Eskilerin Duaları
Garip bir zamanda yaşıyoruz. "Garip" deyimiyle kastettiğim, mümin kişilerde rastlanan "garabet" ya da onların "sahipsiz" kalışları değil (Çünkü bu konu "Müslüman Kalmanın Mantığı" sayfasında anlatılmaktadır). Asıl kastım, babası hacı, dedesi müftü olduğu veya küçükken ninesinden imanî bazı nasihatler aldığı için kendini Müslüman kabul eden, ama yeri gelince kalkan gibi öne sürdüğü bu kimliği ne yaşayan, ne yaşatan, ne de nasıllığını merak eden geniş insan kitlesidir. Mürekkep yalamışlarının kendilerini laik-kemalist, avamîlerinin ise Türk ve Müslüman diye nitelediği bu kesimin her iki ayağı da günümüzde, ne yazık ki, garip bir boşlukta yüzmektedir. Bilinçli bir tercihle kendilerini laik-kemalist gören kesime "Yaşam biçimlerinin hayırlı uğurlu olması"nı dilemekten başka söyleyecek bir sözümüz olamaz. Ama "gerçek mümin" çizgisine ulaşamamış avamî Müslüman takımına nasihat etmek en tabii hakkımız. Biz yine de bu nasihat hakkını öncelikle eskilere, eskilere dedikse, en çok bir kuşak önceye kadar neslini devam ettiren imanlı bir kuşağa bırakalım istedik.
Eskilerin günlük hayatta sıkça kullandıkları sözler (dualar) tıpkı atasözleri gibi, ihtiva ettikleri kelimelerin ötesinde derin (manevi) anlamlar taşırlar. Bu anlamların birleştikleri tek nokta ise, iman ettikleri Allah'ın kendi hayatlarının her saniyesini düzenlediği ve bu düzenlemenin hem toplum, hem de kendi lehlerine olacak tarzda değişimini arzulamalarıdır. Laik-kemalist kesimin "inşallah-maşallahla bu işler yürümez", "hacı-hoca takımından her şey beklenir" ya da "çarşaf altından ne fesatlıklar doğar" diyerek bu insanlara karşı başlattığı uzun soluklu kampanya başarı kazanmış olmalıdır ki, sonuçta "Allah korusun", "Allah göstermesin" gibi göstermelik bir-ikisi dışında bu duaların hemen tamamı toplumca unutulmuştur. Bu unutkanlığın neticesini ise, isterseniz dualardan sonra irdeleyelim.
Eskilerin günlük hayatta sıkça kullandıkları dualardan seçmeler:
- Allah kimseyi açlıkla terbiye etmesin.
- Allah üç gün yatak, dördüncü gün toprak olmayı nasip etsin.
- Allah namerde değil, merde bile muhtaç etmesin.
- Allah kimseyi elden ayaktan düşürüp, ele güne muhtaç etmesin.
- Allah dert verip derman aratmasın, el kapılarına baktırmasın.
- Allah kimseyi imandan, Kuran'dan ayırmasın.
- Allah iki cihan saadeti nasip etsin.
- Allah sonumuzu hayreylesin.
- Allah görünür görünmez ve bilinir bilinmez kazalardan, belalardan korusun.
- Allah, mahşer gününde Peygamberimizin sancağı altında toplananlardan olmayı nasip etsin.
- Allah cümle Ümmet-i Müslimin'i rahmet ve mağfiretinden mahrum etmesin.
- Allah hayırlı dualarımızı kabul etsin. (Dikkat edin, bütün duaları değil.)
- Allah bilerek veya bilmeyerek işlediğimiz günahlarımızı affetsin. (Çünkü bilmeyerek işlenen günahlar da vardır.)
Şüphesiz hem günlük hayatta, hem de namazlardan sonra yapılan niyazlarda edilen bu ve benzeri daha pek çok dua vardır. Önemli olansa örnekleri çoğaltmak değil, bu duaların unutulmasıyla neler kaybedildiğini irdeleyebilmektir. Bu sebeple; kaybolan duaların bizlere neler kaybettirdiğini birlikte görmeye çalışalışmalıyız.
bir askerin yollanması bizleri nereye getirdi.teşekkürler eslem kardeşim ve diğer kardeşlerim.