Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Başak

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
1,488
Aldığı Beğeniler
5
Birbirinden güzel bu Hadis-i şerifler ile bizleri bilgilendirdiğiniz için, Allah cc razı olsun kardeşlerim...


Hadis-i Şerif:

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Nefsimi kudret elinde tutan Zat`a kasem olsun, ya ma`rufu emreder ve münkerden de yasaklarsınız veya Allah`ın katından umumi bir bela göndermesi yakındır. O zaman yalvar yakar olursunuz da duanız kabul edilmez." (Hz Huzeyfe r.a.'dan)
 

mabed

Bir_Katre
 
Üyelik Tarihi
24 Eki 2005
Mesajlar
2,864
Aldığı Beğeniler
20
Allah Rasulü Hazret-i Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki :

Benden bir şey işitip onu işittiği şekilde başkasına ulaştıran kimsenin (kıyamet günü) Allah yüzünü taze kılsın. Zira, kendisine ulaştırılan öyleleri var ki, bizzat işitenden daha iyi kavrar.
Tirmizi, 2658
 

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Müminin, mümin üzerinde altı hakkı vardır:
Karşılaşınca selâm verir.
Aksırınca "yerhamükellah" der.
Davet ederse davetine gider.
Hasta olursa ziyaret eder.
Ölürse cenazesinde bulunur.
Yakında da olsa, uzakta da olsa onun iyiliğini ister."
Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî
 

