TUHAF DUYGULARI İRDELEME I
Çok uzun ara oldu değil mi yazı yazmayalı. Nedendir bilmem ben, ona bağlamışım yazılarımı. O yoksa yazıda yok gibi düşünmüşüm yazık ki.
O yokluk,içimdeki varlığı yaşıyor şimdi.
O yokluk,içimdeki varlığı yaşıyor şimdi.
Gülmek mi gerekiyor bilmem ben deneme üstadı olacakken yazı çöplüğü oluşturma yolunda emin adım atmayayım demişim sanırım.
Tedirginim.
Hayatımı yaşayamama konusunda tedirgin.Neden böyle oldu, böyle olmalımıydı, olanda gerçekten hayır mı vardı, bu kaderini yazmak adına kişiyi tembelliğe iter miydi ya da kutsal öğretiyi yanlış mı anlıyordu insanlık.
Hikayeye nereden başlamalı bunu anlayan kişiliklere madalya mı vermeliydi bilmem.
Onca yaşanmış hayattan sadece bazılarının hatırlanması tabi ki tesadüf değildi ve kişi kendisinin destanını yazma adına gayretini, esiri bir usulde çalıştırmalıydı kuşkusuz.
İnsan hayatında gizemli bir şeyler olsun ister, isterik şekilde ister hem.
Belki ruhun buna ihtiyacı vardır da onun için bu savaşımın ardından koşar ruhani tarafımız.
Gizeme olan ihtiyaç yada somuta olan yatkınlık …bu ikisi bir arada olur mu gerçekten ya da bu ikisinin akrabalığı hangi seviyededir.Kim kime galibiyet sağlayacak yada hangi tarafımız bu savaşımı kazanacak.
Merak eden var mı bu konuyu gerçekten. insanlık bir yola girmiş güruh şekilde ilerliyor sadece…
Keşke yok olsaydı, pişmanlık yada… yanlış yapma güdüsü güdülebilirdi belki. Belki demek bile keşke demekle aynı kefeye konulabilirdi o zaman .O zaman bir şeyler mantığı çatlatırdı, belki elinden alırdık mantığın mantıksızlığı.
Karmaşa da yok olurdu hayatımızdan o an, ne bileyim demek hayal olur el sallardı uzaklardan.
Ah etmek çıksaydı hayatlardan bayram yapardı ruh ,
kalp penceresi hep temiz kalırdı yağmur sonrası temizlik gibi durulurdu ortalık.
Devam devamsızlığın canına okurdu, okumak ne kelime çanına ot bile tıkardı boş durmamak adına.
Adım adım insanlık ; olabilme yolunda -ama ne olabilme bilmem -evet olabilme yolunda emin adımlarla ilerler sonunda son tepede düşüp kalırdı yorulurdu tembel tarafımız ve çağırırdık hayal perdesini yine…
Gizem yardıma gelirdi belki. …Ya da;" ne bileyim" veya "keşkeler" yeniden hücum ederdi de savunmasız kalırdı tarafsız tarafımız.
İrdelemeyi asardık, içimizdeki sehpadan sallandırırdık o zaman.
Zaman da dururdu her şey gibi bize geçit verirdi zaman içindeki gizli hayran.
,geçmek ister miydi bilmem gizeme düşkün tarafımız .
Buyurun önden geçin diye kime top atardı kararsız tarafımız.
İşine karışırdı belki “belkileri” belki cehennemine gönderirdi insanlığın önemli kişisi ben tarafımız.
Ve neden sonra kararımı verdim diyerek ayağa kalkardı bir tarafımız. Seni evet seni boğaza gömeceğim diyerek yeniden ve daha bir kararla yola koyulurdu acı çeken tarafımız ki o zaman işte o zaman yazı yazabilme adına O, yavaşça kenara çekilir ve ıslanırdı gözyaşlarıyla yahut boğazın sularında ya da kararlılık yağmurunda veya umursamazlık girdabında…
O yok, ben yok ,keşke yok ,ne bileyim yok, hatta yok da yok ,işte bu anda tam ortada çıplak ve savunmasızda olsa;
ister unutmak için olsun ister tuhaf duyguları irdelemek için iyidir rahatlamak zamanın kollarında…
Hayatımı yaşayamama konusunda tedirgin.Neden böyle oldu, böyle olmalımıydı, olanda gerçekten hayır mı vardı, bu kaderini yazmak adına kişiyi tembelliğe iter miydi ya da kutsal öğretiyi yanlış mı anlıyordu insanlık.
