken, "Gül" kokusunu kaybeden bizler zaman içinde büyük bir medeniyetin mirasını iflasa götürdük ne yazık ki& "Akrebin kıskacındaki" yelkovan yıllar yılı yüreğimizi hançerledi& Yelkovanla kol kola giren akrebin zehri "ruh kökümüze" kast etmek için kanımıza işlerken, zamana yenik düşmekten gözlerimiz terledi& Geceler gündüzleri işgal etti, kanadı kırık sevdalarımız umudunu yitirdi& Bütün bunlar, iç ve dış dünyamızda; ya "Gül"ün hiç olmamasından veya "nesne" addedilip "özne" olma fonksiyonunun kalmamasından, ya da O'nun hayatımızda şeklî olarak bulunmasındandı&

O, "Kim bir musîbete uğrarsa, benim yokluğum sebebiyle mâruz kaldığı musîbeti hatırlasın. Çünkü bu, en büyük musîbettir" buyurmuştu. Ne dersiniz; şu an yaşadığımız buhranların, ıstırapların, atâletin, cehâletin, zulmetin ve şiddetin hepsi bizlere; O'nun tebliğ ettiği Kur'ân-ı Azîmüşşân'ın ve O'nun temsil ettiği mübârek sünnet-i seniyyelerin hayatımızda bulunmamasının " En büyük musîbet" olduğunu âşikâr bir biçimde göstermiyor mu?


Çünkü O, "Âlemlere Rahmet" olması hasebiyle; bütün zamanları ve mekânları nurlandıran, kıyamete kadar ışık membaı olan bir îmân güneşidir. O'nun nûru; her çağda "yaşayan", her devirde "yaşanan", her mekânı "yaşatan" ve insanlığın bahtını aydınlatan bir sevgi ummânıdır... O; nûruna pervâne olduğumuz, hüzzamdan Hicaz'a yol bulduğumuz kâinatın en güzel bestesidir& O, vahyin canlı tefsiridir... O, Kur'ân'ın en doğru müfessiridir... O, İlâhî vahyi bizlere tebliğ eden, tebliğini en mükemmel bir biçimde davranışlarıyla temsil eden ve en doğru bir üslûpla telaffuz eden eşsiz bir ahlâk âbidesidir& "Gül", İlâhî inşâ projesinin; mîmarı, mühendisi, mübelliği, mübeyyîni, mürebbîsi ve muâllimidir&. Bu sebeple; O'nu Hakk'ın işâret buyurduğu kıstaslarla idrâk etmemiz bir zarûret, O'nu doğru ölçülerle kavramamız bir mükellefiyet, O'nu hakkıyla anlamamız ise

şartın ötesinde bir mecbûriyettir... Yâni "Gül"ü anlamak; "akleden kalbimiz" için vazgeçilmez bir istikâmettir...

"Gül"ü anlamak; aklımızı kalbimize, kalbimizi de emr-i İlâhiye tâbî kılıp, akl-ı selîm, kalb-i selîm ve zevk-i selîm zâviyesinden hayata bakmaktır& "Gül"ü anlamak; îmanla tenvîr edilmiş bilgiyle hâdiseleri yorumlamak ve çağın problemlerine yeni çözümler üretmektir& "Gül"ü anlamak, "Oku"emrini kâmilen idrâk edip; irâdemizi, zihnimizi ve gönlümüzü nurlandırmak; insanı, eşyayı, hayatı, zamanı, varlığı "Allah(cc) adıyla" ve "Allah(cc) adına" "Gül"ün baktığı gibi okumaktır&

"Gül'ü anlamak, hâl-i pür melâlimizin kemâlini zevâle döndürmek ve gözü yaşlı Hilâl'in zevâlini yeni bir müjdeli şafakla kemâle erdirmek için, madde ve mânâ planında her türlü zevâlden kemâle yol bulmaktır... O'nu anlamak; en olumsuz şartlarda bile fetih rüyâları görmek, şartlara teslim olmadan şartları teslim almaktır&

