Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

[KaYRa]

İslam Güzel Ahlaktır...
 
Üyelik Tarihi
7 Şub 2008
Mesajlar
1,338
Aldığı Beğeniler
11
Takım
Fenerbahçe
Leo Buscaglia der ki, "Günün başlangıcındaki ruhsal durumunuz, o gün ilişkide bulunduğunuz herkesi etkiler." Ruhsal durumuzun düşünceleriniz kadar bakışlarınızdan da etkilendiğini biliyor olmalısınız. Günün sabahında yüzümüzden yansıyan duygu, günün akşamına kadar yaşadıklarımızı şekillendirecek. Ya mutluluk saçacağız çevremize ya da üzüntünün yayıcısı olacağız.

Bazı insanlar canlı, heyecanlı ve güler yüzlüdürler. Onların çalışma azmiyle dolu olduklarını görürsünüz. Bakışları ışıl ışıl parıldar. Seslerinden heyecan fışkırır. Çünkü hedefleri vardır; çünkü ideallere adanmışlardır; çünkü anlamlı işler uğrunda uykularını terk etmeye gönüllüdürler. Karamsarların düşünmediğini düşünürler.

Gününüze nasıl başladığınızı anlamak için yarım saat düşünme fırsatınız oldu mu? Örneğin bu sabah aynaya baktınız mı? Evinizden çıkarken aile üyelerinize nasıl baktığınızı hatırlıyor musunuz? Yoksa gözleri fark etmediniz mi ve nasıl baktıklarını görmediniz mi? Fark etmeyenler, fark edilmeyi hak etmiyorlar. İnsan aynadır; karanlık olan karartır, parlak olan aydınlatır.

Kalabalık şehirlerin sabahındaki şu gürültülü koşuşturmaları izleyin. Eğilmiş başlar, nereye baktığını bilmeyen gözler... Donuk simalar, gülücükten mahrum, umutsuz, bezgin, bitkin, şefkate muhtaç garipler göreceksiniz. Kim bilir, hangi sınavın sorusunu, hangi arabanın taksitini düşünüyorlar?

Oysa küçük kuşlar, sabahın ilk ışıklarında, ağaçların dalları arasında ibadet edercesine dans etmeye girişmişlerdi. Ekipler halinde uçuşmuşlar, konuşmuşlar; hareketlerinden neşe, seslerinden huzur okumuştunuz. Bir dakikalarını bile durgun ve donuk geçirmediklerini görmüştünüz. Fırtınaysa, onlar açıkta; sıcaksa, onların serinleticisi yok. Yiyecekse, kışlık bir şeyler depolayamazlar. İçten şükreden gönüller için her sabah bir bahardır, bir diriliştir. Bugün niceleri bu sabahı göremediler.

Biliyoruz ki insan sevinenle sevinecek; üzülenle üzülecek kadar engin bir ruhla yaratılmıştır. Ama bu insan evsiz serçeden, arabasız arıdan daha umutsuz, daha bitkin olmamalıdır.

Gerçekte mutluluk başkalarına verilebilecekler arasında en ucuzu ve en kolayı olduğu halde en değerlisidir. Saygı ve sevgi bakışı yeter. Yüzüne baktığınızda kalbinize heyecan veren, mutluluk saçan bir insan varsa ondan kaçmazsınız. Ümidi öyle insanların gözlerinde bulur, şefkati onların sözlerinde tadarsınız. Kibir dostluğu katleder.

Bugün yüzüne baktığınız kaç kişiyi gülümsettiniz? Sevinçli selamınızı ruhundan okuyan kaç kişi sesinizi duyma bahtiyarlığına erişti? Kaç kişiyi bir yığın dert arasından çekip huzura çıkardınız?

Ya da kaç kişiye ilk yüzleştiğiniz otobüs durağında somurttunuz? İş yerinize girer girmez, kaç mesai arkadaşınıza "seni önemsemiyorum, sevmiyorum ey paçavra!" anlamına gelen boş bir bakışla "günaydın!" deyiverdiniz.

Herkes ve her şey sevgi bekler. Evrenin Yaratıcısı bile, sevgisine ve lütfuna karşılık sevgi bekliyor yarattıklarından. Sehpanızın üzerindeki menekşe bile, günler ve geceler boyunca, "beni sevin" diye yalvarıyor.
Şehirlerin sevgisiz, saygısız sokaklarında savrulmak zorunda kalan insanlar, kalplerini karamsarlığa kaptırıyorlar. Bizler taştan dağlara dönüşen dargınlıklarımızı, gittiğimiz yerlere taşımakta neden bu kadar ısrarcıyız?

