Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

semerkand

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
27 Tem 2008
Mesajlar
4,468
Aldığı Beğeniler
40
Konum
Başakşehir-istanbul
Takım
Diğer
gunah3.jpg



Günah, yapayalnızlık şu alemde, tekbaşınalık..
Sılasız gurbetler, hep üşümesi yüreğin..

Halbuki ah bilinse, vuslatlar bir yürek dönümüdür..
Bunu unutmamalı hiç: Perdeyi kaldırmakta hüner.

Şu âlemi an be an onaran Onarıcı, tüm kırıkları da saracak, onaracak elbet..
Resimin orjinal boyutunu görmek için buraya tıklayın.


İki rahibin hikayesini bilir misiniz?
Birgün ormanda, nehir kenarında yürürlerken bir kadına rastlarlar. Kadın nehrin karşı kıyısına geçmek istiyordur. Rahiplerden biri kadını sırtına alarak nehrin karşı kıyısına geçirir. Diğeri hiç sesini çıkarmaz. Uzunca bir süre yürüdükten sonra kasabaya vardıklarında dayanamaz ve sorar:

"O Kadını neden sırtına alıp karşı kıyıya geçirdin? Bizlerin kadınlara dokunmaları yasaktır" der. O ise şöyle cevap verir: "Ben kadını taşımayı nehirde bıraktım, sen hala taşıyorsun!"

Gelin efendim ilkin bu hikayenin mesajları üzerinde düşünelim..

Günah sinsi ve albenilidir! Şeytansa çok profesyonel..
Ve; Nefis her zaman kötülüğü emreder!
Cehennem de nefsin istekleriyle kuşatılmış...

Hiç kimse, hiç bir zaman; "Ben asla yapmam, ben her türlü hatadan uzağım" dememeli..

Siyer okuyanlar bilirler, Efendimiz aleyhisselam'in vahiy katibini..Küfre donmuş, sonra iman etmiş..Yine küfre dönmüş, yine iman etmiş ve en son şehidlik rütbesini almış..Fesubhanallah!

Kimse ne oldum dememeli..Ne olacağım demeli daim..Rahmetli anneciğim de hep "Bir işin önüne değil, sonuna bak" derdi bu bağlamda..Demek ki daim tetikte olmalı, her dem nefsin ve şeytanın hilelerinden Allah'a sığınmalıyız..

"Körün kadına bakmamasında sevap yoktur" sırrınca, meyleden nefsini tutabilen, kendini günahlardan çeken insan, hele ki ateşler içerisindeyse, fitne asrındaysa, zamanın velisi hükmündedir..

İnsan günah işleyebilir.. Her an kayabilir gözü ve gönlü..Ama tevbe eder ve döner..Tevbe eden hiç günah işlememiş gibidir..

Ve belki de günahı onu, Rabbe daha fazla yaklaştırıcı olur..Yaptığı ibadetlerle övünüp "Ben! Ben" demesindense aciz olarak Rabbin kucağına atar onu..Ünsiyeti kırabilir, en azından ünsiyet perdelerini aralar..Devinim sağlar..

Bazıları; "Ben günah işledim, benden kötüsü yoktur" diyerek şeytanın da vesvese vermesiyle hallerini devam ettirirler.. Bu yanlis!..Tevbe ile temizlenir insan halbuki..O Rahim, O Vedud, O Afuv da böyle ister, istiyor..

Sürekli tevbedeolmalı insan..Bilmeli ki O'nun kapısı asla kapanmıyor..Zaten O, kendine gidelimdiye binbir çeşit vesile yaratan değil mi?

Bir düşünsek aslında O'nunistediği; hiç günah işlemememiz değil ki..Öyle olsa o formatta yaratırdı tıpkı melekler gibi..

O, ne olursa olsun, O’na, kucağına sığınmamızı istiyor.

Kul ne işlerse işlesin O'nun kapısında, acziyetinden iki büklüm yakarışta olması..O'nu asla unutmaması..Bizden istenen bu işte..

O, "Ben" değil "Ya Rab" dememizi istiyor..


Ve son;

İnsan günah işlediyse bunu içinde taşımamalı asla..
Bir andı, nefsine ve şeytana uydu günahkar oldu..
Tamam ama şimdi tevbe ile temizlenmek var..
O, kendisine ihlasla geleni asla çevirmiyor..Kapılar daim açık.

Halbuki ah bilinse, vuslatlar bir yürek dönümüdür..
Perdeyi kaldırmakta hüner.
gunah2.jpg


Günah işleyenden değil, günahtannefret

İnsan melek değil.. Kırılma ve kayma noktalarında her an..

Şeytan ve melek üsleri içimizde..Birinden şeytani, diğerinden Rahmani fısıltılarla itaat ve isyan arasındayız daim..

Aslında budur insanı yaradılmışların en üstünü yapan..Çünkü isyanın olmadığı, olamayacağı yerde itaatin faziletinden elbette bahsedilemez..Bu ayrı konu..