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
Ebu Hureyre'nin (r.a) haber verdiğine göre:
İnsanlar Allah Resulü'ne (a.s.) hitaben: Ey Allah'ın Resulü! Biz Kıyamet gününde Rabbimizi görür müyüz? diye sordular. Allah Resulü (a.s.): "Dolunay olduğu gece, onu görmek için itişip kakışır, birbirinize zarar verir misiniz?" buyurdu. Hayır, Ey Allah'ın Resulü! dediler. Tekrar; "önünde hiç bir bulut yokken güneşi görmekte birbirinize zarar verir misiniz?" diye sordu. Hayır, Ey Allah'ın Resulü! dediler. Allah Resulü şöyle buyurdu: "İşte sizler onu böyle göreceksiniz." Kıyamet gününde Allah insanları toplar ve: "Her kim neye tapıyorduysa onun ardına düşsün" buyurur. Artık güneşe tapıyor olan güneşin, aya tapıyor olan ayın, tağutlara tapıyor olan tağutların ardına düşer. Yalnız bu ümmet, içlerinde münafıkları da olduğu halde (yerinde durup) kalır. Allah Tebareke ve Teala onlara evvelce tanıdıklarından başka bir surette gelir ve: "Ben sizin Rabbinizim" buyurur. Onlar (Rablerini o tecelli ile tanıyamadıkları için): Senden Allah'a sığınırız. Rabbimiz bize gelinceye kadar bizim yerimiz burasıdır. (Yerimizden ayrılmayız). Rabbimiz bize geldiğinde biz onu tanırız, derler. Allah Teala bu defa onlara tanıdıkları surette gelip: "Ben Rabbinizim" buyurur. Onlar da: Sen bizim Rabbimizsin derler ve ona tabi olurlar. Cehennemin de ortasına Sırat (yani köprü) kurulur. Onun üzerinden ilk geçenler ben ve ümmetim olur. O gün Peygamberlerden başka hiç bir kimse tekellüm edemez. Peygamberlerin de o günkü duaları: Ey Allahım! Selamet ver, selamet ver (den ibaret) olur. Cehennemde Sa'dan dikenlerine benzer dikenler vardır. (Efendimiz) Sa'danı hiç gördünüz mü? diye sordu. Evet Ey Allah'ın Resulü! dediler. Allah Resulü (a.s.): İşte o çengeller Sa'dan dikenleri gibidir. Ancak şu var ki ne kadar büyük olduklarını yalnız Allah bilir. İşte bunlar insanları (kötü) amellerinden dolayı kapıp alırlar. İnsanlardan mümin olanların kimi ameli sayesinde kurtulurken, kimi de Allah onları kurtarıncaya kadar cezalandırılır. Nihayet Allah, kullar arasında kazayı icra edip de sırf rahmetinden olarak Cehennemliklerden dilediklerini Cehennemden çıkarmayı irade ettiğinde meleklere; la ilahe illallah diyenler arasından Allah'ın merhamet buyurmak istediklerinden Allah'a bir şeyi ortak kılmamış olanları Cehennemden çıkarsınlar diye emredecektir. Melekler bunları Cehennemde secde eseriyle tanırlar. Ateş, Adem oğlunun secde izinin yeri dışında her şeyini yer bitirir. Allah secde izini yemeyi ateşe haram etmiştir. Bunlar ateşten yanmış olarak çıkarılırlar. Üzerlerine hayat suyu dökülür ve o su sebebiyle sel uğrağında biten bitki gibi yeniden biterler. Yüce Allah'ın kulları arasında hükmünü sona erdirir. Ancak yüzü ateşe dönük bir kimse kalır. O, Cennete girişi itibariyle, Cennet ehlinin sonuncusudur. O kimse: Ey Rabbim! Yüzümü ateşten döndür, zira kokusu beni zehirleyip duruyor, alevi de beni yakıp duruyor, der. O kimse, Allah'ın dilediği kadar, Allah'a sürekli olarak dua eder. Sonra Şanı Yüce Allah ona: Bu senin dediğini sana yaparsam, acaba ondan başkasını ister misin? buyurur. O kul: Senden, bundan başkasını istemem, der ve Rabbine, Allah'ın dilediği kadar, birçok sözler ve yeminler verir. Bunun ardından Allah onun yüzünü ateşten çevirir. Yüzünü Cennete doğru çevirip Cenneti gördüğü zaman, Allah'ın dilediği kadar sustuktan sonra: Ey Rabbim! Beni Cennetin kapısına yanaştır, der. Bunun üzerine Allah ona: Evvelce sana verdiğimden başka bir şey istemeyeceğine sözler ve yeminler vermiş değil misin? Yazıklar olsun! Ey Adem oğlu! Ne kadar gaddarsın! buyurur. O kul: Ey Rabbim! der ve Allah'a devamlı dua eder. Nihayet Allah ona: Bunu sana versem başkasını ister misin? der. Kul: İzzetine yemin olsun ki hayır der. Ve Rabbine Allah'ın dilediği kadar sözler ve yeminler verir. Sonunda Rabbi onu Cennet kapısına yaklaştırır. Cennet kapısı üzerinde durduğu, Cennet ona açıldığı, içindeki hayırları ve sevinci gördüğü zaman Allah'ın dilediği kadar susar. Sonra: Ey Rabbim! Beni Cennete sok, der. Yüce Allah ona: Verdiğimden başkasını istemeyeceğine sözler ve yeminler vermiş değil misin? Allah layıkını versin! Ey Adem oğlu! Sen ne sözünde durmaz kimse imişsin, der. O kul: Ey Rabbim! Yaratıklarının en kötü talihlisi ben olmayayım, der ve Allah'a devamlı surette dua eder. Nihayet şanı yüce Allah ona güler. Allah ona gülünce: Cennete gir, der. Kul Cennete girince Allah ona: Temenni et, buyurur. O da Rabbinden istek ve temennide bulunur. Nihayet Allah ona: Şunu da bunu da (diyerek) istenecek şeyleri muhakkak kendisine hatırlatır, nihayet dilediklerinin hepsi kesilince Allah Teala: "Bunların hepsi ve daha bir o kadarı senindir," buyurur
 

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
İnsanoğlunun bir vadi dolusu altını olsa, bir vadi
daha ister. Onun ağzını topraktan başka bir şey
doldurmaz. Ama Allah tövbe edenin tövbesini kabul
eder.

Buhari rikak 10, Müslim zekat 116-119

MEVLAM nasuh tevbede sadik olanlardan ve kanaatkar olanlardan etsin.AMİN
 

berfinn

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
7 Şub 2006
Mesajlar
214
Aldığı Beğeniler
0
Hadis-i Şerif (Hakim)


İki Müslüman birbiri ile karşılaşıp birisi diğerine selam verdiğinde Allaha en çok sevimli olanı, arkadaşına daha çok güler yüz gösterendir. Birbirleri ile samimiyet içinde tokalaştıklarında ise, Allah, onların üzerine ilk elini uzatana 90, diğerinede 10 rahmet olmak üzere 100 rahmet indirir
 

*perwerder*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
2,975
Aldığı Beğeniler
2
1545. Abdullah İbni Mes'ûd radıyallâhu anh''den rivâyet edildiğine göre Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

- "Şüphesiz ki sözde ve işte doğruluk hayra ve üstün iyiliğe yöneltir. İyilik de cennete iletir. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğrucu) diye kaydedilir. Yalancılık yoldan çıkmaya (fucûr) sürükler. Fucûr da cehenneme götürür. Kişi yalancılığı meslek edinince Allah katında çok yalancı (kezzâb) diye yazılır".

Buhâri, Edeb 69; Müslim, Birr 103-105. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 80; Tirmizi, Birr 46; İbni Mâce, Mukaddime 7; Dua 5

Hadisten Öğrendiklerimiz

1. Yalan konuşmak haramdır.

2. Yalanı küçük gören ve işlemeye devam eden ona alışır ve sonunda yalancılar defterine yazılır.
 

mabed

Bir_Katre
 
Üyelik Tarihi
24 Eki 2005
Mesajlar
2,864
Aldığı Beğeniler
20
Allah Rasulü Hazret-i Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki :

Müşrik olarak ölenle, bir müslümanı haksız yere öldüren hariç, Allah bütün günahları affedebilir.
Ebu Davud, 4270


BAŞA KAKANIN SADAKASINI ALLAH KABUL ETMEZ....
 

*perwerder*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
2,975
Aldığı Beğeniler
2
1546. Abdullah İbni Amr İbni'l-Âs radıyallahu anhümâ'dan rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Dört huy vardır ki bunlar kimde bulunursa o kişi tam münâfık olur. Kimde de bu huylardan biri bulunursa, onu terkedinceye kadar o kişide münâfıklıktan bir sıfat bulunmuş olur:
Kendisine bir şey emânet edildiği zaman ona ihanet eder.
Konuştuğunda yalan söyler.
Söz verince sözünden döner.
Düşmanlıkta haddi aşar, haksızlık yapar."
Buhârî, Îmân 24, Mezâlim 17, Cizye 17; Müslim, Îmân 106. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Sünnet 15; Tirmizî, Îmân 14; Nesâî, Îmân 20


Hadisten Öğrendiklerimiz
1. Yalan konuşmak, nifak alâmetidir.
2. Nifak inançta sahtekârlık demektir.
3. Dili yalandan korumak, kalbi nifaktan arındırmış olmakla mümkündür.
4. Münâfık, kâfirden de daha kötü durumdadır.
5. Müslümanlar hadiste sayılan bu dört kötü huydan mutlaka kaçınmalıdırlar.
 

*perwerder*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
2,975
Aldığı Beğeniler
2
1531. Ebû'd-Derdâ radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Kim, (din) kardeşinin ırz ve namusunu onu gıybet edene karşı savunursa, Allah da kıyamet günü o kimseyi cehennemden korur."

Tirmizî, Birr 20

Hadisten Öğrendiklerimiz

1. Müslümanın ırz, namus, haysiyet ve şerefine söz söylememek bir görev, söyletmemek ikinci bir görevdir.

2. Bir müslümanı koruyanı, Allah da cehennemden korur.

3. Dinimiz insan haysiyet ve şerefine son derece büyük önem verir.
 
Üst Alt