İslam Peygamberi (asm) insanlara öyle iyi davranırdı ki, herkes en çok kendisini sevdiğini sanırdı. Hz. Ali (ra) der ki, "İnsanlara öyle iyi davranınız ki, düşmanlarınız bile ölümünüze ağlasınlar."

Öyleyse kendime söz veriyorum, duvara bile bol bol gülümseyerek bakacağım. İnsanlara, hayvanlara, bitkilere, yıldızlara gözlerimle gülümseyeceğim. Yapayalnız mıyım? Olsun. Beni izleyen sevgili meleklerin hafızasında da, somurtkan bilinmek istemem. Bu bazen ikiyüzlülük mü olur? Karanlık bir kalbi gülümseyen gözlerde gizlemek şerefli bir ikiyüzlülüktür.

Dr. Muhammed Bozdağ​
 

ilminur

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Ara 2007
Mesajlar
8,908
Aldığı Beğeniler
128
Takım
Fenerbahçe
Yüreğine sağlık çok güzeldi Rabbim razı olsun ..
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Güzel bir yaziydi kardesim paylasim icin tesekkürler
Cenab-i Hak razi olsun
Selam ve Dualarimla......
 

[KaYRa]

İslam Güzel Ahlaktır...
 
Üyelik Tarihi
7 Şub 2008
Mesajlar
1,338
Aldığı Beğeniler
11
Takım
Fenerbahçe
Yorumlarınız için teşekürler sizlerden de Rabbim razı olsun...
 

-Zeynep-

Mecânin-i Kütüp
 
Üyelik Tarihi
10 Şub 2009
Mesajlar
2,441
Aldığı Beğeniler
2,763
Konum
Ankara
Takım
Diğer
300574_10150323947494101_587329100_7853486_1046509608_n.jpg


Gülümsemeye söz veriyorum
Leo Buscaglia der ki, "Günün başlangıcındaki ruhsal durumunuz, o gün ilişkide bulunduğunuz herkesi etkiler." Ruhsal durumuzun düşünceleriniz kadar bakışlarınızdan da etkilendiğini biliyor olmalısınız. Günün sabahında yüzümüzden yansıyan duygu, günün akşamına kadar yaşadıklarımızı şekillendirecek. Ya mutluluk saçacağız çevremize ya da üzüntünün yayıcısı olacağız.

Bazı insanlar canlı, heyecanlı ve güler yüzlüdürler. Onların çalışma azmiyle dolu olduklarını görürsünüz. Bakışları ışıl ışıl parıldar. Seslerinden heyecan fışkırır. Çünkü hedefleri vardır; çünkü ideallere adanmışlardır; çünkü anlamlı işler uğrunda uykularını terk etmeye gönüllüdürler. Karamsarların düşünmediğini düşünürler.

Gününüze nasıl başladığınızı anlamak için yarım saat düşünme fırsatınız oldu mu? Örneğin bu sabah aynaya baktınız mı? Evinizden çıkarken aile üyelerinize nasıl baktığınızı hatırlıyor musunuz? Yoksa gözleri fark etmediniz mi ve nasıl baktıklarını görmediniz mi? Fark etmeyenler, fark edilmeyi hak etmiyorlar. İnsan aynadır; karanlık olan karartır, parlak olan aydınlatır.

Kalabalık şehirlerin sabahındaki şu gürültülü koşuşturmaları izleyin. Eğilmiş başlar, nereye baktığını bilmeyen gözler... Donuk simalar, gülücükten mahrum, umutsuz, bezgin, bitkin, şefkate muhtaç garipler göreceksiniz. Kim bilir, hangi sınavın sorusunu, hangi arabanın taksitini düşünüyorlar?

Oysa küçük kuşlar, sabahın ilk ışıklarında, ağaçların dalları arasında ibadet edercesine dans etmeye girişmişlerdi. Ekipler halinde uçuşmuşlar, konuşmuşlar; hareketlerinden neşe, seslerinden huzur okumuştunuz. Bir dakikalarını bile durgun ve donuk geçirmediklerini görmüştünüz. Fırtınaysa, onlar açıkta; sıcaksa, onların serinleticisi yok. Yiyecekse, kışlık bir şeyler depolayamazlar. İçten şükreden gönüller için her sabah bir bahardır, bir diriliştir. Bugün niceleri bu sabahı göremediler.