Maalesef ne sevgilerimiz, ne nefretlerimiz ne de kınama ve ayıplamalarımız Allah ve Resûlu adına oluyor.. Şeytan üssü’nden gelen yönlendirmelerle nefsimiz adına hareket ediyor, kesiyor, biçiyor, parçalıyoruz..Ve sonuçta kaybeden biz oluyoruz.
Allah ve Resûlu’nün öğretisi bu değil ama!..

O Rabbimiz ki, insan ne kadar çok günah işlerse işlesin, döndüğü-tevbe ettiği zaman affediyor, cennetle ödüllendiriyor...

İslamda ceza hukukuna baktığımızda da görürüz ki insana değil, işlenen suça-günaha karşı tavır koyma vardır.. Ve suçluya uygulanacak ceza da kişiyi arındırır, temizler..

Kişi eğer suç öncesi müstakîmse, cennetlere layık bir konuma getirir onu.. Bu bağlamda şu ayet gayet manidardır: "Kısasta sizin için hayat vardır" Bakara-179

Bu bilinmez pek ve asrımızda suçlular, cezaevlerinden çıkınca bir ömür boyu damgalı insanlar olarak tüm sosyal haklarından mahrum yaşarlar..

İşte çağın bu duruşu, tüm İslamî öğretilerin tersine günaha-suça değil insana karşı bir tavırdır.

Kaybeden biz oluyoruz dedik ya..

Tirmizi’den nakledilen bir hadis var:“Kim bir din kardeşini-gizli işlediği veya tevbe ettigi- bir günahı sebebiyle ayıplarsa, o günahı işlemedikce o kimse ölmez..“
Yani kınama ve ayıplamalarımızın bir anlamda bize dönüşüdür bu..“Gülme komşuna gelir başına” diye özetler halkımız bunu..

Nefs adına hareket deyince aklıma hemen Hz. Ali örneği geldi;
Yatırıp ta tam öldüreceği sırada hasmı yüzüne tükürünce bırakır ve; “Ben seni Allah için öldürecektim ama yüzüme tükürünce nefsim karıştı, bıraktım” der..

Sonuç: Orada bir yürek kazanılmıştır.

Allah Resûlu’nun sallallahu aleyhivesellem öğretilerine bakalım;

Kendisine zina itirafıyla gelip, ısrarla “temizlenmek” istediğini söyleyen Maiz ve suç ortağı hanımı, Efendimiz çok kereler geri çevirmiş sonunda cezalar ayrı ayrı zamanlarda uygulandığında her ikisi hakkında da; “Seni gidi...” ve “Bir köpek gibi geberdi...” şeklinde kınamaları anında önlemiş ve kadın hakkında; “O öyle bir tevbe etti ki, Medine halkına dağıtılsaydı yeterdi” buyurmuşlardır..

Yine O sallallahu aleyhi ve sellem, içki içtiğinden bahisle “Allah ona lanet etsin” diye ayıplanan biri hakkında;

“Öyle söylemeyin.. Çünkü o Allah ve Resûlunu seviyor” dedikten sonra; “Bu kardeşiniz için dua ediniz” buyuruyorlar..
İşte bu, kötü fiili yok etmeye, insanı YİTİK CENNETLERİNE DÖNDÜRMEYE yönelik İslam'ın günah karşısındaki tavrıdır..

Bir de kıssa hatırlıyorum;

Kısaca; Sarhoş biri.. Herkes dışlar, hor görür, ayıplar onu.. Fakat Bir Allah dostu önler onları ve der ki;“ Günahlarımız bizi sarhoş etseydi eğer, yeryüzündeayık kimse bulamazdınız!"

Asr-ı Saadetten bir aktarımla bitirelim efendim;

Ebu Derda radıyallahu anh, günah işleyen birisine söven bir topluluğun yanından geçerken onlara: “Eğer siz bu adamın bir kuyuya düştüğünü görseydiniz onu oradan çıkarmaz mıydınız?” diye sorar..

“Evet” cevabını alınca:“Kardeşinize sövmeyin, sizi onun durumuna düşürmekten koruyan Allah’a hamd edin” der..

Onlar; “Demek sen ona buğz etmiyorsun” deyince de:”Ben kardeşimden değil, günahından nefret ediyorum” derler..

Evet İslam yürekleri kazanma san'atıdır!
Zarif insanlara selam olsun..

muhabbetle efendim

Ayşe Reşad
 

vakkas

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Eki 2008
Mesajlar
7,027
Aldığı Beğeniler
42
Konum
karaman,almanya
Takım
Diğer
Rabbımrazı olsun gercekten cok muhtesem bır paylasım,kardesım
tesekkür ederım
 

nur_41

..hamd..
 
Üyelik Tarihi
3 Tem 2009
Mesajlar
3,056
Aldığı Beğeniler
3,707
Konum
Nicomedia
Takım
Galatasaray
Çok ama çok güzel bir yazı
Allah razı olsun teşekürler,
 
Üst Alt