Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Hekimoglu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
17 Ağu 2005
Mesajlar
1,861
Aldığı Beğeniler
191
Konum
Amerika
Soru : Günümüzde stresten çokça söz ediliyor. Stresin en önemli kayna ı ne olabilir?

Cevap:

Bazen gazetelerde insanın tüylerini ürperten resimler görürüz. Ço unlukla Kuzey Afrikalı fakir ve perişan insanların resimleri... Her biri sanki canlı birer iskelet... Kemiklerle etler arasında nerdeyse mesâfe kalmamış. Bu halleriyle bize olanca güçleriyle haykırırlar: Biz açız, bize yardım elinizi uzatın! diye...

İşte maddî açlık insanı böyle perişan, böyle zayıf, böyle güçsüz ediyor... Beride maddî problemleri yok denecek kadar az, ama kendilerini e lenceyle, sefahatle, içkiyle yahut uyuşturucuyla avutmak isteyen huzursuz kalabalıklar. Bunların dertleri öncekilerinden daha ileridir.

Ruh, beden ülkesinin sultanıdır. Açlıktan kıvranan insanlarda hizmetçi zayıf düşmüştür, huzursuz insanlarda ise sultan perişandır. Birincilere her insaf ve vicdan sahibi acır, merhamet eder. İkincileri ise herkes kınar, herkes onlara düşman kesilir. Halbuki asıl acınmaya, el uzatılmaya muhtaç olanlar bunlardır... Çünkü bunlar hem hastadırlar, hem de ilâç düşmanıdırlar. Bunlara karşı, tedavi ehlinin çok şefkatli ve çok sabırlı olması gerekir. Fâsıklara ancak ârifler acır. Abdulkadir Geylâni (ks.)

Bugün huzur ve saadet arayanlar sadece bu insanlar de ildir. Hemen herkes bu dertten bir iz taşımaktadır. Öyle ise biz öncelikle kendi nefsimize bir şeyler söylemeye çalışalım:

Neden yer yer ruhî sıkıntılara giriyor, sabırsızlanıyor ve bir şeyler yapamamanın ıstırabıyla ruhumuzu kıvrandırıyoruz. Beden sıhhatimizden, mali durumumuza, toplumdaki itibarımızdan dünyevî zevklerimize kadar her şeyi kendimize dert ediniyor ve bunları çözemeyince de üzülüyor, rahatsız oluyoruz...

Niçin, dünyanın üstünde gezece imize altına giriyor, bize hizmet etmesi gereken eşyaya biz hizmetçi oluyoruz.

Bu halimiz ruhumuzu hayli yoruyor ve takatten düşürüyor. Bütün bu olup bitenlere karşı sabırla karşı koymayı da başaramıyoruz. Zira, Üstat Bediüzzaman hazretlerinin o güzel teşhisiyle, biz sabır kuvvetimizi maziye ve müstâkbele da ıtıyoruz; hâle karşı sabrımızda güç kalmıyor ve sonunda sıkıntıya, ümitsizli e düşüyoruz.

Bütün bunların kayna ına indi imizde şu yanlışla karşılaşırız: Biz nefsin doymasıyla, kalbin tatmin olmasını birbirine karıştırmışız.

Yanlış yoldan giden yorulur. İşte bizi yoran, sıkıntıya düşüren ve sonunda perişan eden bu büyük hatadır. Bundan döndü ümüz an huzur ve saadete yönelmiş olaca ız.

Nefis şerle beslenir. Şer ise kalbi yaralar, vicdanı rahatsız eder ve huzuru kaçırır. İşte bu fasit daire, stresin ve huzursuzlu un önemli bir kayna ıdır. Bu çemberi aşamayanlar, nefislerini besledikçe kalp ve vicdanlarında huzur melekesini kaybederler. Ve bunun çaresini yeniden nefsin tatmininde ararlar.

Sadece birkaç misâl:

Nefis cimrilikten yanadır. Para biriktirdikçe mutlu olaca ını zanneder. Halbuki, kalp ve vicdan muhtaçları doyurmaktan zevk alırlar.

Nefis büyüklenmekten hoşlanır. Kalp ve ruhun rahatı ise tevazuda, alçakgönüllü olmaktadır.

Nefis oyun ve e lence düşkünüdür. Akıl ise çalışmayı ve gayreti emreder, onunla rahat bulur.

Ve nihayet nefis, fâni ve geçici eşyanın meftunudur. Kalp ise bekâya, ebediyete aşıktır. İşte bütün huzursuzluklar bu çelişkilerin ürünüdür. Ve insan, nefsini beslemekle de il, kalbini tatmin ile saadet bulur.