Biliyoruz ki insan sevinenle sevinecek; üzülenle üzülecek kadar engin bir ruhla yaratılmıştır. Ama bu insan evsiz serçeden, arabasız arıdan daha umutsuz, daha bitkin olmamalıdır.

Gerçekte mutluluk başkalarına verilebilecekler arasında en ucuzu ve en kolayı olduğu halde en değerlisidir. Saygı ve sevgi bakışı yeter. Yüzüne baktığınızda kalbinize heyecan veren, mutluluk saçan bir insan varsa ondan kaçmazsınız. Ümidi öyle insanların gözlerinde bulur, şefkati onların sözlerinde tadarsınız. Kibir dostluğu katleder.

Bugün yüzüne baktığınız kaç kişiyi gülümsettiniz? Sevinçli selamınızı ruhundan okuyan kaç kişi sesinizi duyma bahtiyarlığına erişti? Kaç kişiyi bir yığın dert arasından çekip huzura çıkardınız?

Ya da kaç kişiye ilk yüzleştiğiniz otobüs durağında somurttunuz? İş yerinize girer girmez, kaç mesai arkadaşınıza "seni önemsemiyorum, sevmiyorum ey paçavra!" anlamına gelen boş bir bakışla "günaydın!" deyiverdiniz.

Herkes ve her şey sevgi bekler. Evrenin Yaratıcısı bile, sevgisine ve lütfuna karşılık sevgi bekliyor yarattıklarından. Sehpanızın üzerindeki menekşe bile, günler ve geceler boyunca, "beni sevin" diye yalvarıyor.

Şehirlerin sevgisiz, saygısız sokaklarında savrulmak zorunda kalan insanlar, kalplerini karamsarlığa kaptırıyorlar. Bizler taştan dağlara dönüşen dargınlıklarımızı, gittiğimiz yerlere taşımakta neden bu kadar ısrarcıyız?

İslam Peygamberi (asm) insanlara öyle iyi davranırdı ki, herkes en çok kendisini sevdiğini sanırdı. Hz. Ali (ra) der ki, "İnsanlara öyle iyi davranınız ki, düşmanlarınız bile ölümünüze ağlasınlar."

Öyleyse kendime söz veriyorum, duvara bile bol bol gülümseyerek bakacağım. İnsanlara, hayvanlara, bitkilere, yıldızlara gözlerimle gülümseyeceğim. Yapayalnız mıyım? Olsun. Beni izleyen sevgili meleklerin hafızasında da, somurtkan bilinmek istemem. Bu bazen ikiyüzlülük mü olur? Karanlık bir kalbi gülümseyen gözlerde gizlemek şerefli bir ikiyüzlülüktür.

Muhammed Bozdağ
 

Beste

Dert etme Duâ et..
 
Üyelik Tarihi
13 Eki 2009
Mesajlar
11,177
Aldığı Beğeniler
18,751
Konum
Sessiz
Takım
Galatasaray
Konu mevcut birlestirdim canim..
Tesekkürler
 

YaRêN

GüIefşaN
 
Üyelik Tarihi
16 May 2012
Mesajlar
5,191
Aldığı Beğeniler
11,197
Konum
Olduğum Yerden
Takım
Galatasaray
12729491fd91al4.jpg



