Bugün, çocuklarımızı/gençlerimizi piyasanın hırsından/şehvetinden koruyan gelenek ve değerler "özgürlük" karşıtı yıkılması gereken tabular olarak damgalanıyor. Özgürlük kavramı haz piyasasının çocuklarımıza ulaşabilirliğini sağlayan maymuncuk işlevi görüyor. Patronlar (büyük sermaye sahipleri) çocuklara doğrudan ulaşmak istiyor, çocuklarla aralarına hiç bir şeyin girmesini istemiyor. O yüzden, bir taraftan aile; baskıcı, şaibeli ve tehlikeli bir kurum olarak kodlanırken, diğer taraftan da çocuklarımız/gençlerimiz "kendin olmak", "birey olmak" gibi şaşaalı laflarla, anne-babalarına karşı kışkırtılıyor.
Mücahit Gültekin