- Üyelik Tarihi
- 5 Eyl 2011
- Mesajlar
- 3,789
- Aldığı Beğeniler
- 13,779
- Takım
- Galatasaray
Müştehir Karakaya
Güz Nevrotik Vakadır Gamzelerine
bana rengini göster
sana bin dereden sesleneyim
ve okşa bir kedi tüyünü okşadığın gibi yücelt ve kanırt
dimağıma bırakılmış acıyı
gel ve şımart
şişemde yarım kalan zehiri kır
uysal bir kedi ol
uyut içimde uyumayan sanciyi
benim öyle histerik kahkahamı koyver gitsin
çapulcular götürdüyse götürmüştür ruhum bir annenin şehla gözüdür gamzelerine dört yapraklı bin yonca saçlarına bir vatanın kır çiçeklerini sür ayıkken adımın baş harfleri okunur sarhoş bir teli bin yıldıza bedel
aynı düzlükte koşturur
ah benim ahlar düşen
ellerimin çıbani
şimdi nevrotik gülüşlerimi saklasan
on yıl aynı acının peşinde koşmayı bırakırım
bir rüzgar dadanmış sarı gazellere
şimdi tarumar
şimdi ayın Şavkı yok gümüş pencerelerde
üçtüm dörde çıktı merdiven
ikisi kırık, biri bir çelikle bağladı mevsimi ona dönsem yanarim
korkum ahımdan büyük
belki sen bu cürmümü bağışlayasın lambamı yaksan elinin yanmasından korkarım
ah kedim benim
gözlerimdeki yaş bir bağı yeşertebilir
ya da bir sel bırakır ağrıyan yüreklerimize
cirmalarsan elimi kan akmayabilir
her gün bir yerimi kanatıp durmaktan
bir bahar daha gelir mi senle
oturduğumuz bu yıkıntı viranelerde
eylül 2009
Güz Nevrotik Vakadır Gamzelerine
bana rengini göster
sana bin dereden sesleneyim
ve okşa bir kedi tüyünü okşadığın gibi yücelt ve kanırt
dimağıma bırakılmış acıyı
gel ve şımart
şişemde yarım kalan zehiri kır
uysal bir kedi ol
uyut içimde uyumayan sanciyi
benim öyle histerik kahkahamı koyver gitsin
çapulcular götürdüyse götürmüştür ruhum bir annenin şehla gözüdür gamzelerine dört yapraklı bin yonca saçlarına bir vatanın kır çiçeklerini sür ayıkken adımın baş harfleri okunur sarhoş bir teli bin yıldıza bedel
aynı düzlükte koşturur
ah benim ahlar düşen
ellerimin çıbani
şimdi nevrotik gülüşlerimi saklasan
on yıl aynı acının peşinde koşmayı bırakırım
bir rüzgar dadanmış sarı gazellere
şimdi tarumar
şimdi ayın Şavkı yok gümüş pencerelerde
üçtüm dörde çıktı merdiven
ikisi kırık, biri bir çelikle bağladı mevsimi ona dönsem yanarim
korkum ahımdan büyük
belki sen bu cürmümü bağışlayasın lambamı yaksan elinin yanmasından korkarım
ah kedim benim
gözlerimdeki yaş bir bağı yeşertebilir
ya da bir sel bırakır ağrıyan yüreklerimize
cirmalarsan elimi kan akmayabilir
her gün bir yerimi kanatıp durmaktan
bir bahar daha gelir mi senle
oturduğumuz bu yıkıntı viranelerde
eylül 2009