Leo Buscaglia der ki, “Günün başlangıcındaki ruhsal durumunuz, o gün ilişkide bulunduğunuz herkesi etkiler.” Ruhsal durumuzun düşünceleriniz kadar bakışlarınızdan da etkilendiğini biliyor olmalısınız. Günün sabahında yüzümüzden yansıyan duygu, günün akşamına kadar yaşadıklarımızı şekillendirecek. Ya mutluluk saçacağız çevremize ya da üzüntünün yayıcısı olacağız.
Bazı insanlar canlı, heyecanlı ve güler yüzlüdürler. Onların çalışma azmiyle dolu olduklarını görürsünüz. Bakışları ışıl ışıl parıldar. Seslerinden heyecan fışkırır. Çünkü hedefleri vardır; çünkü ideallere adanmışlardır; çünkü anlamlı işler uğrunda uykularını terk etmeye gönüllüdürler. Karamsarların düşünmediğini düşünürler.
Gününüze nasıl başladığınızı anlamak için yarım saat düşünme fırsatınız oldu mu? Örneğin bu sabah aynaya baktınız mı? Evinizden çıkarken aile üyelerinize nasıl baktığınızı hatırlıyor musunuz? Yoksa gözleri fark etmediniz mi ve nasıl baktıklarını görmediniz mi? Fark etmeyenler, fark edilmeyi hak etmiyorlar. İnsan aynadır; karanlık olan karartır, parlak olan aydınlatır.
Kalabalık şehirlerin sabahındaki şu gürültülü koşuşturmaları izleyin. Eğilmiş başlar, nereye baktığını bilmeyen gözler… Donuk simalar, gülücükten mahrum, umutsuz, bezgin, bitkin, şefkate muhtaç garipler göreceksiniz. Kim bilir, hangi sınavın sorusunu, hangi arabanın taksitini düşünüyorlar?
Oysa küçük kuşlar, sabahın ilk ışıklarında, ağaçların dalları arasında ibadet edercesine dans etmeye girişmişlerdi. Ekipler halinde uçuşmuşlar, konuşmuşlar; hareketlerinden neşe, seslerinden huzur okumuştunuz. Bir dakikalarını bile durgun ve donuk geçirmediklerini görmüştünüz. Fırtınaysa, onlar açıkta; sıcaksa, onların serinleticisi yok. Yiyecekse, kışlık bir şeyler depolayamazlar. İçten şükreden gönüller için her sabah bir bahardır, bir diriliştir. Bugün niceleri bu sabahı göremediler.
Biliyoruz ki insan sevinenle sevinecek; üzülenle üzülecek kadar engin bir ruhla yaratılmıştır. Ama bu insan evsiz serçeden, arabasız arıdan daha umutsuz, daha bitkin olmamalıdır.
Gerçekte mutluluk başkalarına verilebilecekler arasında en ucuzu ve en kolayı olduğu halde en değerlisidir. Saygı ve sevgi bakışı yeter. Yüzüne baktığınızda kalbinize heyecan veren, mutluluk saçan bir insan varsa ondan kaçmazsınız. Ümidi öyle insanların gözlerinde bulur, şefkati onların sözlerinde tadarsınız. Kibir dostluğu katleder.
Bugün yüzüne baktığınız kaç kişiyi gülümsettiniz? Sevinçli selamınızı ruhundan okuyan kaç kişi sesinizi duyma bahtiyarlığına erişti? Kaç kişiyi bir yığın dert arasından çekip huzura çıkardınız?
Ya da kaç kişiye ilk yüzleştiğiniz otobüs durağında somurttunuz? İş yerinize girer girmez, kaç mesai arkadaşınıza “seni önemsemiyorum, sevmiyorum ey paçavra!” anlamına gelen boş bir bakışla “günaydın!” deyiverdiniz.
Herkes ve her şey sevgi bekler. Evrenin Yaratıcısı bile, sevgisine ve lütfuna karşılık sevgi bekliyor yarattıklarından. Sehpanızın üzerindeki menekşe bile, günler ve geceler boyunca, “beni sevin” diye yalvarıyor.
Şehirlerin sevgisiz, saygısız sokaklarında savrulmak zorunda kalan insanlar, kalplerini karamsarlığa kaptırıyorlar. Bizler taştan dağlara dönüşen dargınlıklarımızı, gittiğimiz yerlere taşımakta neden bu kadar ısrarcıyız?
İslam Peygamberi (asm) insanlara öyle iyi davranırdı ki, herkes en çok kendisini sevdiğini sanırdı. Hz. Ali (ra) der ki, “İnsanlara öyle iyi davranınız ki, düşmanlarınız bile ölümünüze ağlasınlar.”
Öyleyse kendime söz veriyorum, duvara bile bol bol gülümseyerek bakacağım. İnsanlara, hayvanlara, bitkilere, yıldızlara gözlerimle gülümseyeceğim. Yapayalnız mıyım? Olsun. Beni izleyen sevgili meleklerin hafızasında da, somurtkan bilinmek istemem. Bu bazen ikiyüzlülük mü olur? Karanlık bir kalbi gülümseyen gözlerde gizlemek şerefli bir ikiyüzlülüktür.
Dr.Muhammed Bozdağ

http://sevgipinari.wordpress.com/2008/11/03/gulumsemeye-soz-veriyorum/
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Tekrar okumamiza vesile oldugun icin tesekkürler kardesim
Cenab-i Hak razi olsun
Selam ve Dualarimla.......
 

Gülyüzlüm

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
17 Tem 2009
Mesajlar
9,052
Aldığı Beğeniler
63
Takım
Galatasaray
güzel bir yazı teşekkürler
 
Üst Alt