Ve her türlü bunalım ve huzursuzlu un İlahî reçetesi:

Bilesiniz ki, kalpler ancak Allahın zikriyle mutmain olur (Allahı anmakla sükûnet bulur). (Ra'd Sûresi, 28)

Maddî ve manevî nice rızıklara muhtaç olan insano lunun kalbini, ancak Allahı zikir, yâni Onu yâd etme, Onu hatırlama tatmin edebilir. O halde insan, Ondan başka neyi yâd etse mahlûku yâd etmiş, Ondan gayri neyi sevse fâniyi sevmiş olur. O ulvî kalp, bu süflî eşya ile tatmin olmadı ı içindir ki, gafil insanı daima rahatsız eder. İşte can sıkıntısı, huzursuzluk, bunalım, stres dedi imiz şeyler hep bu doymayan kalbin açlık feryatları, ölüm çı lıklarıdır.

Alaâddin Başar (Prof. Dr.)

Kaynak:SorularlaIslamiyet
 

Günes

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
10 Eki 2005
Mesajlar
555
Aldığı Beğeniler
2
ilk basligi okudugumda konuyu okumamistim ve aklimdan hemen su gecti nefis, nefsimiz malesef her sorun un her SIKINTInin nedeni nefsimiz.Onu konturol edebilsek zaten insan SIKINTIYA sitrese girmez ama suda bi gercekki biz zaten nefsimizin savasini veriyoruz bu bi sinav ve biz bu sinava iyi calismaliyiz diye düsünüyrum Rabbim cümlemizi bu sinavdan iyi cikarsin ins. Ellerine saglik gercekten cok güzel bi konu bu iyikide actin...ve ins. herkez bunu iyi algilar sükürki zor anlarimda sizler varsiniz yoksa bende bu gaflete düsebilirdim Rabbim göstermesin...Ben suna kalpten inaniyorum ki ne olursa olsun iyi yada kötü ne yasamis olursak olalim bi nedeni var. Herseyden hayir cikartmaliyiz bence. Rabbim cümlemize herseyin hayirlisini versin ins.... :)
 

Hekimoglu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
17 Ağu 2005
Mesajlar
1,861
Aldığı Beğeniler
191
Konum
Amerika
Yukaridaki Tüm yaziyi,bir ayet kisaca aciklamis... :)

"İhtimal ki hoşlanmadı ınız şey sizin iyili inizedir ve ihtimal ki
sevdi iniz bir şey kötülü ünüzedir" (el-Bakara, 2/216).
 

Günes

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
10 Eki 2005
Mesajlar
555
Aldığı Beğeniler
2
Orjinal Yazarı Hekimoglu
Yukaridaki Tüm yaziyi,bir ayet herkesin anliyacagi sekilde acikladigini düsünüyorum;

"İhtimal ki hoşlanmadı ınız şey sizin iyili inizedir ve ihtimal ki
sevdi iniz bir şey kötülü ünüzedir" (el-Bakara, 2/216).
anlamadigimimi sandiniz bunu anlayamdim ?
 

Hekimoglu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
17 Ağu 2005
Mesajlar
1,861
Aldığı Beğeniler
191
Konum
Amerika
Yok Estagfirullah,o manada söylemedim...
Hakkinizi helal edin,sadece parcayi okuyunca aklima bu ayet-i kerime geldi,ve kisaca bir ayetin ne kadar anlam tasidigini düsündüm... :)
 

Günes

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
10 Eki 2005
Mesajlar
555
Aldığı Beğeniler
2
Orjinal Yazarı Hekimoglu
Yok Estagfirullah,o manada söylemedim...
Hakkinizi helal edin,sadece parcayi okuyunca aklima bu ayet-i kerime geldi,ve kisaca bir ayetin ne kadar anlam tasidigini düsündüm... :)
astagfurullah siz hakkinizi helal edin bence ve dahada cok anlamlar tasiyo siz benden daha iyi biliyorsunuzdur bir ayeti aciklaya kalksak lopediler olusur...ama inanin cok güzel aciklamisiz ben bu konuyu actigimiz icin sevindim cok sey anlatiyo...Rabbim razi olsun...
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
Maddenin esiri olmak
Maddeye baglı olmak zararlı degil midir?