Hikayeye nereden başlamalı bunu anlayan kişiliklere madalya mı vermeliydi bilmem.
Onca yaşanmış hayattan sadece bazılarının hatırlanması tabi ki tesadüf değildi ve kişi kendisinin destanını yazma adına gayretini, esiri bir usulde çalıştırmalıydı kuşkusuz.
İnsan hayatında gizemli bir şeyler olsun ister, isterik şekilde ister hem.
Belki ruhun buna ihtiyacı vardır da onun için bu savaşımın ardından koşar ruhani tarafımız.
Gizeme olan ihtiyaç yada somuta olan yatkınlık …bu ikisi bir arada olur mu gerçekten ya da bu ikisinin akrabalığı hangi seviyededir.Kim kime galibiyet sağlayacak yada hangi tarafımız bu savaşımı kazanacak.
Merak eden var mı bu konuyu gerçekten. insanlık bir yola girmiş güruh şekilde ilerliyor sadece…
Keşke yok olsaydı, pişmanlık yada… yanlış yapma güdüsü güdülebilirdi belki. Belki demek bile keşke demekle aynı kefeye konulabilirdi o zaman .O zaman bir şeyler mantığı çatlatırdı, belki elinden alırdık mantığın mantıksızlığı.
Karmaşa da yok olurdu hayatımızdan o an, ne bileyim demek hayal olur el sallardı uzaklardan.
Ah etmek çıksaydı hayatlardan bayram yapardı ruh ,
kalp penceresi hep temiz kalırdı yağmur sonrası temizlik gibi durulurdu ortalık.
Devam devamsızlığın canına okurdu, okumak ne kelime çanına ot bile tıkardı boş durmamak adına.
Adım adım insanlık ; olabilme yolunda -ama ne olabilme bilmem -evet olabilme yolunda emin adımlarla ilerler sonunda son tepede düşüp kalırdı yorulurdu tembel tarafımız ve çağırırdık hayal perdesini yine…
Gizem yardıma gelirdi belki. …Ya da;" ne bileyim" veya "keşkeler" yeniden hücum ederdi de savunmasız kalırdı tarafsız tarafımız.
İrdelemeyi asardık, içimizdeki sehpadan sallandırırdık o zaman.
Zaman da dururdu her şey gibi bize geçit verirdi zaman içindeki gizli hayran.
,geçmek ister miydi bilmem gizeme düşkün tarafımız .
Buyurun önden geçin diye kime top atardı kararsız tarafımız.
İşine karışırdı belki “belkileri” belki cehennemine gönderirdi insanlığın önemli kişisi ben tarafımız.
Ve neden sonra kararımı verdim diyerek ayağa kalkardı bir tarafımız. Seni evet seni boğaza gömeceğim diyerek yeniden ve daha bir kararla yola koyulurdu acı çeken tarafımız ki o zaman işte o zaman yazı yazabilme adına O, yavaşça kenara çekilir ve ıslanırdı gözyaşlarıyla yahut boğazın sularında ya da kararlılık yağmurunda veya umursamazlık girdabında…
O yok, ben yok ,keşke yok ,ne bileyim yok, hatta yok da yok ,işte bu anda tam ortada çıplak ve savunmasızda olsa;
ister unutmak için olsun ister tuhaf duyguları irdelemek için iyidir rahatlamak zamanın kollarında…
çünkü zaman uçarıda olsa havada bir iz bırakmadan öldürür.
Acıları hüzünleri ister iste ister isteme bu onun umurunda mı sanırsın dur …düşün …yoruldun mu….
Boş ver öyleyse…
Acıları hüzünleri ister iste ister isteme bu onun umurunda mı sanırsın dur …düşün …yoruldun mu….
Boş ver öyleyse…


.gif)

