Asırlardır açık olan bir kapının eşğini aşıp tarihî bir binaya girmek, sayısız insan ayağının dediği bir zemine basmak, büyük mimarların ve isimsiz sanatkârların eserlerine gözlerimizle dokunmak bize derinden tesir eder. Bir eski zaman yapısına girdiğimizde, mekânın üç boyutuna eklenen zaman koridoru önümüzde açılır. İnsan elinden çıkan eserlerin maddî bakiyesine baktıkça, onları vücuda getiren bilgiyle, inançla, iradeyle ve sanatla temasa geçeriz. Başka hayatların ve uzak zamanların icaplarından, erdemlerinden, inançlarından, hünerlerinden neşet eden kültür varlıkları, kendi hayatımızı ve zamanımızı doğru okumamıza da yardım eder.
Tekin Şener, Ötekiler Günü: Dil Bahçesinde Cümle Tarhları
(Karakum Yayınevi, sf.45)