"Gül"ü anlamak, O'nun fizikî güzelliklerinin çok daha fevkinde olan ve O'nun esas farklılığını oluşturan; ahlâk ve karakterini, tâvır ve davranışlarını, akıl ve irâdesini, şuur ve muhâkemesini, düşünme ve kavrayışını rehber edinmektir. Çünkü O; Müslümanlar için; hem örnek, hem önder, hem ölçü, hem de öncüdür& Efendimiz'in sarığına ve sakalına verdiğimiz önem ve muhabbetin kat be kat fazlasını O'nun ahlâkını yaşamaya, tavsiyelerine uymaya ve muazzez hayatlarını örnek almaya hasretmemiz gerekirken, bunu yap/a/madığımız gibi hak etmeden şefaât beklemek ve şeklen taklit etmek kolaycılığına duçâr olduk asırlardır. Halbûki bizler, sâdece Efendimiz Aleyhisselâtü Vesselâm'ın tek bir emrine tâbî olabilseydik; "İki günü birbirine müsâvî olan Müslüman zarardadır" hadisini hayat düsturumuz hâline getirip O'nun gösterdiği hedefleri kavrayabilseydik ve O'nu gerçekten anlayabilseydik aslâ bugünkü halde olmazdık&

"Gül"ün kendisini yaşatmak, hayatımızın her safhasını "Gül"le donatmak, gözyaşımızı alınterimizi ve göz nûrumuzu "Gül" kokusuyla kuşatmak varken, O'nun sadece hâtıralarıyla yaşamaya çalışmak "Gül"ü anlamamaktır...

"Gül"ü anlamak; nefsimizi "Gül Terâzisi"nde hesâba çekmek, hayatımızı "Gül" mihengine vurmak ve "Gül"e muhabbetimizi yeniden muhasebe etmektir& "Gül"ü anlamak; O'nun sünnetine tâbî olma azmimizi tazelemek ve Kelime-i Şahâdet'i ilk defa söyleyen sahabîlerin hâli gibi cân-ı yürekten bir besmele çekip, yeniden aklımızı, rûhumuzu ve fiillerimizi "Gül" aşkıyla yıkamaktır&

Şunu hiçbir zaman unutmamak gerekir ki, çağımızda artık "ateşten bir kor" olan îmânımızı "elimizde" tutabiliyorsak , "Lâ ilâhe illallah" kelime-i tevhîdini büyük bir aşkla ve iştiyâkla söyleyebiliyorsak, bunu "Muhammedun rasûlullah" diyebilmemize borçluyuz....

Hâsılı kelâm; derdimiz "Gül"ü anlamamış olmamız, dermânımız ise "Gül"ü anlayabilmemizdir&Niyâzî-i Mısrî"'nin:

"Dermân aradım derdime, derdim bana dermân imiş

Bürhân aradım aslıma, aslım bana bürhân imiş"

dizelerinde ifâde ettiği gibi derdimizin devâsı kendi içinde saklıdır& Bu devâ; "Gül"ü hakkıyla anlamak ve O'nun işâret buyurduğu ufku bihakkın idrâk etmektir...Öyleyse gelin hep birlikte yeni baştan îman tâzeleyerek gönlümüzü "Gül" yaprağıyla âyet âyet örelim ve hayata "Gül" penceresinden bakıp Hakk'ı ve hakîkati dosdoğru görelim...

Hamd ü senâ olsun, bizleri "eşref-i mahlûkat" olarak yaratan ve ümmet-i Muhammed olma şerefiyle yaşatan Kalbimizin Sahibi'ne& Sâlât ü selâm olsun, Rahmet-i Rahmân olan Son Rasûl'e &Ve selâm olsun, Muhabbet-i Rasûllulah'tan Muhabbetullah'a vâsıl olan cümle yârân-ı Gül'e&

 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
Yemin Ettim Dönmem Resul Yolundan



Resulüm seninle sohbete geldim
İsmi şerifinle kendimi bildim
Tevhidi Ekberle mesajı aldım
Yemin ettim dönmem Resul yolundan

Ehli beyt emanet, Kuran emanet
Emanetin bekçisiyiz rahat et
Düşmanlarımızı Allahım kahret
Yemin ettim dönmem Resul yolundan

Can feda yoluna , sözümüz olsun
Sözümde durmazsam güllerim solsun
Resulüm sen bana dinsin , imansın
Yemin ettim dönmem Resul yolundan

Bilmek başka şeydir, anlamak başka
Mevlam ulaştırsın bizi o aşka
Kerbela da bende olaydım keşke
Yemin ettim dönmem Resul yolundan

İmamı zamanı görebilseydim
Canımı yoluna verebilseydim
Müjdeli habere erebilseydim
Yemin ettim dönmem Resul yolundan

Kabe putlarını yerlere serdin
Velayet mührünü Aliye verdin
Olacak her şeyi Miraçda gördün
Yemin ettim dönmem Resul yolundan

Onsekizbin alem içinde tekdin
Hüseyin doğunca gözyaşı dökdün
Kader diyerekten boynunu büktün
Yemin ettim dönmem Resul yolundan

