Günaha sebep olmayın
Namahreme bakmak kadar onun ilgisini ve dikkatini çekmek de büyük günahtır. “Bir şeye sebep olan o işi yapan gibidir” gerçeğini düşünürsek, kıyafetiyle yabancı erkeklerin dikkatini çeken, açık giyinen genç kızlar ve kadınlar, ahirette taşıyamayacakları ağır bir günahın altına giriyorlar.
Rabbimiz, hanımların açık giyinmesini yasaklamış ve örtünmeyi kesin bir şekilde emretmiştir. Nur Suresinin 31. ayeti ile Ahzab Suresinin 59. ayetinin meali şöyledir:
“Mümin kadınlara söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, namuslarını da korusunlar. Ziynetlerini ise görünmesi zarurî olan kısımlar müstesna, açığa vurmasınlar. Başörtülerini de yakalarının üzerini kapatacak şekilde iyice örtsünler.” (Nur; 31)
“Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin hanımlarına söyle, evlerinden çıktıklarında dış örtülerini üzerlerine alsınlar. Bu, onların hür ve iffetli hanımlar olarak tanınmaları ve eziyete uğramamaları için daha uygundur. Allah ise çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.”(Ahzâb; 59)
Bu kesin emirlerle birlikte, Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellemin tavsiyeleri ve uygulamaları göstermektedir ki, kadınların kıyafeti teni belli edecek kadar ince, vücut hatlarını gösterecek derecede dar ve aşırı dikkat çekici olmamalıdır.
Tesettürle birlikte önemli bir nokta da kadınların yaptığı makyajdır. Maalesef kapalı giyinen kimi kadınlar da yüzlerine allık sürerek, aşırı hissedilen parfüm kullanarak ve dudaklarını boyayarak, büyük bir günaha girmektedirler. Kimi dindar hanımlar da başlarını örtmekle birlikte kısa kollu elbise, yırtmaçlı etek, ince ve dar kıyafet giymek suretiyle büyük bir hata yapmaktadırlar.
Oysa başörtüsünü emreden Rabbimiz ve Resulü Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem, bu tür hataları da şiddetle yasaklamaktadırlar. Kıyafette çelişkiye düşmek yerine, dinimizin ölçülerini aynen uygulamak gerekir.
Bu konularda nefse uymak, günaha girmek ve başkasını günaha sokmaktan başka ne kazandırır?
Rabbimiz, hanımların açık giyinmesini yasaklamış ve örtünmeyi kesin bir şekilde emretmiştir. Nur Suresinin 31. ayeti ile Ahzab Suresinin 59. ayetinin meali şöyledir:
“Mümin kadınlara söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, namuslarını da korusunlar. Ziynetlerini ise görünmesi zarurî olan kısımlar müstesna, açığa vurmasınlar. Başörtülerini de yakalarının üzerini kapatacak şekilde iyice örtsünler.” (Nur; 31)
“Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin hanımlarına söyle, evlerinden çıktıklarında dış örtülerini üzerlerine alsınlar. Bu, onların hür ve iffetli hanımlar olarak tanınmaları ve eziyete uğramamaları için daha uygundur. Allah ise çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.”(Ahzâb; 59)
Bu kesin emirlerle birlikte, Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellemin tavsiyeleri ve uygulamaları göstermektedir ki, kadınların kıyafeti teni belli edecek kadar ince, vücut hatlarını gösterecek derecede dar ve aşırı dikkat çekici olmamalıdır.
Tesettürle birlikte önemli bir nokta da kadınların yaptığı makyajdır. Maalesef kapalı giyinen kimi kadınlar da yüzlerine allık sürerek, aşırı hissedilen parfüm kullanarak ve dudaklarını boyayarak, büyük bir günaha girmektedirler. Kimi dindar hanımlar da başlarını örtmekle birlikte kısa kollu elbise, yırtmaçlı etek, ince ve dar kıyafet giymek suretiyle büyük bir hata yapmaktadırlar.
Oysa başörtüsünü emreden Rabbimiz ve Resulü Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem, bu tür hataları da şiddetle yasaklamaktadırlar. Kıyafette çelişkiye düşmek yerine, dinimizin ölçülerini aynen uygulamak gerekir.
Bu konularda nefse uymak, günaha girmek ve başkasını günaha sokmaktan başka ne kazandırır?
Son düzenleme: