Mutsuz olmak için ne kadar çok sebep üretiyoruz toplum olarak.
'Bugün hava kapalı, tadım yok' diyoruz mesela. Biri çıkıp da 'havanın ne suçu var güzelim, senin için kapanmış' demiyor diye öyle oturuyoruz.
Yok bugün pazartesi ‘depresyon günü’ diye isimler takıyoruz. Ne günahı var pazartesinin kardeşim, ne farkı var Salı'dan, Çarşamba'dan? Allahın günü işte... desek düzeleceğiz ama demiyoruz. Tatil depresyonu, orta yaş krizi, bahar yorgunluğu diye diye günlerimizi mutsuzluğa mahkum ediyoruz. Gerek var mı cancağızım böyle isimler takmaya, günlerin, mevsimlerin adını kötüye çıkarmaya lüzum var mı?
İlla var diyorsak, oldu o zaman, bak bugün Perşembe, 'mutluluk günü' diyelim bugüne... Her perşembe mecburen enerji dolalım, günü geldi diye mutlu olalım, keyifsizliğimizin keyfini kaçıralım, tutalım elimizden kendimizi ayağa kaldıralım. Çünkü bir insanı en iyi kendi kaldırır düştüğü yerden, en iyi kendisi anlar...
Küçük mutlulukları yakaladığımız ve iyi olmak için sebepler aradığımız bir gün olsun hepimize. Mutluluk günümüz kutlu olsun
Hatice Kübra TONGAR