Amcan Hamza ile belin büküldü
Uhut savaşında dişin döküldü
Düşman karşısına Ali dikildi
Yemin ettim dönmem Resul yolundan

Sen Ahmedi Mahmudu Muhammedsin
Alemlerin cümlesine rahmetsin
Ağamız Mevlamız bir zuhur etsin
Yemin ettim dönmem Resul yolundan

Resulün yanında Alide vardı
Müşrikler girecek delik arardı
Söylediği sözler kesin karardı
Yemin ettim dönmem Resul yolundan

Sahabenin çoğu olayı gördü
Peygamber sancağı Aliye verdi
Ayrıca Aliye kardeşim derdi
Yemin ettim dönmem Resul yolundan

Kuran tamamlandı mesajı bitti
Ehli beyti bize emanet etti
Tartışma çıkınca zoruna gitti
Yemin ettim dönmem Resul yolundan

Resule verilmiş sözümüz vardır
Fatımaya zulüm ümmete ardır
Kapıya gelerek ettiler dırdır
Yemin ettim dönmem Resul yolundan

Mehmet der sözümde ben duracağım
Resul için kopsun kolum,bacağım
Keşke şehit olsam oynayacağım
Yemin ettim dönmem Resul yolundan

alıntı
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
GÜL , AŞKIN MİHRÂBIDIR

Başkaları Gülü bir çiçek diye sever belki de... Ama biz, Gülü Gül olduğu için severiz... Bizim için; Gül sevgilidir, Gül güzelliktir, Gül coşkudur... Gül, esmânın eşyâya tecellisinin esrârıdır... Gül aşktır, Gül sevinçtir, Gül bahar muştusudur... Gül, ezelle ebet arasındaki bütün zamanların En Güzelinden yansımalar taşıdığı için güzeldir... Ve katmer Gül; rengini şehit kanından, kokusunu Efendimiz(sav)in mübârek teninden aldığı için çiçekler sultânıdır... Bu sebeple olsa gerek, Gülün kokusuyla kendimizden geçeriz... Gideriz bir başka âleme... Yol buluruz mâverâya... Biz Güle, Gülistanda açan katmer Güllere; Peygamberlik Gülzârının Eşsiz Gülünün remzi olduğu için vurgunuz... Gülü her kokladığımızda salavat getiririz , Onun terinin kokusundan bir zerreyi teneffüs ettiğimizden ...

Gülü târife ne hâcet, Gül; Sevdâyı Muhammedîdir... Gülün sevdâsı kalbimizin hafî tepelerinde, ahfâ zirvelerinde sancak açmıştır... Ve bizler, gönlü Gülşen olan insanlara meftûn oluruz, Kainatın Solmayan Gülünün aşkıyla... Gün gelir, gözyaşıyla Gül sularız... Bir Gül için bin dikene su veririz; biliriz ki, Güllerin içinde diken yoktur, dikenler içinde Gül vardır...



Güle sevdâmızı eksiltmeyelim... Allahım! Bize Onun sîretini öğret... Onun yolundan gitmeyi bizlere nasip et... ..Kim Peygambere itaat ederse şüphesiz Allaha itaat etmiş olur.. (Nisâ 4/80) emr-i İlâhîsi gereğince Habîbullahı sevmek Allah(cc)ı sevmektir... Resûlulaha duyulan muhabbetin derecesi îmânın ölçüsüdür... Bu sebeple bizlere Onun muhabbetini lütfet...Yâ Erhamer-Râhimîn!... Onun aşkını sînelerimizde bir alev deryâsı hâlinde volkanlaştır... Bizleri Onun yolundan ayırma Yâ Rabbi... Ve iki cihanda ebediyen Gülmek için, Gülün gölgesinde olmayı bizlere müyesser eyle Yâ İlâhel-Âlemîn!...



Suya versün bâğbân Gülzârı zahmet çekmesün,

Bir Gül açılmaz yüzün tek verse min Gülzâre su.



Muhabbetten Muhammed oldu hâsıl,

Muhammedsiz muhabbetten ne hâsıl ?



Sevdim Seni ben, Âleme Rahmet diye sevdim,

Bir benzeri yok, Cenâb-ı Ahmet diye sevdim

Sen Ahmedi Mahmûdu Muhammedsin Efendim,

Hakktan bize Sultân-ı Müeyyedsin Efendim



Canım kurban olsun Senin yoluna,

Adı güzel, kendi güzel Muhammed,

Şefâat eyle bu kemter kuluna,

Adı güzel kendi güzel Muhammed





diyerek medet bekliyor, Efendimiz den şefâat dileniyoruz...