Evet çok zararlıdır. Yalnız maddiyata inanan kimseler, çok defalar dertlerine çare bulamayıp, ümitsizlige kapılmakta, intihar bile edenleri görülmektedir. Bu, onların ruhlarının boş kalmasından ileri gelmektedir.



İnsanın ruhu da, bedeni gibi gıdaya muhtaçtır. Bu da, ancak iman etmekle kabildir ve Allahü teâlânın yolunu ancak din gösterir. Allahü teâlâyı inkâr edenler bile, muhakkak bir gün bu ihtiyacı duyarlar.

Ünlü Rus yazarı Soljenitsin, Amerikaya yerleşti i zaman, kendisinin büyük sıkıntılardan, ruhi bunalımlardan, makine olmaktan kurtulaca ını zannetmişti. Bir gün bir üniversitede Amerika gençlerini başına toplayarak, onlara şöyle hitap eder:



(Ben buraya gelince, çok bahtiyar olaca ımı zannetmiştim. Ne yazık ki, burada da büyük bir boşluk hissediyorum. Çünkü siz, artık maddenin esiri olmuşsunuz.



Evet, burada hürriyet var, herkes istedi ini yapıyor. Fakat, ancak maddeye önem veriyor. Ruhları bomboş. Halbuki, insanı gerçek insan yapan, onun gelişmiş, temizlenmiş ruhudur. Sizlere tavsiyem şudur:



Ruhunuzu geliştirmeye, güzelleştirmeye bakın! Ancak o zaman, ülkenizde bulunan ve sizi de üzen çirkinlikler yok olmaya başlar. Dine önem verin! Din, insan ruhunun gıdasıdır. Dinine ba lı insanlar, her işte sizin en büyük yardımcınız olur. Çünkü, onları Allah korkusu do ru yoldan ayırmaz. Sizin en büyük zabıta kuvvetiniz bile, herkesi gece gündüz murakabe edemez. İnsanları kötülüklerden alıkoyan esas sebep, onların duydu u Allah korkusudur.)



Yukarıda da belirtildi i gibi, insan ruhunun gıdası, dindir. Mevcut dinlerin içinde de en do rusu, hiç de işmeden günümüze kadar geleni, en yenisi ve dünya şartlarına en uygunu İslam dinidir.

Ne yazık ki, biz Müslümanlar, pırlanta gibi temiz dinimizi dünyaya istedi imiz gibi anlatamıyoruz. Bunda, bizim de dinimize tam ba lı olmamamızın ve onun emirlerine tam uymamamızın tesiri vardır.

İslam dini, her şeyden önce, beden ve ruh temizli ini emreder.



Ruh temizli i, önce Allahü teâlâya ve Onun, son peygamberi olan Muhammed aleyhisselam vasıtası ile göndermiş oldu u emirlerin ve yasakların hepsine inanmakla ve elinden geldi i kadar bunlara uymaya çalışmakla hasıl olur.



Ruhun böylece temizlenmiş olduu, hiç yalan söylememek, kimseyi aldatmamak, daima dürüst olmak, yanlış inançlara [dogmalara] inanmamak, herkese yardım etmek ve Allahü teâlânın emirlerine tâbi olmak ile belli olur. Bir Müslümandan, ancak bu beklenir.


işte bunlar olursa insan hem ruhunu hemde bedenini her türlü kötülükten ve vesveseden muhafaza etmiş olup dünyevi ve uhrevi hastalıklardan arındırmış olur.
 

ömer_HTTB

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
237
Aldığı Beğeniler
0
YAHU HEKİMOĞLU BEN SANA NE DİYİM...

İLAÇ GİBİ GELDİ YAW....

ALLAH SENDEN KAT BE KAT RAZI OLSUN İNŞAALLAH... :)
 

Bayram

LA İLAHE İLALLAH
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
7,283
Aldığı Beğeniler
51
Konum
Ankara
Takım
Galatasaray
Şu zamanımz da insanoglu niye bu kadar stresli oldugun anlamak mümkün.Aklını çalıştıranlar bilir herhalde Allah ın zikrinden uzak kaldıgımız için degil mi.Rabbim cümlemizi bu gibi afetlerden korusun:Amin
 

TebessüM

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
1,558
Aldığı Beğeniler
9
Orjinal Yazarı hayrullah
Şu zamanımz da insanoglu niye bu kadar stresli oldugun anlamak mümkün.Aklını çalıştıranlar bilir herhalde Allah ın zikrinden uzak kaldıgımız için degil mi.Rabbim cümlemizi bu gibi afetlerden korusun:Amin


aynen katılıyorum
 
Üst Alt