Ey Sultanlar Sultânı! 15 asır önce yol verdiğin sevgi kervânına bizleri de kabul buyur... Ey Resûller Resûlü! Bizler için; kapına Kıtmir, bastığın yere türâb, ayağına toz, tebliğine köle olmak ne büyük ümran... Senin ümmetin olma berâtını almak ne büyük ikram... Sultanım, bizler Seni dünyada görme saadetine erişemedik... Ama bizler, çok günahkar bir ümmet olmamıza rağmen -hakkımız olmasa da- rüyâlarımızda Seninle olmak, Senin aşkın ve muhabbetinle dolmak istiyoruz... Cüretimizi bağışla Efendim... Gül Yüzünü görmemiz, şefâatine ermemiz için, bizlere de lütfeyle destur... Ne olur!..



Ezel bezminde bir dinmez figândım Yâ Resûllalâh

Cemâlinle ferah-nâk et ki yandım Yâ Resûllalâh...

diye Yaman Dedenin dizeleriyle arz-ı hâl ediyoruz...

En Güzele yâr olanlara, Güle gönülden bağlananlara binlerce selâm olsun...



GÜL , AŞKIN MİHRÂBIDIR


alıntı
 

hakan_48

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
22 Eyl 2005
Mesajlar
580
Aldığı Beğeniler
5
Ablacımvermiş ve eklemiş olduğunuz konular için Allah razı olsun öyle değil mi efendim gül olanın aslı güldür.. Özümüz neyse sonumuzda İnşaallah öyle....
 

berfinn

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
7 Şub 2006
Mesajlar
214
Aldığı Beğeniler
0
gul146sj.jpg








Gül Sultanım

Gül kokusunu sizden mi almış bilmem
Bir ateş attınız içime sönmez yanar her dem
Bükülür boynum, bir gariplik çöker
Doyulmaz güzelliğinize hasret kaldı bu gözler!
Efendim benim güzel efendim
Sultanım benim gül sultanım
Dilenciyim, kapınıza geldim dayandım
İşte bu zalim nefsim işte bunlar günahlarım
Size uzattım ellerimi şahidim olun
Biz gözyaşı dökemedik, tövbemiz için siz dökün;
Efendim benim güzel efendim
Sultanım benim gül sultanım
Altın bir nesilden geldiniz
Hoş geldiniz sefa geldiniz bizlere şeref verdiniz
Rabbimizin şahidi, peygamberimizin varisi
Gönüllerimizin şifası, aşka susamışların deryası
Efendim benim güzel efendim
Sultanım benim gül sultanım
Dünyadan eser bulunmaz kalbinizde
Misk kokuları eksik olmaz elbisenizde
Güzellik sizinle güzelliğini bulur
Yürüyünce toprak sizi kıskanır olur
Efendim benim güzel efendim
Sultanım benim gül sultanım
Gelenler kozaydı, kelebek oldu, sonsuza uçtu
Bu garip hasretinizle yandı kül oldu
Bu tendeki can, can evinden çıkıp size gelmek ister
Son nefesinde sizden himmetinizi bekler
Efendim benim güzel efendim
Sultanım benim gül sultanım !!!​
 

peri

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Ara 2005
Mesajlar
950
Aldığı Beğeniler
5
Bir tutkudur gül, bir ömre bedel..
Sevgi goncasıdır..
Yaprakları alışkanlık..
Ve kökleriyle tutunur aşka..
Bir tutkudur gül, ölümden hafif ağırdır yaşamdan..

PAYLAŞIMIN İÇİN ÇOK SAĞOL.
 

hakan_48

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
22 Eyl 2005
Mesajlar
580
Aldığı Beğeniler
5
Ben bülbülüm dost gülümdür, Bilin gülüm solmaz benim

Rabbim güllere bülbül olamayı hepimize nasip etsin
 

DuaM

cici anne :)
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
1,561
Aldığı Beğeniler
10
Takım
Galatasaray
1.jpg


Bir miktar GüL kokusu kalır GüL TUTAN elde...

Zannetmeki GüL Dikenin himayesinde...

Gülün İtibarı GüL sayesinde
 

hakan_48

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
22 Eyl 2005
Mesajlar
580
Aldığı Beğeniler
5
Ruhum sana aşık, sana hayrandır gül kokulu Efendim
Bir ben değil âlem sana kurbandır gül kokulu efendim
 
Üst Alt